Bedenine Hapsettiğin Kendini Farket..

Yaşadığın ve de içinden geçtiğin hiç bir şey bu denli zor olmak zorunda değildi.. Zorlaştırmak zorunda da değilsin. Bedenine aldığın her bir sen, her bir deneyimin bıraktığı iz ve izler bir yerlerde senin senden esirgediklerini hapsetmiş durumda.... Kendini farketmek sadece ruhunun sesini duymak değidir, veya kalbinin sesini duymak da değildir , her birinin yerini ayrı ayrı kendine yerleştirmek ve bedeninin de sana neler söylediğini duyabilmektir de aynı zamanda. Bedenimiz yaşayan bir mekanizma ve ister kabül et ister etme; bedenimiz esas bizin saklı hazinelerini barındırıyor ... 💜💜💜

Avukuantum
Avukuantum

Kuantum manyetizma, evrensel enerji,psikolojik astrolojik bakış , human design açılım, psikoterapi yöntemleri,. Spirütüel yolculuk…..

9 Ağustos 2026
0 dakikalık okuma

Sağ ve sol yanımız bize ait gibi görünen bedenimizin iki yanı .; Ama aslında sadece uzuv olmadıklarını anlamak için sakinlikte durmak ve izlemek ihtiyacımızın farkındalığına çağırıyorum sizi. Ben bedenimdeki her bir hissin içinden geçerken, en kötü halimin bedenimin tam da ortasına yerleştiğini hissettiğimde, ağır gelen bir boşluğun içinde kalmakla gitmek arasındaki acımasız fark edilişin seçimsizliğinde durağan halime yansıyan vatlığın dipsiz çabalarının nasıl da tüm hayatıma yön verdiğini , böyle bir çaba içinde olduğumu farkettim....🙏🙏🙏🙏🙏🙏🌺🩵

Aşırı çaba ile yaşamı sürekli toplamaya çalışmak, birilerinin önünü ardını görmek ve onlara da ulaşmaya çalışmak .... Ve olanın olduğu hali kalmasına izin vermemek.. Ne kada yoğun ve acılı bir kayıt haline dönmüş bilmekten kaçmaya çalıştığım aşırı hızlı yaşamsal döngülerin hezeyanlarının saklandığı pelvis kemiklerimin ve kalçalarımın görünmeyen stoklarının derinliğindeki kendime acımasızca davrandığım o anlar... Bitti dediğim ama yanımda taşımaya devam ettiğim her şeyin beynimden daha çok bedenimdeki yerleşimi... Bedenimin sesini kısmak için sürekli kendime eklediğim yükler..Spor adı altında kendime ceza verişlerimin tatlı kelimelerle anlam bulması ... Her bir halimizin kederini hissedememek... Sadece duyguların içinden geçmek ve belki de kaçmak için dışa dönük bir hayat içinde, olması ve olmaması belirsiz insanlarla kurulan iletişimler... Ve gideceklerini bildiğin insanlarla paylaşımlar... Avcıya tutunmak için acılı şeylere çekime karşı koymadan akmak ve acının içindeki kendine aşırı sert baan insanlara ifa vermeyi görev üstlenmek.... Her biri görmem gerekenden uzak kalmak için kullandığımız yalanlar.. Bir tür tiyatro sahnesi... İçinde kendi varlığımızın bulunmadığı senaryolarla yola devam edebilmek... Edebileceğimizi sanmak aslında ..Çünkü kendimizi kendimizden ayırmaya çalışsak da ruhumuz ve kalbimiz aşırılığı kaldıramıyor ve kaçmaya izin vermiyor ve değişim elbet kaçınılmaz ve bu denli zıtlığın ve tıkanıklığın içinde, kendimize eza vermeye alıştığımızı zannetsek de; olmuyor ... İçimizdeki küçük biz hayır diyor ve kabül edemiyoruz işte ... Kendi hayat hikayemizin dışında kalmaya razı kalamıyoruz..💙💙💙🙏

Sağ yanımızdaki boşuluğun hissi eş seçimlerimiz olarak aşımıza çıkıyor .. Hayat sahnesinde baba figürü ve de babamız ile olan her halin bizdeki eşittiri, eş seçimlerimizi belirliyor.. Ve bu seçimler gerçeklikle sarsıcı ve de dönüştürücü olabilecek kuvvette ve bunu görmeyi seçmeliyiz ... Çünkü seçtiğimiz partner, sevgili, veya eş hayatımızın bir dönemindeki toplam olarak bildiğimiz öz farkındalığımız ve bilinçli yaklaşımlarımızla bizi oluşturan her bir bizin o hali ile yapmış olduğumuz seçimlerden ibaret .. Bu yüzden zorlu bir eşleşmeye kendimizi zorunlu bırakmaki olmayanı oldurmaya çalışmak önce evimizden başlayan bir savaş sanatı gibi.. Evimizin içinde her şeyi ben yaparsam ve yapabiliyorsam , dış dünyadaki tüm sorunların da çözümü benden olabilir ," bilincini"" yavaşça ekiyoruz .benliğimize ve böyle devam edeb bilinç savaşmadan , mücadele etmeden sahip olamayacağına inanmaya başlıyor ..... Yaşamın deneyimlerindeki en büyük yanılgımım bizde öteye vaad tüm iletişimlerimizin çözümü , gelişimi veya büyümesi ve devamındaki tüm her şeyin yükümlülüğünün kendimizde olduğunu sanmak .... Kimsenin kalbine sevgi eemeyiz . Kimsenin zihnini ve hayat yüklerini o istese bile biz temizleyemez ... Kimsenin yaşam deneyinlerini ve ilişkilerde bakış açısını biz güzelleştirmeyiz ... Bu tek kişilik bir senaryo olamaz .. Tek kişilik bir yük ve sorululuk bilinci de olamaz .. Her şey kendi ahenginde ve ritminde oluyor olmalı ve de olmaya devam etmeli ... Her şey kendi sesinde, sessizliğin içindekini namelere dökebilme yeteneği sahipken, kimsenin yara bandı, hemşiresi , veya şifacısı olmak bizim sorululuğumuz değil ...🙏🙏🙏🙏🙏

Hayat muhteşem bir serüven evet, ama kendi hikayemizi , edindiğiniz , aldığımız ve öğrendiklerimizden bağımsız yaşamaya başladığımızda .... Yani kendimizle bir ve bütün olup , büyük resme kendi kalbimizle şekil ve poz vermeye başladığımızda kazancı sevgi olacak , çiçekli, böcekli bir tuvalin masalındaki prenses ve prens olabilmeye cesaret edebilmenin şahane yankısı ile yola devam edebilmekle taçlanacak bir krallık ziyareti ..🌹🌹🌹🌹🌹🦁🔥

Bedenimiz her daim ne istediğini bize söyler, duymak için esnemeye ve mesajlara da saygı ile uygulamaya izin verelim... Omuz başlarımızın ağrılı çökmüş hali, sırtımızın düzelmeye olan ihtiyacı , sabah uyandığımızda kuyruk sokumumuzdaki demet verici yükün aşırı sorunluluk hissettiren belirgin yangısı .. Zaman zaman bedenimizde hissedilen aşırı sıcaklaşmış, ateş hattı gibi yanan yerlerimiz .. vücudumuz içlerimizdeki şişimin ve çeken kaslarımız , sinir sitemimizin aşırı duyarılığını hissettiren üst bacak çekmesi ve siyatik eroru ,le sistemimizin dutmaya olan ihtiyacının bedensek dilini anlamak oldukça mühim .... Parmaklarımızın şiş ve kapanmayacak kada gerilmiş olması , duygusal hassasiyetlerimizi belirgin yapıyor . Ayalarımızın şiş halleri bizi oldukça tedirgin hissettiriyor .... Ve pek tabi her halimizin mükemmel olmasına ihtiyaç duymayan kendi içindeki mükemmelliğinin , kendi dengesini zengileşen duygularına izin vermek , bizim olana doğru ilerleyecek bir yolculuğun mihenk taşlarını toplamaya başlamak anlamına gelecektir..💙💙🙏🙏

İnziva ya çekilmek ... aşırıya kaçtığınızı düşündüren ne varsa , her bir şeyden elinizi ayağınızı çekmek . Kendimizi kendimize armağan etmek ... Yaşama , yaşamaya odaklanmadan yaşamak.. Kendi zamanımızın getirdiği kendi ahengimizle, doğru zamana denk gelecek doğru insanlala temasa doğru ilerleyerek ... Her bir deneyimsellik yepyeni yönlerimizle tanışmamıza vesile olacaktır.. Değişmekten korkmayın, olmayanı zorlamaktan vazgeçin ... Dağınıksa bırakın dağınık kalsın... Her şeye yetişmek , her yerde olmak, her bir şeyin bizden olmasına gerek yok ... Bizlerde hepimiz ayrı ayrı kendi baharını, kışını, mevzimlerini yaşamaya hakkı olan bu diyar ziyaretçiyiz ... Kendi zamanımızın kendi keşiflerine uzanan bir yolcuk içsel tanışmamız ve kim buna ne derse desin, Gün gelir ve hiç olmadık bir yerde içindeki seni seninle buluşturur....❤️❤️❤️😍😍🌻

Bırakın kalbiniz lendi ritmini seçsin... Bırakın bedeniniz olmak istediği pozisyonu kendi seçsin. Bedenlerimiz kalcı değil ve befensel ömrümüz sonsuzluğun bir ucundaki kırıntı gibi kalacak minik bir toz zerresi .... Kendi değerini bilmeye şimdi niyet ederek başla ...🌷🌷🌷

Zorlama, toparlama, ısrar etme.. Sadece ol , olduğun halinle bir ol .... Şimdi bir daha tekrar etmeyecek kadar kıymetli, mesajlarla dolu .... Yakala kendinin şimdisini.. Her şeyden daha önemlisi sensin ... Farkında olman ve fakında kalman dileğiyle ....🌻🌻🌻🌻🌻🔥🔥🔥🔥🔥🔥🐦‍🔥💦🐬

İlgili Yazılar