Tüm çıplaklığımla sığındım sana...

her halindeki savunmasızlığını, hissedişlerindeki dipsiz kuyularındaki çaresiz hissedişlerinle açabildin mi kendini hiç? Birisine böylece teslim olabildin mi?

Avukuantum
Avukuantum

Kuantum manyetizma, evrensel enerji,psikolojik astrolojik bakış , human design açılım, psikoterapi. Spirütüel yolculuk…..

7 Nisan 2026
0 dakikalık okuma
Tüm çıplaklığımla sığındım sana...

Öyle savunmasız tek başına, gözyaşların vura vura ağladığında sarıldın mı hiç?

Dipsiz kuyulara düşüp de çaresizliğinde boğulduğunda kendine anlayışlı davrandın mı hiç ?

Her şeye yettin de, kendine yetebilmeye yeterince alan açmaya cesaret edebildin mi hiç ? Sevgili oldun, yaren oldun, eş oldun, dost oldun,; birine, ötekine, berisine, gerisine derman oldun, çareler buldun ve belki de kendin çare oldun da, çözümler için kendine vazgeçip, kendini beklettin de; kendine bir mendil bulabildin mi hiç ? ağlayana omuz verdin, sardın, sarıldın, sarmaladın, sevdin, çok sevdin, gönül verdin, kalbinle yanında durdun, yüklerini taşıdın, bedenine ağırlıklar yükledin de kendine imkanlar sundun mu hiç ? Hayata hep geç kaldın dediğine yön verdin de hayatına bir bakma zahmetine girdin mi hiç ? işte şimdi bir sona doğru gelinen son filikadayız.. Bitişler sen istesen de gelecek, istemsen de.. Sonlar şimdi sendeki her alanda birişlere final sahnesi yaratmaya geliyor ve bu bir SON...gibi görünen YİNE, YENİ, YENİDEN BAŞLAMA CESARETİ ,CESARET ETMEYE var mısın diye sormuyor hayat, cesaret etmeye itiyor sessiz ve derinden dokunuşlarla ...

Ve işte SONUN BAŞLANGICINDAYIZ...... Bir bebek gibi yeniden öğreniyoruz her şeyi, yürümeyi bu hayat yolunu en başından, yolları ve fırsatları yakalamayı ta ilk gelişinden ve en önemlisi bu kez kendi hayat sahnemizin başrol oyuncusu , yönetmeni ve hayat yolumuzun rollerindeki kendi oyunlarımızı sergilediğimiz oyuncularının da kendimiz olduğu bir bize doğru itiyor bizi evrensel enerjiler ve belki de ilk kez kendi hayat sahnemizin ÖZNESİ olmaya CESARET etme isteğini, niyetini derinlerde buluyor olacağımız bir bize doru yoldayız...

Dışarıdan içeriye doğru bir bakalım mı? birilerinden beklediğimizin içimizde bizi beklediğini fark etme vaktimizdir. Kendi içimizde neye ihtiyacımız olduğunu biliyor olduğumuzda bizi bizle tamalayacak öz şefkat, öz değer ve özümüzün ve saflığımızın varlığının bir olmamızı sağladığı hallerimizi kendimize ekleriz ve bu dışımıza doğru ışıldayan bir kandil gibi artan alevi ile kendini göstermeye başlar ve parlamaya devam eder . Dışımıza yansıttığımız ışık kadar ışığı kendimize çekeriz ve ışığımıza denk gelen ışıklarla parlarız ve de ay ışığını dahiaydınlatır yıldızımızın parlaması ve bizi bizle sarar her anımızdaki varlığımızın ışığı ...

Denizin dalgasının ne zaman patlayacağını da , rüzgarın her esen yeli ne zaman karıştıracağını da doğru hesap edendir akıllı kaptan ve NE ZAMAN DEMİR ALINMAYACAĞINI BİLENDİR doğru yolda olan.... Koşmayı bırakıp durmayı bilendir yol alan ve yavaşlamaktır hayat yolunda akmaya cesaret edeni kalbinin sevdasına götüren ve SESSİZLİKTİR kendini duymayı sağlayan ve ihtiyaç duyduğun tüm cevapları getiren ve işte usülünce akan yollarında İLAHİ AŞKIN SAF DÜZENİNDEKİ KABÜLE VE TESLİMİYETE HAREKET EDENDİR TEVAZZU İÇİNDE NEZAKET VE SADELİKLE YAŞAYAN .....

Yaşam beklemez, bekleyen sadece zihnine esir olan ama bu esareti bile fark etmekte geciken insandır. Bizlerizdir. Yaşam yolculuğunu sıradan bir akarda bitiren varlığının idrakına bakmaya cesaret edemeyen bizlerin bundan kaçışı yok artık. Zaman ve yaşam hareket bekler, akışa uyum edasını ve kalbini açma cesaretini bekler ve gerçekten sevgiye izin vereni ödüllendirecektir yaşam.. Yaşam yolunda varlığının var halini kabül edene kendi olmak şerefi bahşedilecek ve varlığının derin hissindeki sezişlerindeki bilgelik ile yolunu bulcak biz. ve ötekimiz ve nihayet bir olmak ve de tamamlanmayı, bütün olmanın muhteşemliğini , bütünsel derinliğin en alasını derinden tadacak varlığımızın saflığındaki biz...

Her yol birbirine bağlıdır ve gerçekten o nihai bağ vukuu bulduğunda kendini öyle bir aç ki, yaraların, acıların, göz yaşların, kim olduğun ve kim olmadığın, kim olmak istediğin ve de kim olamadığın , hayalların, beklentilerin, sevgilerin ve aşk dolu kalbinin kırıkları, ezilmiş ve parça parça olmuş ruhunun dağınık her halindeki senin hüznün, gülüşün ve doğuşun ve ölümün ve ölmeden öle yanların ve tekrar başlama cesaret eden o umudu koklayan yanın ve sen deinden va ol .... VAR ol da senin akan her duygunun aktığı yerdeki sen artık tüm çıplaklığında var ol ve işte o zaman de ki ÇOK BEKLEDİMDİ SENİ .... İŞTE VAKİT BU VAKİTTİR... İÇİNDE HİSSETTİĞİN O ZORLU HAL KALBİNİN ARZU ETTİĞİ O İLK SAFİ ANINA VAMIŞTIR.... VE DER Kİ SANA NEREDE KALDIN BENLİĞİM...

HADİ ARTIKKKK.... HADİ ARTIKKK....

İlgili Yazılar