Ağla Kalbim ve umudu yeşert yüreğimde...
.
Kuantum manyetizma, evrensel enerji,psikolojik astrolojik bakış , human design açılım, psikoterapi yöntemleri,. Spirütüel yolculuk…..

Gözyaşlarının şifasına dalmak, ruhun çıkış kapısını arındırır ve aşındırır üzerindeki tortuları... Derin bir yüzleşme derin bir dalıştır kendi hazinelerine..
Ağlamak, gözyaşlarıyla tanışmak; içsel alanındaki özgürleşmeye ve kendine yolculuğun en derin şifasıdır. Ağlayabilmek gerçek gücün de dışa göründüğü kendine has bir alandır.... Çünkü gözyaşları şifadır ve gözyaşları tüm yaraları iyileştirir.. Kalbin manyetik alanını muhteşem bir analizci olarak tedavi eder ve çekimlemesine yön verir, düzenler ve ışıklarımızın daha parlak yansımasını sağlar ..
Her ne olursa olsun, doğumda ve ölümde, başlangıçta ve sonlarda , yollarda ve duruşlarda hep daha ileriye doğru bir akış mevcuttur kalbin şifasında .. Ruh bilgece hep ileriye taşır, göremesek de , duyamasak da, dokunamasak da... Yollar ürer, izler söner ve yine de hep ileriye doğru atılır yürekler... Her daim bir daha iyi vardır da, hep daha hoş bir yola çeker bizi kalbimizi ışığı... Derin yolculuklar bazen ışığımızın sessiz gücünde ilerler.. Özümüzü arşdaki endamı ile usülce görünür olur ve varlığını gösterir.... Her yeni bir kıpırtı, yeni bir uyanıştır.. Yaşam sesini yükseltir de, sessiz de olur..... Sonunda yollar sevginin sarmalındaki şefkatli alana varır...O yollar ki en nadide çiçeklerin umudunun yeşermesindeki kendi renkleridirler. Her bir renk kendi alanında yankı bırakır, her bir rengin kendi özü vardır ve öz suyu,, can suyu yepyeni yaradılış kanunu yazar. Her ruh bir bütünün parçasıdır... Hakikatın yaşam kokan birer halkasıdırlar .... Her bir an daki izleri ile yeniden doğanın, yeni doğanın esaretinden kurtulunan karanlığın başlangıcıdırlar ve işte tam bu çıkış noktalarında göklerden yağan ile gözlerden akan aynı amaca hizmet ederler... Yepyeni ufukların parlayan dallarına ayak basan tazecik dalların tomurcuk gülümseyişlerini armağan ederler gözlerin gördüğüne ... Ve yaşlar kalbin derinliğindeki acıdan yükselir... Acı yoklar ve deler yürekleri .... Oadaki delen acı yüklerimizin ağırlandaki kalp burukluğu , haya kırıklığı , ataların mirası bir çok duygunun kırıntılı batar halleridir... Duygular gelir geçer, de izleri kalır ve tortu yaratır yüreğimizde ve bu tortular, yapışkansı bir madde gibi hüküm sürer her bir zamanımıza ve ölümü bedende yaşatır sessiz kuyularımızda ve acıtır çok acıtır bizi ...Acı zihnin kendini koruma sinyalidir ve bazen uyuşuk hissedilen bir katılaşma beliri ve bunun ilacı da , şifası da göz yaşlarıdır. ""KALBİN ŞİFASI AĞLAMAKTIR..."""
Ağlamamak veya kendini sıkıp duygu hissedememek halleri sadece kırılmak , üzülmek ve gitmekten imtina etmek için geciktirilmiş bastırma şekilleridir. Bazen de gücün kırılması algısı taşır ... Ağlarsam zayıf bilecekler, ağlarsam beni hissedemeyecekler dersin; güçsüz görünmemek için kapatırsın şalterleri de ağlarsın hallerine . Ve ağlamak tüm güçsüzlüğü alır da daha sağlam bir kalp bırakır bilir misin ? Ağla kalbim ağla ki göğüme aydınlık gökyüzü gelsin ; kendi baharlarındaki kendi göğüne dilediğin rengi ver.. Çünkü yaşam seninle güzel... Sen olmadan biz , Biz omadan sen bir alemi cihanı yaşatamayız. Yaşam birliktelikten gelir... Biz bir, bir biz için akar.. Coşkun akacak kalp pınarları şahanelikle süslenir ve göğün semazenleri olan bulutların ıslak bakışları gibi bakan gözlerimizin yüreğimize ferahlık getirmesini sağlar su damlacıkları ... Gökten yağsa yağmur , gözden düşse ağlamak olur ve hepsi de huzura varan gün doğumlarıdır. Sadece muhteşemliğe varırlar....Çünkü gözyaşının sihrinde gizlidir.. Gizemi de ağlayan kalbin, ağladıktan sonraki ışıltısındaki güçte....
Semaya yelken açtım , sihrine daldım alemin; ta ki gönüllere akan tılsımlı aşk suyunun tesirinden çıkayım... Gönlümden geliyor nameler ... Ağlamak ve gözden akan her damlanın taşacağı nihayete kadar varan sonsuzluk dergahının kapılarını açan o aşkın titreşimle uçuşan melekler saflığı gözyaşında saklar ve bir gönlün açaılan penceresindeki güçle tüm kalplere şifa dağıtır ağlamanın titreşimi. Cinsiyete bakmaz bu titreşim ... Ağlamak bebeklerin öz sesidir ki, hakikatten doğduklarında bildikleri ilk sestir ; işte odur ki yaradana en yakın olduğun esas frekanstır... İşte odur ki gönlüme eş dediğim tüm duyguların merkezindeki kaynağımızdır...
Ağla kalbim , ağla ki umudun yeşeren dallarındaki tüm çiçekler yoldaş olsun melikelerimize ve Karanlığın yosun tutmuş duvarlarına sarmaşıklar hüküm sürsün en nadide çiçekleriyle ....Sevgiyi nakş etsinler duvara, toprağa , havaya ve suya ve ateşe eşlik etsinler... Ki aşk-ı alemde bir can yeniden aşka varsın...
Ki döngüler başlasın yeniden ....AŞK İLE , İNANARAK.....
