Batın 'ın ışığı Zahiri görünür kılar....

...

Avukuantum
Avukuantum

Kuantum manyetizma, evrensel enerji,psikolojik astrolojik bakış , human design açılım, psikoterapi yöntemleri,. Spirütüel yolculuk…..

29 Mayıs 2026
0 dakikalık okuma

Zahir olan ; görünen dış yüz ve bilindiği sanılan her şeydeki anlam arayışının dış yansımalarıdır ... Her olayda aynı zannedilen, her bilince aynı yansır gibi görünenle iç içe geçmiş bir algıyı al git eder... Açık ve zahmetsizce anlaşılan olandır.Yani görünenin göründüğü halidir.. Yüzeydeki her şey de bu kadar bilindik kabül edilir ve kabülün ötesine geçmeye uğraş vermez çoğu zihin... Günümüzde zihinlerin yaşamı kabül ve akıla dahil olma şeklidir böyledir ... Olanın, yaşananın olduğu hali ile devamı bir gereklilik gibi kabül edilir ve de uygulanır .... Doğru görülen ve devamı getirilen gibi olur... Her haldeki akışın devamındaki beka herkesin yaptığının , diğer herkesle devamını makbul kabül etmesine neden olur ....Sonuçta alemi cihanın tek düzeliği belirginleşir ve her şey aynı, herkes aynı,her yaşanılan aynı, arayış çeşitlilikle ifade ediliyor olsa da; her şeyin aynısında hakikata varan bir kayboluşun uyanışa sürüklenişi görünür olur.. Sonun başlangıcının hissedilir kuvveti nice zihinlerin sesini kesmesinin yolunu gösteren ilahi kudret olanın olduğu haliyle kabülüne yönlendirir.. Gürültü susup sessizliğin sessiz öğretisi zamanı bükmeye başladığında sessizliğin ilahi bağlantısı titreşmeye başlar ve illüzyon hayat olduğunun tek düzeliğiyle yetersiz gelir artık ...

Bu yetersizliğin hissedililir ötekisi, kendine bakan gözlerin kendini göremez olduğu aynalamanın da aynı sonucu verdiği görmenin bakmaktan öteye gidemeyem algısının da seçkin adımlarla yolu kendi çizgisinde bulmaya başlaması halidir... Dış dünyadaki görünene bağlanan tüm umutların süreçlerdeki devinimsizliği, zamanın yetersizliğinin algılanamaması ve tüm hareket algısını görünen ile eşitlemeye çalışan gözlerin boşluktaki görme telaşı, düşüncelere sirayet eden benzer görünen akış halinin akamayan yönü, yönsüzlüğün yönüne öylece hareket eden görünmezlik hali. Algılardaki tek düzeliğin de sona gelmiş sıkışıklığı ve bu sıkışanın varoluşa temel atması ve zahirin anlamına ilerlemenin durması... Bedensel hareket olarak kabül gören anlam kavramanın yok olması ve işte nihai yaşam yolculuğunun ilk kapı zilinin çalmaya başladığı hale doğru yönün belirmesi ......

Gördüğünün anlamının kargaşası, zihnin susmayan sesleri her şeyi görünenden uzaklaştırır ve Batın' a doğru yönelir tüm arayışları.... Görünmeyenin özel idrakı varlığı hareketlendirir ve içsel bir yolculukla anlaşılacak " öz " " hakikat " " ilahi varlığı "" " ilahi bilincin bilişe eklenecek akışı"" kalbe adım adım yaklaştıran hissedilir bir enerji ağı çalıştırır....Kalp gözünün açılması ,maneviyat, sezgisellik ve derin biliş halinin duyularına eklenmesi , manevi derinliği bildiğini açıklaması le gelene biliyor olma yeteneğinin varlığa eklenmesi , tecrübeyle elde edilen içsel bilginin temas edilir boyutlukta güçlü akım ve etkileşimlerle anlamlanır olması ... Kendi içinde kendine doğru cevapladığın her soru ve yaşanma sirayet eden her dokunuşunun derin izleri ile keşfe değer hazinelerine yani varoluşunun saflık alanına doğru uzanan köprüden geçereke kendi varlığının ilahi akımını bulmak ve dokunmak ve de temasa değer bir bütünlük ile eşleşir duygulara tamamlanmak , İlahi kudretin aşk ile yarattığı haline yani öz hakikatına varmak ..... ,

Zahir in kabuksu haki söküldüğüne , yapışan her bilinç, her benlik ve her ne ise kabuksun yapıdakiler yavaşça parçalanır ve yok olur ve sonunda da Batın' ın ÖZ farkındalığı yerleşir kalbine ve ışıldar kalbinden tüm alemi cihana ışık yayar... Zahir olmadan Batın anlaşılamaz ve yön verilemez. Zahir kaos hali, Batın'ın sükutunun önemini açıpa çıkartır ve öz titreşime dönen ruh kalbin açılımı ile yaramaya hazır hake gelir...

Zahir 'in istemekten öteye gidemeyen her düşünsel alanın yankısı, Batın'ın öz alanındaki aşk-ı ilahi ile temasından sonra hissedilir bir artışla yaşama sirayet etmeye başlar , düşünsel şeması ile odaklanmak kolaylaşır.. Odağın içinde algısal seçililik ve sirayet eden frekanslarla birbirine temas eden her dilek ve ihtiyaça tekamül eden eden her titreşim gerçekleşmeye evrilir .... Batın'ın yaşamdaki ilüzyonu kaldırması ile yaşamın sihirli teması ile büründüğü kıyafet de saf ışıkla bezenir ... Yaşam da artık tek düzelik kalmaz.. Saflığın içindeki Güneşin kalbin merkezindeki görünürlüğü ve beslenen Ay ışığı ile dansı hakimiyet alanını canlandırır.

İnsanlık için içsel keşif önceleri korkutucu algısallık taşırdı... Günümüzde kendini tanımanın bir nimet olduğu açıkça önemini hissettirmeye doğru evriliyor ve zihinsel algı yerini öz hakikatının yolculuğuna, ilahi aşkın kalbe yerleşmiş yumuşak ve her halinin içinde saf ışığına teslim ediyor ve Batın'ın ışığına mazhar olmak, kendine yol almanın ve HAKİKAT le birleşmenin , yaradanın varlığını hissetmenin lütfuna eriyor .... Önce şükür, sonra TEVEKKÜL .... İlahi akışa güvenmek en naçizane deneyimlere kalple duçar kalmaktır ...

İlgili Yazılar