Kontrol Edebiliyor olmak mı? Kontrolü bırakmak mı?
Yoksa kontrol edebiliyor olacağına inanmak büyük bir yanılgı mı?
Kuantum manyetizma, evrensel enerji,psikolojik astrolojik bakış , human design açılım, psikoterapi yöntemleri,. Spirütüel yolculuk…..
Hayat yolunda yürümek hızlı ve çoklu yönlü olabilir.
Bazen hissettiğimizden daha büyük bir mutluluğun dalgasının sarmalında olur ve çok hızlı koşarız ... Bir an önce her şeyi geride bırakacak şekilde büyümeye çalışırız ve büyüdükçe ara sıra yavaşlayıp etrafımıza bakınıp her şeyin tadını biraz biraz alırız gibi davranırız. Büyüdüğümüzün işaretleri olarak yaptığımız şeyler tat aldıklarımızın da bize ait olduğu ve bizim istediğimiz şekilde devinime devam edebileceği düşüncesi ile bize yerleşen bir diğer benlik algısı haline dönerek yönetmeye ve emir komutamıza almaya çalıştığımız bir yaşam alanına doğru çekildiğimizi görmezden geliriz.. İşte tam orada bu hissettiğimizde kalmak için etraftaki her şeyi kontrol etmek için tek yönlü davranabilmenin getirdiği sıralamadaki sonuncu kişi olduğumuzun farkına bile varmadan kendimizi geride bırakır, hissettiğimizi düşündüğümüze doğru yol almaya devam ederiz ve devam etmeye devam ederiz.....
Zamanın sonsuzluğunun aslından, aslın anın' daki bütünlüğünden koparız ve bunu farketmek bile artık zorlu bir pentablon engeli atlamak gibi hissettirir. Ve sonunda yapmaya çalıştığımızın, kontrol edebilmenin mümkünlüğünün sadece kendinle olan sınırını fark etmek olduğunuz anlarız..... Ve bazı dönüşümlerin zorlu yollarından teker teker geçerek kendimize doğru yol almanın farklı bir tür engebesini deneyimleriz... Hayatı kontrol edebilme düşüncesi tamamen yanılgılarla dolu kocaman bir karartıdır.. Manevralar değişir, bakış açıları değişir ve görüşünün keskinleştiği o bulutsu özlemlerindeki kendi varlığına dalmanın muhteviyatındaki derinliklerdeki kontrolün aslında " BIRAKMAK " la sağlanacağını hissetmeye başladığında ; daha önce aklına gelmeyen şey yeni odağın oluverir ve bir an' da , an 'da kalmaya geçmiş benliğinle esas sınavımızın kontrolü ele almak değil de kontrolü elden bırakmak olduğunu anlayıveririz....
Kontrolü bir nebze koruyabilmek için ne kadar ileri gidebileceğimiz inanılmaz... Dünya kendi içinde bir daire çizer ve biz o kadar sıkı tutunuyoruz ki; eklemlerimiz bembeyaz oluyor... Oysa ki tek istediğimiz şey "" BIRAKMAK """... Kontrolü kaybetmek , Düşmek, Nereye varacağını görmek .... Ve kontrolü bıraktıktan sonraki kendimle tanışmak ve kendimizden kaçmak için oluşturduğumuz sarmal bir kontrol etme manevrasından ve sistematik kavgaların dürtüselliğinden tamamen arınarak, dengeye gelmek ve kendine varmanın muhteşemliğindeki huzurun ve saflığın içindeki varlığımızın temasa hazır tazecik yeniden doğuşunda bırakmanın aslındaki kontrolü de sağlamnın özgün ve özgür uçuşunda dalgalanmanın keyine varmak....
Bazen de zor bir gerçekle ve aslında gerçekle yüzleşmektense her şey yolundaymış gibi davranmak daha kolaydır gibi gelir ve bunun da aslında o an ve an içindeki konu ve kişileri kontrol etme umudu ile yapılan birer eylem olduğunun bilincinde yapmaya devam eder olduğumuz bir kontrolcülük olduğunu sonrasında anlarız.. Bu algıların devamı için bir kaçış planımız vardır ve bu kaçış planın ihtivası da ; günlük hayatın rutinlerini ve ritüellerini sürdürür olmaktır . Ya da öyle görünmek .. misin gibi yapmak ... Tanıdık ve rahat olanın kaçınılmaz olanı geciktirmesi için elimizden gelen her şeyi yaparız..Daha fazla zaman kazanmak için rol yapmak , her şey yolunda imiş gibi davranmak işte aşılamayacak olan tek büyük sorun da budur .... Tüm bunların kontrolün ötesindeki yalan br maske ile giyinmek ve özünden tümüyle yoksunluk duyarak yaşama karşı sahte yaklaşmaktır .. Çoğu zaman bu tavırların kaybı çok daha büyük bir sorundur ....
Verilebilecek bir çok örnek ve birden fazla belki de binlerce örnek olsa da; detayların ana gücü kendinden vazgeçmekle gelmesine olanak sağlama ihtimali ile harekete geçerek kendinden ötedeki her şeyi kontrol edebilme yanlışı ve algısı ile yaşamda ilerleyebileceğini düşünmektir... Toprağa ektiğin bir tohumun bile yeşereceği kontrolümüzde değilken, gece uyuyup, sabaha canlı kanlı gözlerimizi açacağımız belli değilken , kontrol etme çabasının kime veya neye faydası olduğunu bir düşü derim ....
Kendi duygu ve düşüncelerimizin kontrol edilebilmesi mümkün ve çok daha kaliteli ve hak ettiğimiz gibi yaşama akmak mümkünden de mümkün.... Tüm enerjimizi kendimize ve gelişimimize ve büyümemize verirsek çok daha kapsayıcı ve akıcı ve yaratıcı bir yaşama dahil olur ve de akımındaki öznelliğe varılır yani KENDİ GERÇEKLİĞİMİZE ... Ve kontrolü bırakmanın aslında bir tür denge ile yaratılan kontrolün kendine göre dizaynına da yer açmış oluruz... Bırakmanın günü il çevrelenen yaşamsal alanlarımız bize bizimle ilgili gerçek ve kalpten veriler verecektir...
Kendi deneyimsel gerçekliğine doğru yol almaya cesaret ve bırakmanın sihirli akılına dahline varmaya doğru ....