Kendimize anlattığımız hikayelerimizle biz...

Derinden paylaştığımız her anımızın bizdeki anısı için birer hikayemiz vardır ve hayatı bu hikayelere göre yaşamaya meyil eder ve hikayemize inanırız....

Avukuantum
Avukuantum

Kuantum manyetizma, evrensel enerji,psikolojik astrolojik bakış , human design açılım, psikoterapi yöntemleri,. Spirütüel yolculuk…..

24 Ekim 2025
0 dakikalık okuma
Kendimize anlattığımız hikayelerimizle biz...

- 101. -

Zihnimizdeki her hatıranın eşitlendiği hikayelerimiz bizim hayata bakış çerçevemizi şekillendirir ve devam eden yaşam yolunda her denk geldiğimiz deneyimlerimize de hikayeler anlatmaya başlarız.. Ve tabi tüm hikayelerimiz ilk hikayemize bağlı kalarak şekillenmeye ve yaşam yolumuzda hep ana tema olmaya yüz tutar...

Peki ya bu hikayeler zihnimizin kurgusundan ibaret iseler ??

Hikayelerinizin gerçekliğinden emin olmayı veya hikayelerinizin içeriğini hiç sorguladınız mı?

Anılarınızdaki kişisel eşitlemeyi yapmak arzusu duydunuz mu?

Yoksa sıkı sıkıya bağlı kalarak bu ilk hikayenin devamını mı yazmaya çalışıyorsunuz ??

Tam da burada kendi yoluna bir bakma vaktinin geldiğinin ve geçmişinin hikayelerine yani kendini inandırdığın tüm o senin yoklamasını yapma vaktinin çağrısını duymaktan gelemeyeceğin o ana vardığının farkındasın değil mi?......

Biliyor olduğunun kendine göre anlatımından akışına dahil ettiğin tüm hikayelerinin ; ister gerçeklerinin hizalanması olsunlar veya karşılaştığın anlardaki o anlarda kabülüne hazır olmadığın senin oradaki halinden yani kendinden kaçarken,; korkularına ,acılarına , dününe bakabilmenin kolaylığına sığınmak için kendine yaşadıklarının anlamsal bütünlüğünü kolaylaştırılmış bir anlatımla sunduğun hikayene tutunmak tek çaren değil.... Ve işte tam da şimdi bu hikayelerinin ruhunun gerçekliği ve yaşamının içinden geçerken deneyimlediklerinin hissine varıp, idrakına ve kabülüne varan yola girme vakti geldiğinin zil seslerini duyuyor olmaya doğru çağrına cevap verme vaktin.... 🌙 Ve işte başlıyor kendinle tanışman...

Çocukluk zamanlarından şimdiye ve şimdiden geleceğe doğru her an da zihnimizin her olay için, gördüğümüz, izlediğimiz, bildiğimiz ve de bileceğimiz ve de hayatımızdaki, etrafımızdakilerin ve aşk ilişkilerimizdeki , yakın akraba ve tanıdık kesimlerin bizimse ilgili olacak her temasını ve paylaşımını kendimize ait anlatımlarla ve hikayelerle bilinç akışımızından geçirip zihnimizin odalarına yazacağız ve de onların hepsini birer birer isimlendirip kayıt tutacağız... Eğer şimdi bunların gerçek izini süzüp kayıtları doğrulamazsak, hasar tespiti ve suç mahalimizin gözlemcisi ve tanığı olmazsak aynı mecralarda benzer hikayelerle dönmeye devam eder ve hep aynı hikayenin farklı kurgularını yaşamaya devam ederiz...

Kendimize anlattıklarımız çoğu zaman olana ve olacağa hazırlık için kontrol planı içerir ve bu an'ı kaçırmak demektir ve yine çoğunlukla çıkmazdaki duygularımızdan kaçmak korkusu veya kendimize verdiğimiz değerin yetersizliğinden dolayı olmamamız gereken yerdeki durağanlığımızı baki kılmak için herşey yolunda mesajını tekrar eden bir diğer mekanizmayı kullanarak kendimizi kandırma kodunu atmaya yönelik bir dur ikazı verir ve bu şekilde kendimizi kandırırız... Bir çok ilişkinin bitmesi gereken yerde bitememesi, boşanmalardan kaçınmak ve ayrılıkları uzatmak ve içinde kalmak için eksildiğimiz ve kendimizi feda ettiğimiz ilişkiler düzlemimiz ; hepsinin ana teması ve gücü kendimize anlattığımız hikayelerimizdir...

Bilimsel olarak araştırmalara konu edilen kendimize anlattığımız hikayelerimizin fiziksel varlığımıza etkisi çeşitli testlerden geçmiş ve şu sonuç resmi olarak dünya istatistik kayıtlarına ve psikolojik ve psikoterapi alanlardaki yerlerine yerleşmiş ve bilincin gücü ve bilinçaltının muhteşemliği örneklerle isbat ve kabül görmüş ve teorilerle teknik raporlara konu edilmiştir. Şöyle ki yapılan örnekleme çalışmalarında; -80 derece soğuk odaya kapatılan denek kişiler, bu soğuğa beyinsel titreşimlerle karşıllık vererek ve kodlanarak ve bu soğuk etkeninin zihinsel hikayelerini kendilerine farklı anlatıp inandıkları için bedensel olarak mevsim normallerinde gibi hissetmeyi başarmış oldukları gözlemlenmiştir.... Birçok kanser hastası üzerinde yapılan araştırmada; hastalıktan korkarak tedavi olanların hızlıca tükendiği gözlenmiş ve tedavi sırasında bir karanlık yüzleşme ve kendini anlamak ve kende yolculuk yapmaya davet olarak algılayı bu denli ilaç alan kişilerin hızlıca iyileştiği ve hastalığı tamamen attığı gözlemlenmiştir.... Ve tabi sayılacak birçok örnek vardır da : bunları detaylandırmak çok fazla olumsuzluğu da hatırlatmak anlamına gelecektir.. Bu küçük kısaslar esas itibari ile gördüğümüzü, duyduğumuzu ve bilinen hali ile bize ulaşan her bilgiye nasış tepkiler vereceğimizin ve bunları algılayıp içimize yerleştirilen nasıl kabül edeceğimizin duygusal , hissiyatlar ve düşünsel düzlemde dahi bizi elimizde olduğu gerçeğini kabüle ve bu güne kadar ki tüm kayıtlarımıza bir bakış yapma ilgisi ve kendimize format atmaya gönüllülük esası oluşturma çağrısı yapabilmek niyetdir.

Bir korkunun , bir olumsuz duygunun, kayıp acısının, ayrılık hüznünün , terkedilmeye dayalı duygusal çöküntünün , reddedilmişlik ve de sevgisizlik hisleri ile ve daha birçok duygu hali ile inanç kodları oluşturduğumuz her zihinsel blokajın hayata bakış ve ilerleyişin yönünü nasıl değiştirdiğini düşünebilmeye bir iç sezinleme gözlemi davetidir bu ve sizen ricam kendi içimize bakmaya başlamaya bir yerden başlamaya cesaret edebilme iznini kedinize vermeniz ve belki de şimdi başlayabilme dikkatine ulaşmanızdır ...

Kendimizin enerjisel ve ruhani varlıklar olduğumuzun kabülü ile ve sevgiden yapılmış varoluş izimize şefkatle sarılarak başlayalım ...

Hikayelerimiz kalbimizin kapılarını aralasın ve yönümüz şimale doğru yol olsun... Kuzey ışıkları bizi ait olduğumuz dün bugün ,yarın bütünlüğünde bekliyor ... Haydi kendi hikayemizi sevgi ve sefaletin bolluk ve bereket enerjisi ile yazmaya başlayalım....

AŞK İLE İNANARAK....

İlgili Yazılar