Gitmek mi?? Kalmak mı* ??
İlişkiler içinden geçerken, her ilişki düzleminden yol alırken; kalmanın ve gitmenin ayırdını yapabilmek ayrılıklardaki yerimizi iyi belirlememizi sağlar..
Kuantum manyetizma, evrensel enerji,psikolojik astrolojik bakış , human design açılım, psikoterapi yöntemleri,. Spirütüel yolculuk…..

İlk bakışta aşk ve masallara konu aşk ilişkileri yaşamak hayallerde kalmış gibi hissettiriyor bu günlerde... Ve bilir misin ki masal da aşk da<, aşk masalı da ruhunun kalbine anlattığı o doğru hisle bağlantılıdır...
Bir temasla başlar yakınlık hissi, gözler temas eder önce buluşur bedensel gözlemin titreşimsel ağındaki enerjiler ve sonra bir temas daha eller buluşur ve bir oyun gibi hissettiri o ilk anın büyüsündeki duygular ve dolaşır sarar çevreler yepyeni gibi tazecik duygular . O kadar güzel hislerdir ki bunlar bağlılık hemen kalbi sarar ve her gün daha büyüyecek duygular açılır kalp ve bu açılımın daha da büyümesine izinsiz giriş müsaadesi verilir ve büyür apansız duygular... Hızlıca akışın yolundaki yerini bul aşıklar ve o ilk perde yeni bir boyutun ön izlemesini verir..
İlişkilerin derinliği bize ilk anda olanı ve olacağı hissettirse de biz ona inanmak istemeyiz ve devam ederiz güzel olanın ayırdında ve sonrasında daha sıkı bağların sarmasına dalış yaptığımızda işte orada gerçekler yüzümüze çarpmaya ve dokunmaya başlar en derin girdaplarındaki geçmişleriyle.. Bazımız için yola devam etmenin hüznünü yolda harmanladığı ve durup düşünüp nedenini, hasarlarını ve kendini bıraktığı her yeri bulup kendi bütünlüğüne varmanın aheste devinimine ahu bir dalışla tamamlanma yolculuğunu ve yasını da ekleyerek sürecini ilerletir.. Bazımız da acıyı unutmak için kaçar halde uçar, koşar hareket ve yer değişir, ülke değişir ve olduğu yerden gitmenin yeniliğin yeni yer ferahlığı sözlerinin büyüsünün peşinden gider ve o gidişinin aslında her şeyi de beraberinde getireceği gerçeğini görmezden gelmeye çalışır ve daraltılarını , hüzünlerini ve vedalarını erteler ve aslında sevgisini bıraktığı yerdeki o koca karanlığından uzak durarak gidebileceğini zanneder de sanmak da bir yerde bittiğinde işte orada patlamalar oluverir. Travma sonrası stres bozukluğu yaşanmasının en büyük sebeplerinden en önemlisidir bu kendinen kaçmak ve kendini ertelemek...
Bazen bir ilişki biter veya kopar; hemen başka bir ilişki çekimine kapılırsın... ve o da tek gecede söner çünkü arayışının ve de kaçışının, özlediğin hissin bulunacağı yer gibi gelir ve bu da yetmez gibi devam edersin de yine hızlı bir temas ve ard arda birkaç deneyim ve bunların enerji alanında yarattığı karnavala bakmazsın , bu yaşadılarının yaşatmaya devam edeceği travmaları aklına bile getirmezsin. Enerji bedenlerinin karıştığı o büyük şoke edici duyguların bloklandığı yerlerden her an uyanacağı bir tetiklenmenin neler yaratacağını bilemeden devam edersin ve durup hasar kontrol, tespit ve kendini bütünleme yapmadığın sürece de devam eden bir kargaşa seni bekliyor demektir.....
Her ayrılık bir hüzün, bir geri adım ve bir boşluk bırakır ve bunların her seferindeki bizdeki anlatısı fa hikayemiz de farklılık yaratır ve sonuç olarak bizim devamındaki adımlarımızın öncüsü duygulara dönüşüveririrler...
Ve aslında durmanın önemini kaçırıp bu alana olan ihtiyacımıza kendimizi bırakmadığımızda olanın bize vereceği o zehirli hissin yaşatacağı en büyük tetiklenemleri içizde saatli bomba gibi biriktirmiş oluruz ve unuttuğumuz bir gerçeği ertelemeye ve ötelemeye devam ederiz... Her iletişim şekli ve her ilişkisel düzlem birer yansımadır ve içimdeki bizi yansıttığımız ve kendimizi sergilediğimiz oyun alanlarımızdırlar... Yansımalarımız derinleştikçe, eski bir travma ve içsel bir yüzleşmenin uyanış da buralarda canlanır ve yaşamamıza katılırlar ve kendini bulduğunu düşündüğün ilişkide eskiyi bir yük gemisi gibi limanında bağlı tutmaya devam edersen ileriye gitmezsin ve ayrıca yüzlerini vagonlara yükleyip benimle hareket ederlerse sorun yaratmazlar diye düşünürsen de sonucunda o yüklerin orada olduğunu bildiğinden hep temkinli hareket alanı yaratırsın kendine .... Tam da burada kalman gerektiğini ve kalman gereken yerden gitmenin yine yaşam yolculuğunda kendini keşfetmekten uzaklaşacağın bir ayrıma süreklenecek maceradan çok eziyet seferi olacağını bilmeye niyet etmelisin... Kalmayı seçmek tüm yaşanmışlıklarının ayırdında olduğunu idrak etmektir... VE KENDİNİ KEŞFETME VAKTİİNİN GELDİĞİNİ BİLMEYE DOĞRU ATIŞAN BİR ADIMDIR ...
Her yaşamışlık bir öğreti ve her seçim bir sonraki yaşam deneyiminin ön sahnesidir....Ve nihayetinde hepsi de bizimdir... Biz yaşamı koklayan canlılarız.... ola devam etmek demek etmek kalman gereken yerde kalmak ve kendi küçük paralarını kendine geri getirmek demektir ve gitmek de kalamayacağın yerde kalmaya ve devam etmeye kendini zorlamaktan özgür bırakmaktır .... Yaşam bir koldan gel der, bir koldan al der,,; öncelik kim ve ne olduğunu iyice görmenin hür sandalına binerek sonsuzluk sandalına binerek her an da hem hal bir olduğun hale doğru akabilmeye doğru ruhunun yönüne doğru devam etmeye niyet edebilmektir.
Tabii en önemli eylemin de "" Söz vereceğin tek şey kendin olmaktır. Kendine doğru esmeye devam etmenin hep devam eder olabilmesine meyil durmaktır... """" olması niyeti ve dileğiyle ....
