Geçmişinle Barışmadığın Sürece Bir Geleceğin Olmaz, Olamaz..
Zaman yolcusu gibiyiz son haftalarda, ve özellikle son günlerde iç yaralar görünür olmuş vaziyette.Kendinin bu günündeki haline dünü affetmeden varamazdın...
Kuantum manyetizma, evrensel enerji,psikolojik astrolojik bakış , human design açılım, psikoterapi yöntemleri,. Spirütüel yolculuk…..
Ve işte buradasın... Dün geldi geçti ve evet dün yaşanmasaydı bu gün olamazdı, ya da bu güne gelmiş olmazdın , veya sen, biz bu günün geldiğini anlayamazdık...
Yalnız şöyle bir nüans var ki; bu çok önemlidir nüanstır ; dün bittiği için vardığımız bu güne dünü de taşırsak ilerleme duru ve senkronize olmak zorlaşır... Ve her an' da , tutuklu kalmış olduğun dününün yankısı olarak süren bir bugün de olursun; yani bugün aslında hiç gelememiş olur ve ""De Javalar "" sıklaşır... Çünkü dünün tekrarındaki öykülerin içindeki hatırlatıcılar çalışmaya devam eder... Sen hatırlayana kadar zihnindeki sinir uçların çık daha derinden dürteler senin tüm benliği.....;
Dünün tekrarından bir gün büyük veya 30 yıl büyük bir tekrar ve ileri gidemeyecek bir yolculuğun kendi içinde dönmesidir çoğu yolculuklar.. Böyle tekrarların en büyük yaşama yansıyan halleri duygusal bozukluklar, travma sonrası stres bozuklukları , depresyon , aşırı olumsuz düşünceler topluluğunda varlık bilincinden uzaklaşmak, dışa bağımlılık ve her şey için aşırı efor sarfetmek, kendinden uzaklaşmak, kontrol etmenin ötesinde kurallara bağlılık ve emir komuta altında olarak daha da kalifiye bir yeterli olabilme hareket sahası adaptasyonu içine girmek ve yük altında ezilecek derecede başka hayatların yaşanmasının kolaylaşmasını sağlayacak kendine edindiğin gereksiz ve yapılandırıcılıktan uzak görevlendirmelerle aşırı yorulmak .. Geçmişe tutunmak orada yaşamayı kolaylaştırmak için yapılabilecek her şey içindeki kayboluşlar , yönsüzlükler ve de o büyük arayış ....... Ve bu süreç yankı gibidir. Gidip geri dönen bir kötücül geçmiş döngüsü... Geçmişte yapılanın, yaşananın, acıtanın ve de suçluluğun affedilmemesi sonucundaki aşırı hassas bir çöküş modunda kalmak hali, çaresizlik ve de ne yapacağını bilememe sıkışması... Oysa ki hayat yolundaki akan kumlar gibi her daim yenilik ve yenilenme kapılarını açar ve hareketin ve dönüşüm çabasının ve açılan her bir kapının içerisindeki ışığın aydınlatıcı olmasına izin verir... Ve bu ışığın kalbine süzülüp içerde göğüne yerleşmiş karanlık bulutların aydınlıkla buluşmasına izin verdiğinde kalbin saflığını hatırlamaya başlar ve işte burada yüzün batına doğru döner ve şimal yönün olduğundaki keskin dönüşleriye ileriye atmak içn boyut kapılarını ardı ardına açar ve yaşanan aynın tekrarı kaos hali, hızlıca çıkmaz ve tek olan yol güzergahlarına yeni sapaklar ekler ve aydınlığın her sapağın sonundaki keskin alevleri gözlerini yakmaya başlar ve geleceğin izleri geçmişin unutlamadan devama katılmasına ve affedilerek bedensel zamanın ve zihinsel akışın çok gerisindeki dosyalamalarda kalmasını sağlamaya başlar .. Kaos ateşi çözüme doğru çözümsel bütünlüklerle detayın muhteşem ayrıcalığı ve içinde saklı gizemli bütüne eti, edece şahaneleriyle yön vermeye başlar ....
Yaşam geçmişin affedilmesi ile gülümseyen nurani gün aymasına yani şafağa doğru süzülen kuş uçuşuna döner.. NEFİS nefes almakla daraltıdan çıkar ve kalp uyanışı ile hatırlamaya başladığını yaşama yansıtmaya başlar ve umut tüm gölgelerin içindeki aydınlığı vermeye başlar ,,, Tazelik ve yenilenmenin en belirgin duygusu neşe ve enerjik hissetme halidir... Neşe umudun çiçeklerini renklere boyamaya başladığında ,şenlik ateşi de çocuksu saflığın belirgin görüntüsünü resme alır ve Ay ışığını maviye bürünmüş özellikli geceye yükselir halinin denizleri morartan bakışı ve görülenin bilinmeyene verdiği tanımsız yepyeni renklerindeki gecenin höğaübe yerleşmiş kuşak şunu fısılda "" kendini kilitlediğin kalbinin mapushanelerinden azad edildiğin , tüm kavgalarının analamya vardığı, esaretlerin bittiği yepyeni bir çağa hoşgeldin "" kendin olman bütünlüğündeki aydınlık ve altın çağına.. Burada sadece dünüyle barışmış olmaka kalmayan, sevginin gücüyle her şeyi yeniden yaratacak doğa ile birlikte çalışan ve dönüşen bir doğal dengeli şahaneli bir döngüye başlayan içsel denizlerindeki, kendine varmaya yolculuk eden senle buluşan sen varsın ve sonsuzluğun döngüselliğindeki yeni bir sana doğru " Son labirentlerdeki " kargaşanın da çıkışını bulmuş mucizlerine kavuşmuş br seni bulursun... Evrensel bütünlüğün detaylarındaki kendine doğru yol alan ışık yolculuğundaki en büyük bütünlük sevgiyle filizlenen ve sevgiyle bir olarak biz olmanın ahengine de varabilmenin inancını da içinde bulabilmektir.
Şimdi burdasın ve istesen de istemesen de seninle sadece sen varsın burada ve ; o sen ki sen farkında değilsen hatırlatayım sana , hep seninle olacak ve seninle yaşama dalacak ve bir an gelip de seninle ölecek tek kişi... Ve işte yine bir şans kapısından SEVGİ gelip seni senle birleştirmeye gelmişken vakittir ey güzel ruh sarıl kendine ve saflığının kalbine dolmuş varoluşunla birleş .... VAKİTTİR ... GECİKME ... BEKLETME .. ERTELEME... ÖTELEME DAHA FAZLA ... SARIL KALBİNE EVRENİN KELBİNDEN KALBİNE DOLAN ALEMİ CİHANI YARATAN AŞK-I İLAHİ İLE ....