Görünenin ötesindeki yaralarımız....

Amansız gelen hüzün, ani bir enerji düşüklüğü , burukluk hissi ve anlam veremediğin yorgunluklar, ani öfke patlamaları, hırçın ve öfkeli yükselişler...

Avukuantum
Avukuantum

Kuantum manyetizma, evrensel enerji,psikolojik astrolojik bakış , human design açılım, psikoterapi yöntemleri,. Spirütüel yolculuk…..

19 Mayıs 2026
0 dakikalık okuma
Görünenin ötesindeki yaralarımız....

Yaşanan her duygunun ve yaşamdaki her öykümüzün arkasında bir görünmeyen yara vardır. Belki de birden çok yara vardır ; atalarımızdan , ezelden ve anne ve babamızdan gelen ve doğduğumuz andan etkisinde kalarak yaşama aktığımız birçok etkileşim vardır... ve bunların etkisi ile yaşamaya küskünlüğümüz, aşka kapanan duygular , kalbimizin bir organdan öteye geçememesi, böbreklerimizin ve ak ciğerlerimizin gereğinden öteye manyetik dalgalanamamasındaki giz; görünenin ötesideki yaralarımızın sirayetindendir.

Kendini kalbinden öteye gidemeyecek bir tekrara takılı kalan birey, kendini bu alana ve tekrar eden döngüye kapatır , aslında gönül gözü kapalı görmeye çalışıyordur. Farkına varana dek arayışı devam eder... Ölüm, ayrılık ve kaybetme korkusu ile dolu kalp yaraları , kalp kırıklığındaki acıyı sindiremeyen ruhun yoğun acısı, bir türlü sona varamayan ilişkiler içerisindeki dönüşlere temas eder. Ve çoğu kez de devamiyeti olmayan ilişkilere girer bu yaranın izleri ve kalp yarası o denli kaplar ki gözünün önünü , tabiri caizse perde indirir görüşlere ve önünü göremez olan bilinç , kalbinin acısını göremeyen ruh , kapalı kalp gözünün verdiği acıdan uzak durmak için sonu olmayan ilişkilerde bulur kendini ve dur kodu ile çalışır bu alandaki ezel yarası ve eril enerjilerden uzak durmayı veya devamlılık içermeyen ilişki şekilleri ile acıya acı ile eklenen serüvenlere dalar tecrübeler olan yaşamın akışı....

Çoğu gözlemimde de şu vardır ki; en fenası budur belki de ; gitmek isterken kalmaya zorlamak , kalmak isterken itmeye zorlamak ; eşler arasındaki aşk bitmiştir, sevgi de yok olmuştur, saygının da son kalıntılarındadırlar; ama ısrarla birlikte kalmak için direnirler ve kuruyan toprakta susuz kök salmaya çalışırlar.. Zamana yenik düşeceklerini bilerek birbirlerine saldırmaya devam ederler.... Sonrasında eşlerden biri ısıran olur, sürekli konuşan ,; diğeri de koşarcasına, koşu hızındaki vaziyette kendine bitmeyecek kadar çok yapacak iş bulan olur ve görmezden gelinen iletişim şeklindeki girdap dahasını acıya çeker ve bu birçok başka yarayı da tetikleyecektir ki ilişki de kendilerine dönmelerine mani olarak bir olmalarına engel olacak birçok harekete de el atılacak, süreklilik içeren bir kaos hakimiyeti gelecektir.. Bu bir arayışa dönecektir, feda edilen duygulara ve saflığın kaybına varacaktır son noktası.. Keşfedilmemiş tetikçi eski bir yara ve bunun hamlelerini belirleyen zihin ve buna uyan kalp ve fakat manyetik alanındaki dalgaların sevgiden uzak titreşimleri .....

Kendin gib olamayacağın birçok tavır davranış içerisinde kalmak ve saflıktan uzakta olmak , akışın yönünü bozacağından birçok görünmeyen ve bilinçaltının kendi koruma prosedürünün gereği olan içgüdüsel plana göre hareket eden zihin bden çalışması kalp gözündeki yaraya göre hareket edeceğinden yaşama bir noktada o düşünsel blokaja göre hareket verecektir. Beklediği yereden takdir ve onay göremeyen ve en azından bir teşekkür almayan birey buruk, mutsuz ve tedirgin olmaya mahkum eder kendisini ve acılı hayatına renk veremeyecek kadar etkisiz hisseder kendini ve bu hisleri görünmek için aşırı vermeye programlı bilinç kodundan kaynaklı eski bir yara nedeniyledir. Aşırı vericilik, fedakarlık, kendini feda etme, gitmek istese de kalmaya sebep üreterek kalbini baskıyla tutmaya ve duygularından uzaklaşmaya çalışan birçok hayatın görülmeyen yarasa kalp kırıklığıdır ve kalp sevişmek için çok şeyini verdirir ait doğu bilince.. Ya da yetersiz hissetmekten ötürü itilen kalp , zihne buna engel ol mesajı gönderir ve yeterli olmak için her yere, herkese yetişmek için koşan birine dönüşür birey de kendi varlığını unutur ve durup aynaya bile bakmaz ; çünkü kodunda yeteri olmak için her yerde her alanda herkesle birlikte olmak vardır. Kim ne kadar isterse, neye ihtiyacı varsa bu hayatta böyle davran bey endi hayatının son halkası bile değildir...

Huzurlu olmak için yaşam yolunda ilerleyeni huzuru bozulmasın diye risk almaz, iletişim kurmaz ve sevgiden uzak durur çünkü onun yarası güçlü olmak için yalnız olmalısınıdır ve o güçlü olmak için yaşamdaki deneyimlerinden vazgeçer ve konfor lanına çekilir... Bilinç kodu ne verirse ona göre yaşamda evrilir ve bu kod ve verilere göre deneyimlenir hayat ve manyetik çekimin de buna göre çekimlenir ve bu bildiğin düzenlerin bozulması demektir. .. çünkü düzen her şeyin birlikte iç içe ve açık halde kalpten yaşanması ile varoluşu destekler... Aksi hali ; sadece kendinden ve kendi varlığından kaçmak olacaktır....

Bir ömür arayış içinde geçen her yaşamsal akışımızda, kendimizi ve kim olduğumuzun izahını bulmaya çalışırız ve aslında yaşadığımız saydığımız ömrü kimin için yaşadığımızı ve kimin hayatını tekrar ettiğimizi anlamaya çalışırız ... Ve bir akmışız ki hayatın son anındayız ve arayışımızın cevapları henüz gelmemiş .... İşte bu anlam ve kimlik arayışındaki bir ömür şimdi çiçeklenebilir eğer gerçekten varoluşuna saygı duyar ve kendine bir adım daha yaklaşıp gerçek varlığının ve ruhunun içindeki kalbine eş duygularına ses vermeye ve sesini duymaya niyet edesin ve kendini keşfetme yolculuğunda neyi neden ve nasıl bu şekilde deneyimlediğini derinliğindeki halinde bilebilesin ...

MÜMKÜNDÜR... Ağlamak da , gülmek de... Mümkündür AŞK HALA MÜMKÜNDÜR..

YETER Kİ BİLMEYİ İSTE VE İZİN VER HİSSETMEYE ...

İlgili Yazılar