Hasıl olan evveldir, Yaradılış esastır...

....

Avukuantum
Avukuantum

Kuantum manyetizma, evrensel enerji,psikolojik astrolojik bakış , human design açılım, psikoterapi yöntemleri,. Spirütüel yolculuk…..

25 Mayıs 2026
0 dakikalık okuma

Evrensel oluşum, galaksiler, yıldızlar ve yıldızlar alemi,, samanyolu, boyutlar arası varoluşun izleri, gezegenler, bilinen ve bilinmeyen gezegenlerdeki yaşam dönenceleri... Kara delikler, Uzay bilimi, bilimin yettiği ve de yetemediği alemin sonsuz döngüsündeki varlık süreci... Sonsuz kayıtların halen cevap arayan süregelen devinimi.... Evrensel akışın bu devasa alanlarındaki varlık bilinci, kendi içindeki oluşumu ile birlikte muhteşem bir paradoks ve muazzam bir algoritmik düzenle akan RNA, DNA sarmallarını andıran hizalanması ve kendine air düzeni ve bu enerji kordonları, ışık hareketleri, ışık yüzmeleri, karanlığın kapladığı bilinemeyen büyüklükteki alan, zamanın bükülmesi teorisi, içi içe açılan katmanların frekans içerikleri ve muhteşemliğin teoramlarının temas ettiği biz, sonsuzluğun ve zamansızlığın buluştuğu varlık bilinci insan zihni .... Kısa ifade ile AKASHA ....

Tüm bu oluşum sürecindeki keşiflerin çoğunda hep gazdan oluşan çevresel yoğunluğundaki katmanları ile ve katı , soğuk ve şekli ile dikkat çeken yapılsal frekans ve oluşumlar ile tek tek farklı zaman aralıkları ile keşfedilen gezegenler ve biz insanların evi DÜNYA .....

Dünyamızın oluşumu da insanlık ile aynı oluşuma sahip.... Her bir an ı bir insanın yapısal oluşumu ile denk .... Bakmasını bilen görür,,, Görmesini bilen hisseder... Hissetmeye gömül veren temas eder ve bu akımın kendi yolunu bulmak gibi bir özelliği vardır ....Bi katı kütle idi alemin evveli, yaşamı buldu yıldızların süzgecinden akarak ve nice evrimler , dönüşümler ile yağmura, toprağa ve ateşe , rüzgara bulandı alemin içindeki merkezindeki kütlesel enerji... Kendi dönüşümün akışındaki canlılık ile akışına dönüştü yaşama doğru evrildi ve nefes almaya başladı denizlerin renginde cihanın sesi... Her bir hücre kendi içinde bölündü ve alemin can damarlarından oluşan yaşamın sezileri yeni bir oluşuma dönüştü ve önce varlıklar katmanları ve yaşamın en iç güdüsel canlılarını ağırladı alem.. Sonrasında yenilenmeye devam edercesine dönüştü dönüştü ve akışın gücüne teslim olarak evrimleşmeye insanları ekledi.... Yaşamın devamımdaki kendi akışı daha daha iyisine ihtiyaç duyuyordu çünkü .... Ve devam etti evrimleşti ; yaşamın içine tasviri edilemez mucizeler eklendi.. Şahanelere dönüşerek nice hayatlara konu oldu alem-i cihan... Yüzyıllara yayılan yaşamın izleri kainatın her bir hücresine işlendi ve yaşam kendi sirkülasyonuna büründü..

Kainatın oluşumu, insanlığın varlığının başlangıcı ve bu gün bizlerin bu oluşumun son halkası olmamız; kendi varlığımızın da akışını anlatmaya meal açar... Derinlik alanımız, içimizdeki muhteşem maneviyatın varlığındaki saflıktaki alan, zihinsel devrimimiz, ruhumuzun varlığını hissedar olmamız ve aslında başladığı yerde bitecek arayışımızın muhteşem bir akışın simgesel anlatısının görselindeki kendimizi keşfetmeye yönelten kalbimizin yön hakimiyetini izleye duran varlığımız.... Öz dokunuşun hissedildiği ilk andan beridir insanlık hakikati aramıştır... Hakikat arayışı birçok dinsel kavramın ortaya çıkmasına ve mistizmin derin algısının korkuların ötesine geçmenin, hissedilenin doğru kullanılmasının yazılı olmayan ama kalple bilinebilir bir öğreti ile bilinen bir açılım olduğuna inanç sağlanmıştır. Ki bu denli bir güçle savaşmak, kadim bilgilerin varlığımızın hücresel kayıtlarımızdaki varlığını keşfetme hali oldukça bilgece hamleler gerektireceğinden, evvelin nsanlığının tavır ve hareketleri ve düşünce şekilleri ve devamımdaki günümüzdeki alimlerin öğretilerine korkunun beslediği aymazlıkla yaklaşım hali ve de halen kendi esaretinden kurtulmaya doğru atılan adımların dönüşürücü etkisinden korkulmasının şaşırtıcı bir derecede ürkütücü olması şaşılmayacak kadar değerli bir biliş halidir. Bu bir bilgeliktir; çünkü dönüşüm şifrelerin , blokajların ve engellerin nereden geldiğini buradan bulabilir olduğumuzu biliyor olmak evvelin hasıl olduğunun kabülünü veriri bize... Böyle bir kabül devamımdaki açılımların başlangıç yolundaki izlerin içimizdeki kayıtların kolaylıkla tespitine götürür... Tüm bun izahatların esasının adını oluşturan mistizm; varlığımızı anlamanın en derin yoludur.. Kendi iç sesimizi duymaya doğru çekimini her an artıran en güçlü frekans olan sevgi duygusunu yaşanılır hale getiren muhteviyatı saflık ve saf sevgi ile bezeyerek, yaradanın nurani ışığının beslediği nurluk içindeki parıltıyla ,; gölgelerin aydınlığın izinde dönüşmesine dokunan ilk oluşumumuzdaki öz hakikatin titreşimine doğru akıntıya eklenen inanış ve inanç kalıplarımızla yolumuzu ilahi aşka vardıran sonsuzluk yoludur. İçsel keşif yolculuğuna dönüşen bu yolculuk; hasılı evvel olan aslımızın kurulum, bilinç, bilgi ve yaradanın ilk yazıtlarındaki kadim bilgilerin hatırlanır olmasına ve yaşamın her alanında kullanılır olmasına dair eklenme ve devasa katılım ile birlik ve bütünlük oluşumuna dahi öz şefkatin dokunuşundaki simya ve şifa ile her birimize dokunan iyileşme yolculuğunun varacağı noktadaki benliğimizin bütünleştiren, ve diğer bir deyişle tamlanmasına dair tam olma halidir. BU BİR AKASHA YOLCULUĞUDUR.

Süregelen yaşamımızın bu sürekliliği ile büyümeye devam edemeceğimizi biliyoruz .... Hissedişlerimiz değişim ve dönüşüm yolculuğunun başlangıcını bize bir şekilde hissettirir... Kimisine sıcak bir kapıda terleme hissi gelir, atılan her adımda daha da sıcak hissedilir , kimisine sızlayan kalbinin boşalmaya başladığı hissi verir , kocaman bir boşluk hisseder olunur, uykular bozulur, düzen bozulur, her zaman katlanılır gelen olaylar, yaşamın var olan hali katlanılmaz olur, ve işte burada yankılanır . ""Yaşam tek düze bir şekilde devam edemez.""".. Tek düzeliğe devam etmek isteyen ciddi bir kavgaya girer kendiyle ve bu kendiyle kavga sonu gelmez sürgün gibidir..., Bu inatlaşma hali bedensel zaiyat verir ve de ciddiyetle devam eden halleri hastalıklara delalettir. Devamı inatlaşma, direnme veya yolculuğu reddetme fiziken yolun sonuna gelmektir. Fiziki ölüm bazen büyümeyi orada keser çünkü ruh öğrenime bir sonraki yolcuğunda devam edecektir.. Ruh ölümsüzdür ve sonsuzluk ve boyutsuzluk düzleminde ZAMANSIZ yolculuğunda akışına devam eder.. Yön hep ŞİMAL e doğrudur ve İLAHİ olanın kubbesindedir...Ruh titreşmeden, frekanslarını ayarlamadan ve yükselmeden devam edemez .. Beden sadece kıyafettir ruhun yolculuğunda ve bu kıyafet de özenle muhafaza edilmelidir ki ruhun hakikatı keşfine değin sağlıklı yaşama essin... HAKİKAT kendine yaklaştıkça yaradana yaklaşmaktır .. İçsel gelişim be nüyüme sessizliğin içindeki güce hakim olmak ve saflığın büyümesini kolaylaştırı. TESLİMİYET burada TEVAZZU ile dolduru içimizi... Ve yaradanın aşkı ile dolan kalbimizin yaşamın içindeki derin büyüyü de hissetmeye başlar ... VE işte orada herşey için önce TEVAFUK vardır ... TEVAFUK 'a erdiğinde , saflığın öz halindeki İLAH-İ AŞK İLE VARLIĞA temas eden Ruhun hazırladığını yaşamda bulmaya evrilen ruhani olduğun kapsayan bilincin sahibi bedenlerimiz , kendisine sunulan ihtişamlı hediyeleri kabül eder ve işte orada HAK EDİLEN YAŞAMIN yaşanması evresindeki HUZUR , BOLLUK ve BEREKET hali hakim olur....

Şimdi şu anda her hal ve koşulda... Her his ve nabz da... Her nefes ve solukta ... Her göz açış ve kapanıştı.. Her anın hem halinde Ruhunun bilgeliğinin bilişinin bilinir olmasına niyet et ve yolun adımlarını bilincinle seç... Yol da yolculuk da , yaradılışın esas olduğunu biliyor ....Adım atmak için sadece kalbinle iilerlemeye niyet etmek kalıyor ve şimdi şu anda yolculuk zaten başladı ... Sen sadece adım atar mısın... ***** ?? Niyetinle , dileğinle devam et sadece ....???

İLAH-İ AŞK HER DAİM YARADILIŞINDAKİ YERİNDE SENİN ONA TEMASINI ÖZLÜYOR .....

İlgili Yazılar