Her Eylemin Bir Sonucu Vardır ...
Yaptıkların ve olanlara verdiğin yön eylemsel adımlarınla yarattığın güçlü bir ivmedir .... Ve her eyleminin de birden çok sonucu olacağını bilmelisin...
Kuantum manyetizma, evrensel enerji,psikolojik astrolojik bakış , human design açılım, psikoterapi yöntemleri,. Spirütüel yolculuk…..
Günümüz yaşantısının mantıklı açıklaması gibi görünsede; Eylemler ve sonuçları çok daha derin arka planda çalışan görünmeyen bizin, ( bildiğimizi sandığımız yaşamın çok ötesinde aslında bize ait olmayan birçok kural, blokaj, inanç ve yaşama dair birçok kodla ve bizden değil, bize bağlı her yaşam formundan bizlere aktarılan bilgi, deneyim ve mesajların oluşturduğu bedensel ve hücresel hafızalarından ve dahasından oluşan bizin) kalplerimizin hafızlarının ve manevi derinliklerimizin varlıklarındaki farkında olduğu ve olmadıkları ile ilgilidir.... Ve tüm bu bizi biz yapan her şey , Her iletişim şeklimizin ve kendimizle iletişimimizin içeriğindeki hareket ve eylemin şeklini belirgin hale getirirler devğamıyetle de ; eylemsel harekettilik ile varılan sonuçların birbirine olan bağlarıyla da büyür ve gelişirler ve yeni sonuçlara nedesellik yaratırlar ..
Kendi içinde kaybolmuş ve kedi duygu ve düşünceleri ile barışmamış bir insanın sevgi ile adım atması beklenemez ... Bu adımların nihayetinde kalıplardan uzaklaşmış olması da mümkün değildir... Çünkü insan kendi karanlığını aydınlatmaya çaba göstermeye niyet etmeden ve kendine doğru adum atmadan , dışarıda yakılan bir mum ışığı ile aydınlığına kavuşamaz ve keza sevgi de dışarıdan bulunulacak bir hediye paketi olarak görülmeden , yüzümüzü kendimize dönüp sevginin gerçekliğimizdeki varlığına ve sonsuz ve koşulsuz sevgi ile temas ederek adım atmaya niyet ederek yola devam edebilmeliyiz. Sevgi dışarıda bulunacak bir paket servis edinimi veya sunumu değildir.
Yaşam yolunda denk gelinen her duygu ve hissedilenin frekansların karşılığının bulunduğu an 'ların her şekilde değerlendirilmesi bazen sonunu düşümeden atılan adımlarla kendini akışına teslim eder ve sonuç bazen düşünülmeye bile bırakılmadan oluverir... Zaman kendi içinde dönüşür, aynalar gördüğünü yansıtır, Bilinç altı doğru ve yanlışı ayırt edemez ve ne verirsen onu yansıtır....; Kısacası eylem ne ve nasıl olursa olsun illa ki bir de sonucu olacaktır .... Eylemin kalitesi, kendinle bütünlüğüne varmış bir tamamlanma enerjisi ile uygulamaya girerse, sonuç her ne olursa olsun bu sonuca hazır olan benlik algısı daha da güçlenerek yola devam edebilecek iç dengeye sahip olacaktır .... Ve fakat sadece yapılmak yapılan eylemlerin sonuçları hazırlıksız girişimlerin hüsranlarına da hazır olmayı gerektiri. Girdiğin yoldaki her adımı sevgiyle ve içten atmaktır yolu doğru ilerleten ve yola daha fazlasını katan... Sonucun gelişimsel döngülerindeki gösterilen her bir renk kendi içindeki başlangıcı ile akıp yola karışarak ve eyleme yani olana dönüşecektir. Sonucun düşünülüp beklenti halinde tek bir hamle ile beklenen son nokta olması istemi olmazsa sonuç yokum ve kaos halinin eniden daha büyük bir dalgasını hissetme etkisi yaratır...
Yürüdüğün yollardaki karşılaşmaların, sesli kurduğun cümlelerin, rüyalarının uygulamadaki varlıklarının seslerinin , temas ettiğin herkesle iletişimin ve dahası eylem olan her bir hareketinin sonucu muhakkak ki olacaktır ve sonunda bu sonuçları sahip çıkmak esas mesele olacaktır ..
Her zaman bir düşüş veya hazır olmadığın bir sonucun da bizi bulması mümkündür. Buradaki temel sorun bu sonuçlar değil , sonucun içindeki kendimizin buna verdiği tepki ve nasıl davrandığıdır .... Her adımda ve eylemde ve sonucundaki vukuu da; kalpten olmak basit ve sade kalarak ve içten , samimi ve saflığın gücünü kendine ekleyerek ve manevi desteği olan muhteşem bir alanda devam edebilmeyi sağlayan kıymetli bir varlık bilinci içinde yola devam edebilmektir.. Şefkatli alanının yücelen çemberinde kendine davranış şeklin ve her halde kendinle kurduğun bağ oldukça önemlidir...
Ve tabiii her sonuç haklı olmayı gerektirmez .... " Haklı olmayı değili Kalpten olmayı seçmek "" kendimizle bir ve bütün olmanın ve her şart ve koşulun içinde merkezimizde ve kendi enerjimizle kalabilmeyi sağlayacaktır...
Kendimize verdiğimiz değerin bilinçli farkındalığı ile gelişip büyüdüğümüzde , Kendimizde yuva olmayı da öğrenir ve tıpki bir yenge gibi kendi kabuğumuzun şefkatli çatısında evimizi ve yuvamızı da kendi benliğimizde , ruhumuzun saf sevgisel varoluşunda kurarak yaşamsal deneyimlerimize devam ederiz...
Peki sen kendine yuva omayı öğrenebildin mi?
Ve Sen, gerçekten nerede evindesin?
Varlığımızın kimliğini anlayıp, kim olduğumuzun sorgulamaya başladıktan sonra, değerlerimiz ve kedimize verdiğimiz değer ve devamında da kendimizde ne kadar yuva olduğunuzun da hissel ve düşünsel formunda yepyeni bir frekans ve titreşimle yenilemesi de akışın bir parçasıdır...
Ve unutmamak gerekir ki; kalpten yapılan seçimlerin bekletilmesi adım attığımız deneyimlerimizin hissedilen sevgi dozunu hep aynı tutmaz ..Tutamaz. O yüzdendir ki; kalbinle yola çıkmak hep ileriye devam etmek ve bekletmemek, ertelemek ve akıp gidebilmek ve böyle olmaya da cesaret edebilmektir.. Netlikle, açıklıkla ve samimiyetle ....