Kalbin mi? Zihnin mi?

Kalp ile zihin arasında yaşanan koca bir ömürde hangisinde daha çok kalacağımıza karar verme telaşında yaşanan duygulardayız...

Avukuantum
Avukuantum

Kuantum manyetizma, evrensel enerji,psikolojik astrolojik bakış , human design açılım, psikoterapi. Spirütüel yolculuk…..

28 Mart 2026
0 dakikalık okuma
Kalbin mi? Zihnin mi?

Duygularına izin vermekle başlayan , suya atılan minik bir taşın yarattığı görebileceğimiz şekilde salınan dalgalarının, titreşen sarılan holizonların uyumlu daireselliği ve birer döngüyü anlatışlarındaki eşsiz edalarındaki gizem ve gerçekten neye ihtiyacın olduğunu anlamakla başlayan bir dalgadır kalbinde olmak ..... Kalbindekini anlamak ve de kalbindeki izin vermektir yaşamın sihri... İçindeki çocuğun ihtiyaçlarına dönüp de farkımda olmak ruhunun hassas istemlerine ve saf varlığının em derinindeki gizeme ... Hissettiğinden kaçmamak ve de duyumsadığın her anına, her haline sıcaklıkla sarılmak, kendine verdiğin değeri her anında hissederek sıcacık sarılmak varlığına ve de var olma haline ve içinden yükselen o sıcacık akımın içindekine süzülmek sıcaklığındaki özgür tonla .. Özgün ahenkle .. Varlık bilincimizin özüne inmeye cesaret ettiğinde şifa bir sihir gibi hissettirir ve aslında ihtiyacın olan cesareti özünde bulur hisseder ve de gününe eklersin ve de kendinle birleşme anında sarar bütünlüğünü ve de seversin her halini ve de her ışığını... Özgür açan çiçeklerle dansa başlarsın ruhunun ince dokunuşunda......

Hayat bir sınav olsa ve sorularla ilerlesek daha mı kolay yaşanırdı ? Hiç düşündün mü bunu ve yaşamda ilerleme devam ederken olan bitene gereğinden fazla anlam yüklemeye devam ederken kendimizden vermeye devam ederek ve çözümsüz bıraktığımız sınav soruları gibi yaklaşmaya devam ederek terazinin dengesini nasıl koruyabiliriz. Daha ne kadar vereceksin varlığındaki yaşama bağından ve daha ne kadar merkezindeki seni ihmal ederek yaşama akabileceksin farkında mısın şimdiki yerinin ve kalbinin ihtiyaçlarının kendine eklendiği seni hayal edebiliyor musun, sevgiyle yanan gözlerinin bakışındaki berraklığın kurduğu düzene aktığını düşünebiliyor musun... Akıl hep düşünür hep bişiler yaratır ve yaratmaya odaklıdır ve de kalbin odalarına fazla ses vererek duymaya engel olmaya çalışır ve de salınan sessiz bir hakimiyet kurmaya programlanır . Oysa kalp özgürce atar, bazen sadece naz tutar ve de yaşama bağlı tutar seni, bazen yaşamı derinden hisseder ve nefeslerindeki yoğunluğun seni soluksuz bıraktığı o anlara taşır seni ve bedene yaşam pompalarken , zihni de sakinleştiri ve hep çalışmak gerekmediğini anlatır, yaşamak için çalışmak hep .... Teslimiyete sarıldığında yaşam devam ediyor olsa da; yaşama devam etmenin akımına bırakırsın kendini ve akışında yaşamaya karışırsın usülce ve nazikçe ..... Ve sadece saflığının içindeki seni dışına saldığında sevginin ateşinde çemberini döndürülen ateş böceklerine seyre dalarsın dengelenen etkileşimlerinin yoğun akan harmonik dansında yaşama dahil olusun... . İç sesini duyabilmek işte burada önem kazanır. Önemli olanın sadece yola devam etmek olmadığını ve zamanın öyle ya da böyle geçeceğini anlayarak yol almanın önemini de kavramaktan öteye geçmek ve hislerinle bir bütün halinde olarak duygulara serbestlik vermek ve özgürlük vermek ve de zihninin de kontrolü bırakma vaktinin geldiğinin ilanını vermeyi seçmektir ruhun özgür tonunda olmak.. Kontrol bırakmanın hafifliğini kendine eklemek....

İçnden geçenlerin sesini duyabilmenin sevgisinde akar gönül ve sıra denizler gibi değişen ve yükselen dalgalarla harmanlanır da bir akar sessiz ve de derinde ve çalkalanan her duygu yüzeye daha derinden çıkarır ve bu yavaşça soyulan kabuğunun altındaki öz seni sana verir ve bu her ayrık hal daha da derinden kendine çekiliyor hale getirilen seni sessizleşen varlığın ait olduğu evrensel bütünlükle bir olmaya başladığında artık dünyanın sesinden ve de gürültüsünden de uzaklaşmaya başlar ve kendinle kalmanın asaletinde dengelenen bir huzur aleminin yolları açılmış olur ve de kalbin odaları sevginin her haline doğru yol almaya başlar.. Kalp yaydığı manyetik sihrin etkisinde çevreler bedeni ve açılam her akışın kanallarında yayıla özgün enerji birleşir ve de kapsar bedenimizi en derininden .....Her şey gelir ve geçer ve her şey vardır ve de görünürdür. Her şey derinden bizdir ve bizi bize doğru getiren her işareti görüp kabüle ve meallerini anlamaya doğru akıyoruz... Zaman biziz ve zamandaki bizin içinden geçip karşımızdaki bizle eşleşmeye doğru yoldayız, yol da yolcu da bizi ve biriz hakikatın kumsalında. İncilerimizim keşfinde karanlığın aydınlıkla eşleştiği sedefli parıltıların sisinde daha da diplerden yücelen umudun ışığındaki yepyeni doğumların baharlarındayız..

Sana yansıyan tüm netliklerin içindeki karmaşaya ışık tutmasına izin verme zamanı şimdi ;kaçtığın ne varsa aydınlansın, ve eski hikayeler son nokta konsun ki yepyeni baharların Sakuralarla süslesin göğüsü ve iç pınarlarından yediverenler fışkırsın ....Hakikatın çağrısı ve hakikatının sarı ışığı şimdi her zamankinden daha parlak yakıyor nihayetinin fişeklerini ve gök kuşağının her haline duayen olacağın miladların mihrine bürünerek sevginin çekimine sarışman niyetiyle ...... Kalbinin heyecanla hareket ettiği o andaki sihrin hayat sahnesindeki perdeleri açması dileğiyle..

İlgili Yazılar