Kalbin şifası AŞK'tır...

Sevgi her yarayı iyileştirir. Sevgi her yolun kendi ilhamını bulmanı sağlayacak ışığını verir. Sevgi yolculukların en anlamlısıdır ..

Avukuantum
Avukuantum

Kuantum manyetizma, evrensel enerji,psikolojik astrolojik bakış , human design açılım, psikoterapi yöntemleri,. Spirütüel yolculuk…..

16 Mayıs 2026
0 dakikalık okuma
Kalbin şifası AŞK'tır...

""İlk dokunuştu seni bana anlatan, ruhunu ruhuma tanıtan,; gözlerimiz buluştuğunda hissettiğimiz tanışıklık hissiydi ruhumun bana anlattığının sen olduğunu hissettiren ve işte o an kaçınılmaz hikayeme çekildiğimi biliyor olduğumu hatırlamaya başlamıştım.."""

Annemizin kendi ilişkisindeki bir hikayeden doğarız gibi görünen başlangıcımızın tamamen yanılsama olduğunu söylesem?? Evet doğarız çünkü bu dünyadaki yaşam şeklindeki öğrenim formu insan olmala başlar... İnsan olmak kolay mıdır ? Mucizevi varlığımızın hücrelerindeki milyarlarca bilgiyi anlayabilmek ve yaşamda deneyimleyebilmek bizim kendi içimizdeki tüm kapıları açıp başkalaştıran yapısalılğı verir ve bu adımları atmak gerçekten başlamaktır, kendin olmaya ve kendi yolculuğunun her anlaşılır hissine....

Hayat sahnesinde öğrenimlerimizin yaşama uyumlanma şekli ilişkilerdir. İletişim halinde olmadan ve de ilişkiler olmadan ilerlemek mümkün değildir. Peki nedir ?ilişkilerin bize katkısı. ?? Her ilişki seçimimiz bizim hazır olduğumuz halimizin yansıması olarak gelir hayatımıza , Ne yaşamak istediğimizden çok, neye hazır olduğumuzla ilgilidir çektiğimiz frekans tipi ve çoğu zaman zorlayıcıdır.. Yaşam öykümüz bizi hazırlar deneyimlere ve biz görüp, hissetmeye izin verdiğimiz mesajları alır ve büyürüz ... Bir diğer anlaşılmaya doğru ilerleriz... Peki tüm bu gelişim hikayesindeki yerimiz nedir ? Kendi merkezimizde olmayı öğrenip, ruhumuza sarıldıkça güçleniriz ve her deneyim bir katman daha ve bir katman daha ilerletir evet ne zaman ki biz yaşamda etrafımızda olan bitenin oluyor olması halinden etkilenmemeye başlarız ve kendi yapısal varlığımızın haricindeki öz varoluşumuzun sevgiden oluştuğu o hassas noktaya geliriz; işte orada varlığımızın esasındaki o çiçek açtıran duygusu ile iyileşiriz ve yaşamımızı KENDİLLİĞİMİZİN AKIŞINDA sürdürmeye başlarız... Yaşam bir mucizedir evet ve fakat bizler inanılmaz güçlü ve özel varlıklarız... Ve esas mucize SEVGİ ile yol almaya başladığında başlar ....

Sevgiyi hissetmek ve sevgiyi deneyimlemek bambaşka enginlere yol almaktır ve ruhumuzu sevgiyi hissedeceğimiz kendi frekans ve titreşimleri kendi alanına yaydıktan sonra akışındaki temasına ekler sevgiselliği ve birlikte akmaya başlayan saf sevginin sihirli dokunuş ve büyülü atmosferi sarar da korur da aşk la dolu yepyeni rüzgarlarda yepyeni uçuşlara sahne eder, diyarımızın alanlarını... Yaşam biz, biz yaşaman hareket edebileniyiz... Sevgi ise orada duran eşsiz bir kaynaktır ve hep vardır .. Kainatın ve varoluşun ana kaynağı saf sevgi ve koşulsuz sevebilmektir ve kendi kalbine olan sevgiyle sarılmak ve sevginin elleriyle dokunmakla başlayan yepyeni bir alana girmiş olmak hissedilir... Hani deriz ya sevgi ile yapılmış bu yemekler, bu pasta olması gerekenden daha lezzetli, elinde lezzet var ve en has laflardandır, """ANNE YEMEĞİ GİBİ....."""" Analarımızın çocuklarına sevgisi öz ve hakikidir ve beklentisizdir. Özgündür ve hep vardır ve oradadır... Ne yaparsak yapalım bir gün yine aynı sevgiyi ve sıcaklığı orada buluruz ve sarılırız sıcacık... Şefkatin doğduğu yer ana kucağıdır.... Ve biz şefkatli yaklaşımın en hasını içimizde barındırırız ve özellikle de varlığımızın derinliğinde öz ateşimiz ile dokunduğumuzda sihirli olur dokunuşumuz.. Okşanmaya ihtiyaç duyarız, sarılıp o başka bir bedenin sıcaklığındaki varoluşu hissetmeye ihtiyaç duyarız... Dokunmaya ve gözlerle temas etmeye ihtiyaç duyarız... Var olmanın en anlamalısı ile sevgi ile sarılıp dokunulmaya ve dokunmaya ve sevgi dolu sözlerle sarılmaya ve sarılınmaya ihtiyaç duyarız... Sevgi sarar bizi ve ısıtır ve şefkati o anda özgür bırakırız ve şefkatli öz dokunuşun bizimle olan bağını asla hafife almamalıyız... Güç karşılıksız ve sonsuz sevgi ile varoluşunun kaynağında ve kendi merkezinde yaşamla akışında olmakla ve kalpten olmakla gelir ....Evren ve Kainat da ruhumuzun ve enerji alanlarımızı ve tüm duygu ve hislerimizin anasıdır , Güneşin kimlik verişi, AY'ın kalbe dokunuşu ve her bir güç kaynağının bizler verdikleri olmasa boş bedenler oluruz... ve biz olmadan EVREN, ; Evren olmadan da biz olamayız... Bu istişare ve paylaşım karşılıklılıkla güçlenir ve insanların parıltısının gerçek sevgiden geliyor olması halini de iyice izleyerek sevginin neleri değiştirip geliştirdiğini gözlemleyebiliriz...

Derinlik temasındaki acıdan daha etnik bir kökendir sevgi ile bağlılık ve tüm olumsuzlukları siler bu anlardaki bağların üzerindeki gölgeleri... Tam da bu hafif alanda temas ettiğin ruh bu diyardaki bir diğer bir ruhla vaktinde buluşmaktır ve farklılıları olsa da bu ikiye denk gelen kendil ve kendinde tamamlanmış bir olmuş ruhların bir diğer kediyle buluşup yola çıkması ebediyete açılacak bir nihai buluşmadır .. Gerçek aşka denk gelmek, AŞKIN KALBİNDEN DOĞMAKLA BAŞLAR...

Şimdi, şu an da; kalbimizin sesindeki yumuşacak hakiki öz dokunuşla inanarak kalbimizden doğalım... Yeniden başlamak için her an uygundur... Sevmekle başlayalım bu kez, olduğu gib değil, kalbimizdeki ile kendimizle ve kendiliğimizle ÇOKCA ve KOŞULSUZ SEVEREK, SEVİLEREK...

İlgili Yazılar