Kendime dönüş mektubu...
Hep birilerini anlamak sanırız ya ilişkileri... Öğrenmek için iletişim kurmanın gerekleri anlatılır da kendinle kuracağın ilişkiden hiç söz edilmez.
Kuantum manyetizma, evrensel enerji,psikolojik astrolojik bakış , human design açılım, psikoterapi. Spirütüel yolculuk…..

İlişkilerin içindeki o anlamsal kargaşadan ilerler de her birisini anlamaya, neden böyle davranıyor , hangi ruh halinde de bana böyle geliyor diye düşünürüz de ona bakarken kendimizden gideni görmeyiz ve yoruluruz ... ve anlarız ki kendimizi anlamayı unuttuğumuz için kayboluruz ve de yönümüz şaşarak affalarız. ""Senin karmaşanı çözmeye çalışırken kendi içimde kaybolduğumun hissedişlerindeyim şimdi. """ ruhumun sesi o denli yankılanıyor ki şu an ..... Ve ilgimizi verdiğimiz ilişkimizde karşımızdaki şımarır, kibrinin akıntısında akar da gider de yolu kalbimizden geçene dek, biz durakları çoktan geçmiş oluruz.
Peki ne düşündüğümüzün , ne isteğimizin ve de gerçekten neye ihtiyacımız olduğunun ayırdında olabiliyor muyuz ?? Neden susturuyoruz içimizdeki çocuğu.. Bizim en saf halimizin sesini neden duymaya yönelemiyoruz. Bize bizi unutturan ilişkilerde anlamaya çalıştığım kişinin bizi eksiltmesindeki o inişli hallerde suya çekilen acemi yüzücü gibi su ile boğuşur gibi yalpalarız ilişkideki seninle ve meselenin seni çözmek değil de kendimi duymak olduğunu anladığımda senden gidenin değil, kendime dönmemin hasretindeki limandaki ilk gemiye biniyorum şimdi ... Ve yolculuğumun bana varmasına değin kendimi kendime mektubumla anlatmayı seçiyorum ....
"" Seninle başladığım hikayemdeki biz olamadığımız yerleri bırakıyorum ve bıraktığım her yere kendimi anlamaya doğru sevgiyle beni ekliyorum....Sustuğum ve de susmaya itildiğim her andaki parçalarımı geri çağırıyorum ve benim olana doğru ilerlemeye devam ediyorum.. Alışkanlıkla yetinmeyi bırakıyorun. Beklemeyi ve sevgimin değerinin bilinmesi için anlatmayı bırakıyorum.. Fazla gibi görünen benin verdiği gereksiz hoş görüyü ve benliğimin görülmediği yerlerdeki sabrımın enginliğini özgürleştiriyorum . Sınırlarımı esnetip yanı başıma yaklaştırdığım tüm karanlığın gölgelerini dahi geride bırakıyorum...Kendime doğru geri benliğime doğru çekildiğim bu anlarda yaşamıma hem gözlemci, hem de tanık olmayı seçiyorum ve sakinliğin sükunetindeki beni kendiliğimin aynasındaki o eşsiz saflığımın aydınlattığı varış noktasına rüzgarın estiği mis alanlara doğru özlemle ilerliyorum....
Kalbimin titreşimlerinin bedenime yaydığı o sevgiyi varlığımda hissedip, sarılmaya olan ihtiyacımın saflığımın içindeki alandaki ışıklarla çevrelediği beni, ; evrensel enerjilerle hissedişlerde uyandığım, aşkla dolu sarılışların hasretindeki yangınlarımdaki dokunuşlara olan yanışlarıma susayan bedenimdeki yükselen frekanslara aşk ve sevgiyle sarılan benliğimi duyumsadığım ve ruhumun Alev alev ateşlenen duyularıma varan her his dalgasındaki bana bürünen varlığımla örtüşen duyguların sarışlarına doğru yolculuğum... En saf sevgilerin sürdürebilir akışlarındayım.
İhtiyaçlarımın ve isteklerimin yoğunlaşmış bütünündeki yükselen duygularımın eşliğindeyim. Esen rüzgarın fırtınamsı asiliğinin kattığı hoyrat sevgilerin içindeki unutulmuş sevgilerin farkındayım... Baharın tatlı dokunuşuna sürgün üşümüş çiçeklerin, geleceğinden emin olduğu sıcağın güneşin ışıkları ile saracağı yeniden doğuşun yükselen dergahındaki ufkundayım....
Dalgaları hiddetinden sual olunmaz denizlerin kıyılara şekil veriricesine savruk ve köpüren sularındaki kokusunda tuzu ve iyotu duyumsayabildiğim asil su dansının kumla olan sevişmesinin yarattığı nazlı var olmanın hissindeyim...
Soğuğa uçacak kuşların seyahat hazırlığının yeniden başlamaya hazır oluşlarının endamındaki sevgilerin bendeki birleşimindeyim.. Göç zamanı geldi deyun , içerlenenlere diyeceğim odur ki, değişen mekan olur, geçip giden mevsimler, içteki huzuru besleyen sevgi hep var olduktan sonra benim nerede olduğum değil olmak istediğimde olduğumdur önemli olan . Benimle değilsen nerede olduğunu bilmemin ne önemi var ey sevgili .....
Kendi ışığının farkına varmadan yanındakinin, karşındakinin ve de kalbindekinin ışığını bulmaya çalışmanın yolu ilerletmediği gerçeğini kabule kendime doğru farkındalığımın büyüdüğü yeri seçiyor ve onaylıyorum. Işığımın kalbimdeki hacminin büyüyüp bedenimi aydınlatmasını ve varlığımı kucaklamasını diliyorum ...Varlığımın salınışı ile devasa aydınlığımın lekeli, gölgeli, karanlık sevgilere aydınlık getirmesini diliyorum. Aşkına sürgün olduğum gönlümün varlığına adanmış bu gönlümün yoluna südüğüm sevgilerime sarılıyor ruhum ... Sıcacık gülüşlere, parlayan gözlere hasretim, mutlu tebessümlere sevgi dolu varlıkları hissedebilmeye ihtiyacım.. Beni saran ellere, anlayan zihinlere ,beklentiden uzak gönlüme eş gönüllere ihtiyacım.. Sesimin ses, seslerin sesim olduğu aynı olduğum varlıkların varlığına özlemim.. Çıkmazlarımın çıktığı, kalbimin refahına refah verecek, huzurumun iç huzurumla beslendiği saf alanların hissedişlerine yolum.. Ufka doğan, diğer ufka batan güneşin her an her yerdeki aydınlanışlarına yolum.. Anlamların bir , dillerin bir , inanışların gönüldeki dinginliğine sarılışlarına yolum. Miladi sonun, yeni bir miladi takvim oluşuna uyanışlarım... Kalbimin sevdasındaki kutsal birleşmemin nadide çiçeklerinin naçizane bütünlüğünün asil birleşmesine yolculuğum.... Ruhumun sesine nezaketle renk ve harf vermeye ve kelimlerini bilmediğim bu dili yeniden anlamaya yolum....Kalbimin özgür ve hayal ettiği bağlarını hayat yoluma dizeceğim yollara doğru yönüm ve eski sevgilerdeki bilindik kalıpların yıkılışına seyrolacağım geçitlerden uzaklaşarak ayrılacağım alışıldığın tüm kalıplarından varlığımı uzak eylediğim yoldayım...Uyanışım kendime, özlemlerime, varlığımın hak ettiğim aşka, sevgiye ve ışığa yol alan ruhumun bütünlüğümdeki netlik ve berraklıkla beni tümüyle sarışındaki incilerimin güne doğmasındaki asaletime...."""
Varlığımın kalbimdeki sevdası ile sarılıyorum, aşk ve sevginin kokusu sarsın bizi...


