Koşulsuz Sevmek....

Kendi içindeki kaybolmuşluğundaki seni bulmak ve kendine sıkıca sarılmak... Derinden ve kalbinden inanarak yeniden ve sonsuz sevebilmek...

Avukuantum
Avukuantum

Kuantum manyetizma, evrensel enerji,psikolojik astrolojik bakış , human design açılım, psikoterapi yöntemleri,. Spirütüel yolculuk…..

16 Mayıs 2026
0 dakikalık okuma
Koşulsuz Sevmek....

Ne yaparsan yap içindeki boşluğu hissetmeye devam mı ediyorsun?

Ve o boşluk hiçbir şekilde dolmuyor mu?

Birirlerinden aldığın İlgi, birileriyle konuşmak, sürekli hareket halinde olmak yüzeyin izleri doldurur gibi yapsa da kalbindeki boşluğu, gece yatağına yattığında boşluk hissi geri mi geliyor ?

Hissettiğin koca dipsiz boşluğun sonsuz açlığındaki o kayboluş sevgisiz, inançsız hissettirip, arayışındaki aradığın seni, bulunmayışındaki ve bulamayacağını düşündüğündeki seni, kızgın ve üzgün mü hissettirir oldu??

Hareketlerin ve eylemlerin hissettiğin derin acı ile öfkeli hareketlerle mi dışa vuruyor?? Saygısızlık ve ifadesizlikle eşitlenir mi oluyor görebildiğin ve tutabildiğin her şey??

İşte sana kalbine sorman için bakış açıları içeren sorular ve cevaplarını kendine açıklıkla, netlikle vermeye cesaret ettiğinde sonucunda sevmeyi ve yaradanın eşsiz kutsallığındaki İLAH-İ AŞK-ı bulacaksın ... " KOŞULSUZ SEVMEK ""..

Sadece kalbine odaklan ve eline kalbinin üzerine koy ve derin nefesler alarak sakinleş, hizalan hissettiğin varlığınla ve içinde duran o saf ışığı görmeye niyet ve dokun o ışığa, sevginin ve saflığın yüce duygularına bırak kendini ve sevginin büyüklüğünde ısın kendi cennetinde.. Yaradanın kullarına bahşetti yedi renk çiçeklerle donanmış titreşen sevgi ritmindeki şarkı söyleyen meleklerin nuruna teslim ol.. Bırak ayarladın safi nurunda yıkansın varlığın ve alemin şifalı ellerinde yerden başlayabil kendine ve sevginin ezgisinde meleklerinin dokunuşundaki senle ....

Zihninin gürültüsünden uzaklaştığında ve Yavaşladığında ve durulduğunda kalbinin sesi kendi vaktinde sana akmaya başlar ve sen kendine dönmeye başlarsın...Dış dünyanda ne olursa olsun susmaya başladığında, tepkilerin kendi içindeki sana yüzünü döndürmeni sağlar ve yüzünü kendine döndüğünde ; dışarıda aradığın ve bulamadığın için üzgün olduğun her şeyin kendi içinde olmadığından dolayı bu şekilde yalnız, üzgün ve dahası sahipsiz ve sevgisiz hissettiğini anlamaya başlarsın.. Sonra zihin susar, her gün tekrar ettiğin rutinlerindeki olumsuzluk gölgesini çekmeye başlar ve yavaşça kızgınlığın sükuneti bulur . Kendinle kalmaya başladığında , kendinin eden bu şekilde hissettiğini ve olduğun ve olmaya evrildiğin seni görmeye ve kendini tanımaya başlarsan en başından... Ve işte orada yumuşacık bir his çıkıverir kalbinden ve ısıtmaya başlar derinliğindeki seni ve diğer seni yani ötekini...

Kalbin alemi dergahındaki sevgi makamına ulaştığında; sevgi büyümeye başlar ve inançların gelir yavaşça çevreler varlığını. bizi yaratan o eşsiz gücün sonsuzluğunun devasa derinliğindeki varlığına ulaşmış bir birey olmaya adım attığında sevmenin içindeki görülmeyen güçlü akışında başladığını bilirsin artık...

Sevmek , kendini asil ve hassas şekilde, Şefkatin duru ellerinde sarılmak bedenine sevgiyle ve dahası sevmek sadem düşünmeden, yön vermeden ve kendi akarında büyürken sevgi, sevmeye başlamak senden ötesini, ve vermenin güzelliğinde, dokunduğunun sana dönüşünü seyre dalmak ... Kalplerin açılmasına vesile olmak ve gözlerin yaşlanmasının duygusunda affetmek kendini ve her şeyi.. Saygıyı hak edene verebilmek ve sadem sevgiyle var olan bu alemi cihandaki yerini kalbinde görüp de yaşamın asil hallerine kendine bırakmak ....

Vazgeçme ey gönül gönle giden yolu bilenden ve gönüllerdeki imana hasretle bakmayı ve duyguların kıymetini bilenden.. Öyle çok sev ki, dünyayı kurtaracak sevgiselliğin ilk dokunanı ol ve sevdaya dair akan her bir göz yaşının daha çok yolcu etmesi olduğunu anla, bil, hisset ve devam et...

Sevmek zor görünür önceleri , devamlılıkla iyi olmak zordur ; çünkü zihin olumsuz ile olumlu ayırmayı bilmez ve kalbinin duyamadığını da sana veremez ve duymakla başlayıp, duymanın ötesine geçtiğinde dahası olmaya kendiliğinden başlar ve zihnin bu sevgiye geçişi en kutsal dönüşüm yolculuğuna atlamaya benzer ve zorlar, korunmanın kaçmak olduğuna kodlanmış zihnin bırakmayı seçer olur ve affetmekle başlayan yolculukların devamında beklentisizlik vardır. Beklemek bir diğer zehirdir, zihni ve kalbi yavaşça tüketen ve yok eden... Sevgi öyle güçlü bir duygudur ki; kendi yolunu bulduğunda akışına yön vermeye hiçbir kuvvet mani olamaz ve sevgi yolu bulur,, ışık yolu açar ve koşulsuz sevmek kendi makamına taşır ve işte alemi cihanın , güneşin kalbinde alev alev ışıldamaya başlarsın derinlerden... Hakikat sarar , kutsar ve büyütür seni orada kendi huzurlu yolculuğunun baharlarında....

AŞK, seni tüketen değil, sen, hayata döndürendir ...

Mutluluğu planlayabilir misin? Mutluluk tüm sevgi anlarının bir araya topladığı o istisnai coşkunluk değil midir. ? sevmek bir asırlık gibi başlayarak ve sonsuzluğun büyüyen maviş bakışlarında devasa aşklara dalmak olabildiğince derine .... Şimdi toprağın asaletinde yaşama sürgün olmuş filizlere dokun ve gül kokusunun seni saran en has kokusunun iç odalarından başlayarak varoluşuna dolmasına izin ver ve yükselen varlık ateşinin aidiyetine varmasını izle..

Sevmek koşulsuz ve sonsuz ve amaçsız... Sevmek kendini öz hakikatının içinden ve evrensel akışın şifasındaki özüne varan yolculukta kendine katılmak .... Koşulsuzca sev, yaradılışının bağrındaki senin için yola çıkmış sen gibi olanla, sana dönecek eril olanınla birleş ve yeminin kalbinden olsun.. Özünden ve saflığının ışığından doğan sevgiden yak ışığını... Işığın sevgiden beslendikçe parlamaya devam edecektir ki vakit de artık sevgiyle coşmanın vaktidir....

Uyanışının öncesindeki rüyalardaki gibi hafiflikle yükselen duygularla uyandığında bütünlenmen ve kalpten akan tüm duygularınla yaşamının uyanışına sarılman ve aşkla parlaman dileğiyle.... Güvenin olduğun yerdeki ilahi aşkın içine sızan sihirli dokunuşuna ve bırak kendini kainatın çekimine ...

İlgili Yazılar