Sen İlahi olanın vücut Bulmuş Halisin...

....

Avukuantum
Avukuantum

Kuantum manyetizma, evrensel enerji,psikolojik astrolojik bakış , human design açılım, psikoterapi yöntemleri,. Spirütüel yolculuk…..

28 Mayıs 2026
0 dakikalık okuma

Pembe saksındaki karides çiçeği, diğer büyük saksıların arasında korunduğunu düşünüyordu.. Fakat arada kalmış ve güneş ışıklarından yararlanması mümkün değildi ... Günler ,aylar, mevsimler boyu soğuktan, sıcaktan uzak kalmıştı da yaşama dahil olamamıştı.. Sonra bir gün arada kalmaktan çıkarıldı daha ferah ve açıktaki bir alana alındı ; toprağı çoğaltıldı, dalları temizlendi, boyu demire bağlandı... Sonrasında sulaması düzenlendi önce, güneşi gördüğü saatler çoğaldı, akşam çiyini aldığı açıklıkta gökyüzünün özünü hisseder oldu ve dalları yapraklara büründü.. Çiçekleri çoğalıp renkleri daha koyu hale geldi. Yaşama tutunmakla kalmayıp, yaşama dahil olmaya başladı..

İnsan da böyle değil midir, hissediyor sandığı veya hissettiğini düşündüğü duygular ile saklanır kendi içindeki odalara ve mevsimler biter, tek bir zaman dilimine bürünür nefes alışları ve hissettikleri düşümcelerine yön vermeye başladığında varoluşun has alanından uzaklaşır, Yani "" kendinden uzaklaşır """, kendi merkezine değemez olur . Bu hassasiyette artışla beraber, aşırı duyarlılık getiriri,, Kendinden uzaklaşanın dili sertleşir, çünkü kendini de göremez olur ve kalbine duyarlı hale gelir... Yani kalbindeki acıyla veya zihninin acı olarak tasvir ettiği duygularla yaşam yolunda ilerlemeye başlar ... Anlaşılmadığını hissettiği için böyle düşünmeye başlar... Duygusal bağ kuramadığı için etrafındakilerle iletişim bağını kaybeder.. Duyguları dağılır ve böylece kendi de dağılır, hal ve hareketleri eserekli hale gelir ve yakınlık ve empatik içerikli tavırlara yabancı olur ... Yaşama doğru akmayı kaybeder. Akıntının yönü karışır ve değişir ... Güçlü görümceye çalışır, çünkü içten içe gücünü kaybetmiştir .. Merkezinden uzaklaştığı için yönü şaşmış ve zayıf manyetik alan çekimini bozmuştur . Çaresiz, soğuk, üşümüş ve yalnız hisseder olmuştur ve işte bu böyle akar gider.. Duygu durum bozuklukları başgösterir.. Şefkatsiz hissetmek dışa öfkeli ve huysuz tavırlarla sirayet eder... vsss.. böylece akım devam eder...

Oysa İlahi olanın saf ve düz hattındaki sade akışında ve sessizliğinin içindeki görünmeyen ama hissedilen maneviyatta yaşama dahil olmak zaten olandır . Ve insan olan, ben, sen, o ve biz hepimiz ilahi olanın vücut bulmuş halleriyiz.. Ne zamanki sevgiden geçemeyiz , onu sevmeyi unutmuşuz demektir ... Ne zaman ki şikayet etmeye başlarız, onda kopmuş ve güvenmeyi bırakmışız demektir.. Kendimiz için kötü söz söylersek yaradanadır lafımız, Ne zaman ki bir başkasına laf ederiz, o da yaradanın yarattığı ilahi nurun parçasıdır ve bu da yaradana varan bir ivmedir. Ne olursa olsun yüzün ilahi olana dönük olsun, yaradan affedendir...Yaradan nurlu ışığı ile nurani bir kucakta bizi tutandır.. Yaradan saf sevgi ile sevmeyi en derininden aşılayawnve varoluşu var edendir.. İlahi olanın saflığı ve aşkı merkezimizdeki titreşimin en güçlü alnıdır ve aşk ile var lığımızın kutsadığımızda hep var olduğumuzu ve sıcacık şefkatin bütünlüğünde varoluşa eklendiğimizi biliriz, hissederiz ve sarılırız sevgiyle kendiimize , birimize ve ötekimize , sevgi ve ilah-i aşk ile akışın kapsayan suretinde yaratıldığımız aşk-ı cihanla var lığımız bir birliğini kurar ve muhteviyatı maneviyat olan nefeslerimiz yaşamımıza öz suyu ile eşlik eder.

Pembe saksılı karides çiçeği de ilahi olan tarafından yaratıldı, tüm alem gibi ve sevgiyle yaratıldı... Nasıl ki bu çiçeğe bakım onu mutluluğu görülür hale getirdi. Biz de kendimize bakım vererek ve alemdeki yerimize ve aidiyetimize yerleşerek varlığımıza sahip çıkalım... Sevginin kalbimizde hüküm sürmesine izin verelim.. İlahi varlığımızın kalbimize yerleşmesine izin vereliim ve yaşamak için bize verilen nefesin bizdeki yaşamına dahline dahil olalım..

Basit mesaj şudur ki, Her şey ive bizler ilahi olanın aşk ile yarattığı nurlu ve ışıklı kalpten varlığı titreşen varlıklarız.. Ve ne eylersek hakka giden yola eylemiş oluruz, ve bize ne gelirse de haktan geliyor olduğunu hissederiz ve hakikatin her an her yerde olduğunun idrakı ile özümüzün saflığına yani merkezine sığınarak yaşama yaşamdaki yerimizle akmaya devam etmek de ilahi aşk bedenlerimize akıttığı yaşam iksiri olarak yine haktan gelir ..

Ve yine döner ilahi aşka varırız. Yol aşk, iz aşk, HER ŞEY AŞKTAN...

İlgili Yazılar