sonsuzluk kapısından geçin...
zamansızlığın farkındalığı ile hissedin kalbinizden akanları ve yolun götürdüğü yere sonsuzluğa bırakın kendinizi....
Kuantum manyetizma, evrensel enerji,psikolojik astrolojik bakış , human design açılım, psikoterapi. Spirütüel yolculuk…..

Sabahın 4 ünde yağmur sesinin ferahlığı ile devam ettiğim uykumdan derinleşen rüyalarımın huzurlu hisleriyle uyandım sabahıma ... Ve aktı içimden geçenler birçok dilde söz oldu, his oldu , titreşti her biri göğe ışık oldu...
""" değişmez dediğin değişir... geçmez dediğin geçer... bitmez dediğin biter.... herşey kendi akışında yönünü bulur ve zihnin dediklerinde kalırsan yol bulanıklaşır ve işte zaman orda başlar.... oysa ki zaman aslında öğretilen bir kavram... içinden geçtiğimiz an da olup bitiyor herşey, görünmeyen , bilenemeyen, sadece hissedilen an da yaşanıyor hayat.. dün, bugün, yarın hepsi an da ..... o yüzden anılar biriktirin, an larda yaşamı nefes olarak çekin içinize, sarılın an 'lara, en çok da sevin. sevgi yolunu bulur ve de sevgi kendi akımını yaratır. """
Sevgi yaşamı yaşanası, kalbi güçlü, zihni sakin kılar. Ruhumuzun sesini duyar ve de koklarız geleni... Tam da burda sonsuzluk başlar. An'da olanı kaydetmek ölmeyecek hatıraları yaratmaktır. yaşamı soluksuz kılacak her duyguyu serbest bırakmaktır. Hayat burada anlamlı olmaya ve de yaşamımızın bize ait olduğu hissini sıcacık hissetmemizi sağlar. Akıp giden her düşünce, her duygu iz bırakır ve de bu izler yolunu bulacak sevgi için hazırlıktır.
Ruhumun sıcacık bilişi ile gözlerimdeki derinliğe bırakıyorum kendimi .... orası ki; herşeyini başladığı ve de yaşandığını evrenin sonsuz kaynağıdır... Sinir sistemimin ani ve de dönüşümsel tepkiler verdiği bu günlerde gelen yeniliğe ve hızlanacak yaşam akışına ayak uydurmanın teslimiyet enerjisini veriyor ve de öğretiyor bize doğa.. kendi bildiği gibi geliyor yağıyor, esiyor, üşütüyor, ısıtıyor ve de değişimi gökyüzünden yeryüzüne indiriyor ve değişimi ilmek ilmek işliyor toprağa.. topraktan yükselene değişim bedenlerimize hazırlık evresi yaratıyor ve değişime doğru bir bir hareket başlatıyor... bazen hastalıklar şeklinde geliyor bu bazen durmayı sağlayacak her şekilde... durup dinlenmek de ilerlemenin başka bir halidir ve de bunun idrakı yavaşça işleniyor algılarımıza, hız bizi sararken kendi hızımızdan şaşmadan anın uygunluğu ve de akışın getirdiği ile demlenerek yepyeni başlangıçlara akmak vakti ve enerjimizi sömüren, enerjimizi yenilemeyen bizi beslemeyen herseyi geride bırakmak vaktimizi. biz seçmesek de bizim için sistem seçecek, kendi yolunu bulacak bizim olan ve içimizden dışımıza akacak hazır olduğumuz duygusal titreşimimiz ve de saracak bizi derin bir aidiyet duygusu.... içinde olduğumuz dünya ait olmamızı istiyor kendimize ve de yaşamımıza ve de hak ettiğimizi almamızı .... akıyor olanın bize gelmesine izin vermemizi .....
""Sevildiğimizi hissetmek için yararlı, faydalı, güçlü vs olursun diye öğretildiği çoğumuza ve de böyle yaşlandı birçoğumuz hatta ölüm geldiğinde de böyle olması nasihat edildi ve de miras bırakıldı atalarımızdan... "" oysa sevilmek için sevmek için çaba sarfetmeye gerek yoktur.... sevgi vardır ve de sarar ve de besler sadece kendi haline bırakmak gerekir vede var olana sarılmak gerekir. yaşamda varlığı en güçlü titreşimdir sevgi , gerçek saf sevgi. sevgi öylece vardır sıcacıktır ve de sarar iyileştiri. şifa verir ve de muhteşem hissettirir.zihnin hızına ve de iç içe geçen düşüncelere rağmen sevgi titreşiminde olmak zihninde doğru titreşmesine yardımcı olur ve ruhumuz kalbimizle an da en güzeli şefkatli elle bize tattırır. Duyularımızda ve auramızda yumuşak tatlı,şefkatli bir sinerji hüküm sürmeye başlar ve gençlik yerleşir yüz hatlarımıza, bakışlarımıza ve de ışık ile karanlık hislerimize renk vermeye başlar .... kendi ışığımızın renklerini görmemizi sağlamaya başlar... işte hayatıma bu yöne doğru evriliyor. zihin çağına doğru akarken hızla değişen sistem bizi alıp kendine benzetmeden kalbimizin bizi sarmasına izin verelim ....
SONSUZLUĞUN KAPISINDAN SEVGİYLE GEÇMEMİZ DİLEĞİYLE.....


