Sonun başlangıcı....
Nizamdan çıktığında nizama gelirsin.... yaşamın devamı sonlara bağlıdır... Sonlar başlangıçların temasını besler... Her şeyin sonu vardır .. vakti gelen biter..
Kuantum manyetizma, evrensel enerji,psikolojik astrolojik bakış , human design açılım, psikoterapi. Spirütüel yolculuk…..

Vakti gelen gider... Gidene dur demek, gidişleri ertelemek, sonları geciktirmek hepsi bizim kaybedişlerimizi artırır... Sonlar yaşamdaki bizim içimize giriş kapılarımızdır. SONLAR BAŞLANGICIMIZIN ilk tınılarıdır..
Yaşama akabilmek, kalbinde durabilmektir. ZİHNİN simülasyonlarından çıkmayı başarmaktır. Gözlerini kapattığındaki her şeyin anlamını yitirdiği o an daki hisle daha derine dalmaktır, dalabilmeye cesaret etmek ve adım atmaktır. Sezgisel bütünlüğün ayırdında olup içindeki bileni dinleyebilmenin şeffaflığındaki berraklıığı tutabilmenin seyrinde olmaktır yaşamın içindeki ses olmak... Yaşamın en derinindeki gizemin manevi bütünlüğümüzün bizimle olması ve hep olduğunu bilmektir. Derinden, hassasiyetlerden ve de benden ötedeki benden ....
İlk tohum halimize geri dönmek ve geri dönebilmek yaşamın bir mucizesi... tıpki bir bebeğin oluşumu gibi.... Her andaki saflığını, içimin saflığı ile bir bütün yapabilmektir ; varlığımızın saf yanını tutabilmek ve sarılmak sıcacık uyanışlardaki masumiyetin çağrısındaki gözlerdeki buğulanan sevgiyle ZEN olmak..
Öz hakikatimle, ilahi akışımda birleşmek.. Varlığımı adağım bu yolda, bildiğim ama unuttuğum hakikatımı ve hakikatları hatırlamaya alan açıyorum. Bilgelik ve bilginin rehberliğini ilahi bağlantılarımla şefkatle ve sevgiyle taşıyarak aktarabilmeyi alanıma çekiyorum.... Sadeleşmenin ve sadeliğin nazikliğinin asil ve güçlü görünürlüğü ile farkındalıklı anda kalma halimle bilinçli seçimlerimi yoluma yaşam yolculuğuma ve deneyimlerime ekliyorum...
Her birimizin rüyası ve de dileği ve de niyeti bilinçli yaşamak ve her anda ve hep huzurla ve iç huzuru ile bir bütün olabilmek ... Ve yapabileceğimizi hissediyor ve de biliyorum.... Kendi varlığımızın öz saflı frekansına dönerek yaşamın içindeki illüzyonları farkedebilmek ve de gerçekliğin hakikatini keşfederek hallerimize kendimizi eklemek mümkün, mümkündür ağlamam da sarılmam da, mümkündür kaçışın da kovalamam da.... AŞK hala mümkündür.....AŞK la nefes alan kalbimizin sevgilerde yol alması mümkündür . İLAHİ olan AŞK-ı diyardaki yolculuğumuzu hep saklı tutar ; ta ki keşfe açık hale gelelim... Yokmuşum ben gibi yaşamaktan vazgeçtiğimiz an da varlığımız ışıldamaya başlar... kalbimizin bin bir rengi içimizden dışımıza köprüler kurar...Derinlerden gelen mesajlarımız önce rüyalarımızla bize ulaşır. Sonra rüyalarımızı anlamaya ve rehberlik etmelerine izin vermeye başlarız ..Korkularımızla yüzleşip, içinden ve üstümüzden geçmesine izin verdiğimiz anda cesaret ateşimiz yanmaya başlar ve havanın berrak frekansı ile uçar gider bizden. Suyun eşsiz sevgi dolu akışkan frekansı ile ilahi akışın alanımıza ve bedenimize sevgi ve şefkatle inmesine izin verir ve de korkunun geçip gittiği alanda açıldığı izini görebilmek için iç gözümüzü kullanmaya başlarız ve sezgilerimiz rehberliğimizin kaynağından gelir.
Geçmiş ve gelecek arasında, şimdi ve gelecek anlara doğru köprü olacak zihnimizin uzay, mekan, boyut ve tüm enerji bedenlerimizden bize doğru akan tüm ilahi bağlantılarımızı , her yolun sonunda yine bize kalacak olan BİZ ile hizalanmasına ve omurgamıza köklensine izin vererek benliğimizin gerçekliğimizle birlikte bu diyara yerleşmesine de izin vermiş oluruz...
ZAMANI TADIYORUM AKAN KUMLARIN RÜZGARINDA,
UZAK DİYARLARDAN GELEN SESTEKİ BİLLUR PARLAKLIKTA VE EN NADİDE IŞIKLARIN IŞILDATAMASINDA ,
HAYATIN GİZEMİ ÇÖZÜLECEK BİR SORUN DEĞİLİDİR,
DENEYİMLENECEK BİR GERÇEKLİKTİR.
BU DURDURULARAK ANLAŞILAMAYACAK BİR YOLDUR.
YOLDA KENDİMİZİ AKIŞA BIRAKMALIYIZ.
ONA KATILMALIYIZ....
ONUNLA AKMALIYIZ...
SERBEST BIRAK SENİ, SENİNLE BÜTÜNLENSİN..
GÜN SOLUYOR ŞİMDİ, GECEYE TESLİM OL Kİ; GECE SOLUP GÜN BAŞLADIĞINDA GÜNELŞLE AYNI HİZADA YOL ALABİLESİN....
PARLA EY KALP, IŞIĞINI HATIRLA, DOĞDUĞUNDA OLDUĞUN HALIN SENİ ÖZLER, SENİ BEKLER....


