YANSIMALAR....

Öyle bir zaman gelir ki,her şey üst üste yaşanır ve bir sıkışma hissi ile bastırılmış tüm duyguların dışa vurumu bilinçle yönetilmezse hüzünlü zamanlar yaşarız.

Avukuantum
Avukuantum

Kuantum manyetizma, evrensel enerji,psikolojik astrolojik bakış , human design açılım, psikoterapi. Spirütüel yolculuk…..

26 Ocak 2026
0 dakikalık okuma
YANSIMALAR....

Hayaller kurup, şarkılar söylerken başladığınız bir günün akışı bozan ritmine takılıp tüm hislerinizin hüsran olduğu günler yaşamışsınızdır. Bazen süregelir bu yaşanılan aksilikler , bizden kaynaklı olmayan olumsuzluklar, birilerinin bencilce düşüncelerinin eylemsel sonuçları vs... işte tam da burda her şeyi kontrol edeyemeceğimiz gerçeği ile yüzeleşir ve de buna da can sıkarız. Oysa yapılacak en bilinçli hareket oturmak olanı izlemek ve de en iyi hissettirecek şekilde akışa tekrar dahil olmaktır . Olan olmuştur artık; savaşmak, mücadele etmek ,müdahale etmek, olanı olduğu hali ile dahil olmak veya aksi haliyle üstelemek ne fayda verecektir ki. Durup nefes almak ve de olana yol vermek akmasına izin vermek en güzel teslimiyettir. Çoğu zaman içsel bir yansımadır yaşadıklarımız. Bazen de bize bir ders,anlatı,öğreti ve de görmemiz istenen bir iz'dir. Yansıyan bi his, bi düşünce veya olabileceği biliyor olduğun halde kontrol edememektir. Her şeyi kontrol edemezsin ve her yerde olamazsın. Herkes adına hareket edemezsin, karar veremezsin ve de eylemlerden sorumluluk alamazsın. Bir olmak, ben olmaktan geçer. Olanlar her ne kadar dürtülü olsa da , nefes alıp sakince bakabilme kontrolünü sağladığında muhteşem bir hakimiyet kurmuş olursun ve gerçekten olanlar bir ders mahiyetinde ise sakin ve sempatik duruşun, anlayışlı oluşun içindeki o şarkılar söyleyerek başladığın güne dokunur ve senden yansıyan pozitif etkileşim ile etrafındaki herşey sakinleşip dengeye gelerek durulur tüm sular, berraklaşır ve de akış yeniden yoluna girer.

Yaşadığımız alanda öyle yoğunlaşmış koşuşturmalar içinde kalıyoruz ki; akıp giden zamanın bizden fiziki ömrümüzden gittiğini anladığımızda sadece ne çabuk geçti yıllar diyoruz. Yaşam bi şekil akıyor ve de akmaya da devam edecekti. Yaşamı sana ait değil gibi içindeki bir figüran olarak kovalamaya ve de hengamesine seni katmasına izin mi vereceksin; başka bir deyişle "" rüzgarı kovalamaya "" devam mı edeceksin ... Yaşam sahnesindeki yerini alıp, kendi benliğindeki akışı dışa yansıtmaya ve kendi hayatının kontrolünü eline alıp, kendi benliğinin, ruhunun ve kalbinin nezih ve saf ışığında kendince mi akacak ve sonunda "" iyi ki yaşadım "" mı diyeceksin ?

Sorulması gerekli birçok soru, cevaplanması gerekli birçok görü , his, düşünce ,atılan adım, içsel istekler ve de yaşamdan ne beklediğin, nereye varmak istediğin, atılacak adımlar, hayal kurabilmek, hayallere cesaret edebilmek, yolunu dizayn edebilmek, gelecek planları yaparken şimdiyi kaçırmamaya nasıl dikkat edebilmekle ilgili.: Ve daha böyle gidebilecek bir sürü cevap bekleyen soru ,öğrenilmesi gereken bir çok öğreti vs.... Var evet de tüm bunlardan önce cevap verilmesi gereken soru ""BEN KİMİM ? "" VE "" VE BU HAYATTAKİ YERİM NERESİDİR "" değil midir??

Kim olduğunun cevabını verebilmek öyle sanıldığı kadar kolay değildir.. Kim olmak istediğinle de ilgili değildir bu;senin, benim içsel kimliğinin, varlığının, esasının, doğduğunda olduğun kişi olduğun gerçeğine dönüp yeniden kendini inşa edebilme cesareti ve de gücüdür bu ..... sen kimsin? ben kimim? bu sorunun cevabı içtenlikle sorulduğunda ve de içtenlikle cevap arandığında öyle derin bir yolculuğa çıkarır ki seni; işte orda gerçekten tanıman bilmen gereken kişinin kendin olduğunu ve de kendini bilmeden bir başkasını bilemeyeceğini ve saf ve öz senin ne kadar öznel ve özgün ve de muhteşem biri olduğunu, arayışının kendin olduğu ve kim olduğunun keşfinin seni bambaşka bir noktaya getireceğini ve bu yolcuğun teslimiyetten geçtiğini derinden hissederek içsel keşif yolculuğunda tüm sorularının gerçek cevaplarını bulmak için yola çıkarsın...

"" Kaplumbağa metodu "" nu bilir misin? öylece oturur kaplumbağaları izlemek; onların hep bir istikameti vardır ve de hedefe gitmek için yola hep devam ederler, Acele etmezler, koşmazlar, paniklemezler, duygusal dalgalanma yaşamazlar, sadece devam ederler ve de yavaş olmak onlar için sorun değildir. Tek amaç hedefe varmaktır Bütün ve sağlam olarak hedefe varmak için yola çıkarlar ve de sadece devam ederler. Sakince, nezaketle kimseye bulaşmadan, onlara bulaşılsa de dağıtmadan netliklerini, sevgiyle, şefkatle ve de usulce akarlar kendi hedeflerine doğru ve hiçbir şeyim kontrol etmeye çalışmalar ve doldukları gibi olurlar, Gözlemlerler, görürler, ilerlerler.... Sadece devam ederler ...

Kim olduğunun ayırdına vardığında ve içinde, kalbinde bunu hissettiğinde ve cevaplarına ulaşmaya ve kalbinde ve zihninde kendini görmeye başladığında senden yansıyan her şey güzelleşir ve de sakinleşir ve de aslında acele etmenin gereksizliği, yavaşça tadını alarak ilerlemenin, sevgiyle kendini keşfederek kendine sarılmanın ve bir o kadar da yaşama ve yaşamına kendini yerleştirmek için de usulce ve şefkatle acele etmenin güzelliklerini de eklemeyi ve de yüm bunları yaparken de etrafına neşe saçarak, neşelenmeyi öğrettiğini farkettiğinde işte o zaman şarkılar söyleyen ruhunun seni dansa kaldırdığını da deneyimlemiş olursun.

Unutma her şey sensin, her şey senin yansıman .... """ YAVAŞÇA ACELE ET.... """

Sevgiyle akman dileğiyle ...

İlgili Yazılar