"""Altın Tohumun Akışı""" , Işığın Yolu...

İlişkiler kendimizi görebilme sahnesindeki aynalamalarımızdır ve her ilişki içindeki görebildiğimiz biz bir farkındalık ve de öğretidir..

Avukuantum
Avukuantum

Kuantum manyetizma, evrensel enerji,psikolojik astrolojik bakış , human design açılım, psikoterapi yöntemleri,. Spirütüel yolculuk…..

26 Nisan 2026
0 dakikalık okuma
"""Altın Tohumun Akışı""" , Işığın Yolu...

Uyanıştır.. ""Ben buyum"" dediğin kişi olmadığını, çık daha fazlası oluğunu anlamak ve hissetmektir. Gitmen gerektiğini anladığında ısrar etmemek , ilerlemen gerektiğinde seviye atlaman... Hepsi akışındaki ışığın seninle eşlik etmesine izin vermenin yansımasıdır.

Zaman içinde halı altına süpürdüğün her bir yaşanmamışlık, yaşanamamışlık, bastırılmış hale gelir ve dışa çıkmak için kendi zamanını bekler ve duygular bastırıldığında inanılmaz güçlü bir zehre dönerler.. Zehirlerler güzel olan herşeyi ... Bakışını, hissedişini, duyularını zehirlerler ve bir an gülerken dışa vurumu gerçekleşen o eski duygu kaçınılmaz dönüşüm başlatır.... Algısal bütünlük, bakışındaki noksanlık, tıkanık duygular ve karşına çıkan şansların farkına varamamak... Gerçek sevgiyi hissetmenin yollarını kapatmak ; Oysa her ne olursa olsun anında bununla durmaya izin vermek ve içinden geçmek, akarsunun önündeki taşı kaldırmak gibi hissettirir ve su akar yolunda ilerlemeye devam eder ve denize ulaşır, Altın akışın bedendeki karşılığındaki, akışın yolunu bulup bedensel hizalanma yaşıyor olması halinin Güneşin altın sarısı yaz titreşiminde olması ve çöl kumumun müthiş frekanslarının dalgalanmadan bağlandığı o aks hizası, evrensel akışla tam uyum demektir.... Ve işte tam da burada kendimize bağlılığın rengarenk dünyasındaki muhteşemlik her yeri doldurur ve kuşatır ceplerimizi Elmas yağmurlarıyla ....

Her ilişki bir deneyimdir ve her ilişki bize bir parçamızı hatırlatır ve bizi büyüten ilişkiler karşılıklı birbirine akan sevgi kanalları ile besleniyorsa bu ilişkiler hatırlamamazı sağlar, hatırlatmamızı sağlar ve ilerler yolunu bulur ve ömür yolculuğundaki nakışlarını güzellikle eylerler.. Kalplerin birbirine aktığı rusal ve mistik bağlarla bağlı aşklar yolunu bulurlar ve aşk daimi kalır ve yolda sevgiye dönüşür... Sevgi tek gerçek şifadır ve iyileştiren her haldeki simyası ile dipten, derinden, karanlıktan ve de daha içerden en has olanı açığa çıkartır ve ışık yolu bulur.. SEVGİ IŞIĞIN YOLU, IŞIK SEVGİNİN YOLU ve dışardan parlayan yıldızın her halinde olmaktır. Bu ilişkilerde herler açık yaşanır ve her duygu hissedildiğinde açığa çıkan tüm beraberindeki düşüncelerle açılır, arınır ve çoğalır ve de temizlenir ve aşk sevdaya döndüğünde yollar illa ki kesişir ve her akış birbirini bulur...

Tabiii sürekli, bir tarafın feda edildiği veya feda olduğu ilişkiler de vardır ve bunlar sorunların başıdır...Sınırlarım deyip, hayata dar çerçeveden sadece yüzeyden bakmanın adımlarıdır bunlar ve kendi sınırlarını sadece yönetebilmek ve kontrol etmek için kullandığının farkına dahi varmaz çoğu zaman ... Bu sınırlar narsist, baskıcı ve tek taraflı bir alıcılık ve bunların hepsini tek tarafın vakitlerine göre deneyimleten bir ilişkinin al-ver dengesi bozulmuştur . Ve bu hallerdeki yüzeyden kopuk taraf kalbinin kırıldığı her akan anlayışlında kalbinin bu dünyadan, kendinen ve gerçekten sevgiden uzaklaşmasına doğru bir yoldur ve kalbin durarak ölümün bedene ineceği bir akışa bırakan bir zihin yapısında darlalan bir düğümün içindedir... Kendinden kaçıp yalnızlığında duramayan ve sürekli ilişkiler içinde girerek kaçtığın sen yüzleşmelerini ertelemek için daha büyük bir sınava tabi tutarsın kendini ve çıkman gereken ilişkiden, düzelir vaadiyle kendini haps ederek kendini feda edersin :, ve ne için? bunun cevabını tam da alıştığın esaretin içinde aniden karşına çıkan gerçekten anlaşacağın, anlayış ve akışın tam olduğu o aynı frekanslarda dalgalandığın kişi ile yolların kesişir olduğu düzendeki hizada ve ruhunun hazırladığı yola girdiğinde cennete geçmek istediğini farkedersin ve işte uyanışlarının devamınıdaki açılımlar başlar ve işte orada karanlığın içindeki sen aydınlanmaya başlarsın ve de her şey yeniden başlar ve yılların getiremediğini bir an da ruhunun derinliğindeki o saflık getirir ve işte herşey yeni baştan yine başlar ve yeni sen oluşmaya başlar...

İlişkiler yazmakla bitmez, her ikili iletişimin kendi diyaloğu ve de frekansları olması da çeşitliliği artırır ve İlişkiler sadece yüzeydeki ilerleyen yolun yol analizleridir... Derinliğin içindeki bize daha farklı keşifleri ve de analizleri ile yolculuğun seyrindeki titreşimleri olacaktır ve herkese değecek dokunuşlar yapmaya devam ediyor olacaktır ...

İster Alim, ister astronot, ister yazar, ister ressam , istersen ülkeyi yönet,, vs.... Kendi zihninini yönetemeyen ve eğitemeyen birey gelişmeye kapalıdır ... Kendi duygularıyla kalamayan ve duygularıyla bir olamayanlar da ruhunun ve kalbinin sesini duymaktan uzak olmayı seçmiştirler .. Kim olmayı seçersen seç, sen olmadan da öteki de olmaz ve birin azmi kollektife bulaşır, bizin içine atılan bir damla sevgi kainata yayılır... Deneyimlerimizin bu hayata hatırlamaya geldiğimizin bizin sınavları olduğunu farkedebilmek dileğiyle ..

İlgili Yazılar