Anlamlardan kurtulmak....

Yüklenen anlamlar veya anlamlara bağlı tutulan kabüller; bastırılan benliğe dönüşür ve bir gün ışığa çıkmak isteyen benlik seni zorlar...

Avukuantum
Avukuantum

Kuantum manyetizma, evrensel enerji,psikolojik astrolojik bakış , human design açılım, psikoterapi yöntemleri,. Spirütüel yolculuk…..

7 Mayıs 2026
0 dakikalık okuma
Anlamlardan kurtulmak....

İçinin izah edilemeyen anlam kavgası, dışının anlayamadığın düzensiz dizimine dönüşünce ne oluyor dersin ve bu olanların içinden dışına taşan titreşimsel dalgalar olduğunu anlamakta gecikirsin ...... Sonra yüzleşmelerin başlar ve bu bi r arayışa dönüşür .....

İzlediğin filimden, dinlediğin müziğe kadar anlamları kadar değer verdiğin seçimlerinden tut da; seçmene fırsat vermeden giyindiğin duygularına ve düşüncelerine adım attığın her an da anlamlar yüklemeye çalışıyor olduğunun farkına varmanı diliyorum?

Bilinçli veya bilinçsiz yaşamın içindeki geçtiğimiz her an 'da farkındalıklı bir adım atmak mı? anlamlar yükleyerek buna hazır olmak mı? Yoksa anlamını kabül ettiğinde mi anlamlarla barışmak mı?? .... Neden her olan bitene anlam yüklemek zorundasın ?? Hissettiklerinden duyduklarına değin, gördüklerinden okuduklarına dair her yeni bir şey zihninde anlamlandırılamazsa olumsuz hissetmeye ve de karmaşık düşüncelerin yer tutmasına neden oluyor ...

Her yenilik bir kabülleniş bekler... Her yol yeni bir adım atmayı.... Yolda ve yolculukta kendine refakat etmek kadar güzel birşey olmadığını hissedeceğin o yere doğru yol almanın tadına varmaksa en şahanesi... Tüm bu döngüler, hayat aleminde yaşam yolculuğuna dönüşür ve eklenir ve esnemeye müsait olduğun kadar ilerleyebilirsin ve zaman mekan algısına sabit bir tutunman varsa ancak zamanın takibinde güneşlenebilirsin ..... Yolun içinde yolun ve yolcunun kendin olduğunun idraki tam bir mana ile sende bütünleştiğinde har halinle kendi varlığında gülümser ve yoluna revan olursun.... İşte tam burada anlamlardan ve anlam yükleme beklentisi ve zorunluluğu hissinden feragat ettirirsin zihnini ve orada özgürlük başlar .....

Arayışın, kendindeki o eksikliği tamamlama güdüsü ve kaçar adım iç sesinden ve varlığının ait olduğu alemi dergahından uzaklaşmaya çaba sarfetmek için sürekli bir meşguliyet buluyor olmak yorucudur ve tükendiğinin farkına bile varmadan kendi yörüngede aynıların tekrarında dönersin... Ve bir gün kendine bir bakış atmaya karar verdiğinde ilk kızdığın yine kendin olur da bu kızgınlığın dışına yansımasına tanık olursun önce ve durup dinlediğin kendi ruhunun kalbine fısıldadığı o sese özlemle sarılmak istersin de ; yapamazsın !!!!!!! ve o sesin """DUR, YAVAŞLA VE İÇİNE DÖN""" davetine icazet etmek için uygun zamanın sana gelmesini zihninde bir anlam ile bulmaya yönelirsin ...Zihninin haritasındaki komut verme süreci hep bir geciktirme prosedürü çalıştırır ve bu halin yorgunluğu bedensel bir tekleme yaratır ...

Zihnin anlam bulmaya çalıştığı her halin ve her an 'ın; kendinle olma hallerin ve dış dünya alemi ile etkileşimlerinin anlamla buluşma süreci yorucu ve de geçişkendir . Bu anlam kanalı kendini anlamana engedir. ...

Anlamlardan kurtulmaya cesaret ettiğinde ve buna doğru yol aldığında tüm yollarının sana çıktığı başka bir keşif alanına dalar, yaşam yolculuğuna daha derin bir katmanda; manaların yok olduğu alemde ilah-i aşkın yollarında devam edersin ve oradaki kendinle kalma dürtüne teslim olur ve de orada denizlerin akışına teslim olur ve tuzlanma oranı suyun sertliğine bırakırsın...Su daki bilgelik , havanın kendi ve özgür esişleri, ateşin har alevindeki dolu dolu aşk sarışı ve toprağın içine aldığını dönüştürebilme gücüne teslimiyetin manalar aleminde takılı kalmaya yeni bir bakış açısı kazandırdığı yeni evreye geçersin ve bu evrenin en has alanında yolculuğunun sevgiyle yürüyeceğin senin kalpten alanına doğru koşmaya başlarsın .. Ruhunun uçuş uçuş sevgi ve şefkatle kurduğu bağın en renkli hallerine doğru yolculuğun başlamıştır ..... Anlamlardan kurtulmanın verdiği özgür ve masum ton yeniden doğuşun ilk uyanış yaratımı ve ışığıdır ... İşte burada bir ömrün tüm arayışları yönünü bulur ..

Bir ömrün tüm yolculuğundaki en büyük varış kendinedir ve kim olduğunu bulabilmektir.

""KİŞİ BİR ÖMÜR YOLUNDA, KENDİNİ ARAR VE KENDİNİ BULAMAYAN KİŞİ, TÜM ÖMRÜNÜ BEYHUDE TÜKETMİŞ OLUR VE BİR YAŞAM YOLUNDA BİÇARE KALIR..."""

Anlamların esaretindeki tutsaklığın bitip, kalbin baharlarında yaza çiçeklenmek ve her mevsimin dallarındaki renk renk ve türlü türlü tütsülenen başlaşan yaşam formlarını hissine bürünebilmek bütünlüğüne varmaya doğru ...... ESAS HÜRRİYETİN KAPILARI BURADA AÇILACAKTIR.....

İlgili Yazılar