Baktığın yön de sensin, baktığın yer de...

Sana seni aynayla anlatacağım. Aynadaki yansımandaki sonsuzluğa uzanan her hücrenin dönüşen asaletini ve de merkezi de kaynağı da sen olduğun gücün timsalini..

Avukuantum
Avukuantum

Kuantum manyetizma, evrensel enerji,psikolojik astrolojik bakış , human design açılım, psikoterapi. Spirütüel yolculuk…..

23 Mart 2026
0 dakikalık okuma
Baktığın yön de sensin, baktığın yer de...

Uykusuzluğun derin yollarındaki fark edişlerdeyiz.. Zihnin manipülasyonundaki işaretlerin pusulalarında ... Yönünü veren ışığın takibinde, yolun da yolcunun da biz olduğu her anın keşfine eş dergahındayız. Gök yüzünün karanlığını içindeki karanlığı açılımlarda ışığa dönüştürken, ateş enerjisi ile yanan göğün içimize bıraktığı ateşi de usül usül eriten ve soğutan sağanak yağmurların arındırdığı muhteşemliğin keşfindeyiz. Bir huzurun nurlu inişi bu ve hissedişlerin en yücesi bu... En renkli barikatları yücelttiğini söylerken, düşler perisinin büktüğü rüyaların kurduğu alemi diyardayız. Alemlerin perisi ben sen ve biz, alemlerin kraliçesi benden ve biz , merkezi benden ve biz kaynağı ben ,sen ve biz ,gücü benden ve biz ... Işığın yaratıcısı saflığın özü ve de ezelin sesindeki ışıl ışıl aşk kokan o devasa kalplerdeyiz şimdi.... İnsin şürekasını bıraksın da yüreğimize bahçeler kursun yaradanın sihri.. HAYALLERİN DERYASINDAN GERÇEKLİĞİN MİMARİSİNE HOŞGELMİŞİZ.... .Ruhumun melodisinin söz olduğu içimin akışının seslerindeki valsa kalkan frekansa dönüşen duygularımın göğe yükselişine kuşak olan benliğimin şevkindeyim....

""" değişimin dönüşen renklerindeki, maviye çalım atan peri tozunun sarısının sardığı pembişlerdeki asaletin o eşsiz kelebeklerin kanatlarına taktıkları aşka sürgün olma haline aşkla bakar mısın, o aşk gözlerimden sızar da süzülür usülce gözlerine kaçar.... Yeşilin dönüşen turkuazındaki diplerin buğusundaki inanılmazların görsellerine coşar sesimin uğultusu.. tepelerden aks olur vadilere dalgalanan bir türkü ... Oysa ovalara yayılan oba ekininin yanak okşayan buselerindeki toprağın mayası değil midir bereketini yüzümüze ve de rahmimize akıtan... yaratım gücünü akan içsel huzurumuzda bulan ve türküleri salıncak müziğine dönüştüren benim eşim olan ben,; ruhum esintisinden beslenen içimdeki eril ve dişilin kavuşması hali, o farkındalıklı eril enerjim.. Kutsal mabedimdeki bütünselliğim. Ekinoksun verdiği o eşit 2 ye bir olma halm... Özel özgün ve de uçuşan kanatlarımın pırpır eden sevdası... BİR PERİ TOZU MİSALİ SERPİLİRİM, YAĞARIM HER AN HER ERİN DİLİNDE , DÖNÜP GELEN HER EŞİĞE SARILIRIM, AYARIM KENDİMDEN BİLİRİM ve selam olsun yaradın bahre gönlüne eş tüm sevgilere derim.... """""1

Aşkın en olgun halini yaşamanın doruğunda olmanın tadında olman dileğiyle; her hissin dışarıdan bir karşılığının bulunmadığını kabüllenmektir gerçeklik yansıması ... Oysa senden sanadır bu ışık yolu ve de yansıyan da seven de kutsallığın perdesini açan da sensindir.... Ve bil ki baktığın yerdeki de sensindir...

Sevgiyi ruhunda seslendirmeye başladığında , sesler fazla gelir , her yer fazlaca gürültülü gelir de içinin en sessizliğine gömülür de kendinle kalmanın her haline yanarsın.. Sonra kuşların sabah sevişmesi, güvercinlerin camda dansı, AŞKA YELKEN AÇAN LEYLEKLERİN BULUTSU SARIŞIKLIĞINI İZLEMEK ... yaşamın her halinin daha önce farkına varmadığın o temasa meyilli enerjisindeki gizli aşkı görmeyen duymaya ve hissetmeye başlamış olmanın en derin halinin içinde yarattığı kalabalığın masum aşkı ilan ile havalanan eteklerinin çalan zilleri ve kıvırcık saçlarının buklelerine sarılan rüzgarın tatlı tebessümü .... AHHH BELİNDA.... sarılsam incecik beline sarhoş olsam o tatlı dilinde .... İşte frekansa yükselmek... varlığının, aidiyetinin o güçlü safi aşanın aşkla dolmaktır.... "" ÖZÜ BİR KEZ HİİSSEDEN RUHİ ARTIK KELİMELERE SIĞAN HİÇBİR YERLE YETİNEMEZ.... """"içinde neyin gerçek olduğunu bilen ve sana fısıldayan o ses seni sana kavuşturduğunda dünya yeniden senin için kurulmuş olur....

Gökyüzünün ateşi, harı bugün yakıyor bilenen düzenleri, insalığın gördüğünü i bildiğini ve de düne aitolannı, eskiyi ayırt etmeyi kokla artık.... eskiyi ayrıştır ve de yak gitsin... yanan gözlerin içindeki o muhtelşemliğe doğru yana yana yol al bil ki göpün suyu denge için gelir soğutur nadasa bıraktırı ve de toprağa bir ekin daha salt ve süregelen biter, yenilik hüküm sürere. bil ki seni sen de gördüğün rüzgarlar da aşka sürüldü ve ve yeni fidanlar için yapılan aşılamlar hepsi tamam hızlan ve uçu uçurtma misali , hökyüü en şık dansını görmeye hazırlanıyor ....

Öyle sen ol ki , seni yeniden tanısınlar ....Baktığın gördüğün bildiğin bu kez ruhunun melodisinden gelsin ve peri kızı seni seninle süslesin... saçına papatyalardan taçlar, boynuna gelinciklerden kolyeler giysi olsun .... bulutlar sarsın seni... toprak yeniden beslesin ve de gizlilerini sürsün bedenindeki görülememiş mabedinin bağrına doğru ....

Cesaret et, tutkunu serbest bırak, parla sonsuzluğun büyüsü bakışlarına takıp... Ey gönlünü gönlüme yazdığım gel de şu sa ışığımı harlamama ahenk ver .... Kalbimin masalına düşlerimin sürümünü ekliyorum.. SONSUZLUĞUN tüm kapıları şimdi göğsümün göğünde benim için sana doğru açılıyor..... Sevgi yeniden yaratıcı güç oldu... Uğurlar olsun....

İlgili Yazılar