Bir Kendillik Hikayesi...... ( Bölüm 2 )
Hikayeler zamanla değişir... kendini anlama yolculuğunda olmak hep daha derine inmeye devam etmektir...
Kuantum manyetizma, evrensel enerji,psikolojik astrolojik bakış , human design açılım, psikoterapi. Spirütüel yolculuk…..

Periliçe devam etti akmaya..... Akışına bıraktı kendini....
Nereye eser bu deli sevgisi hiç düşünmedi ve hayranlıkla izlediği aşka teslim duygulara bıraktı kalbini … Yine bir kendinden vazgeçişin ilk satırlarında içine bir bakış attığında ruhunun son bir iteleyişi ile, kalbinden gelen sesle ve kendini İngiltere'ye attı ve de şehir değiştirdi, ruhunun kraliyetine adım attı, müzeler dolaştı, saraylar dolaştı, masalsı bir şehrin taş sokaklarını ilmek ilmek dokudu, sisli gökyüzüne günlece baktı... Güneşin saklı pırıltısına hasret kaldı çoğu zaman, amansız gelen soğuklara farklı baktı,, ve aristokrat çevre, gülmeyi bilen insanlar, bir tarihin izlerinde yaşama devam eden ezeli ile ebediyeti akan, belli bir muhit i tadarak bildiklerini değiştirdi…. Ona iyi gelecek denilen her şeyi yaptı ve de kariyer uğruna yollar katetti ve de kaçtığına yani kendine 1 adım yürüdü. 2 sene kadar kendini bir arayışa bıraktı; kendi iç yolculuğunda ilme ilme kendini aradı, her nefeste bi adım attığını sanarken yine bir duygusal buhranda yenik düştü kendine ve kendini yine bir kuyuya bıraktı ve hayranlık sevgi imiş gibi hissetmeyi seçti ve de sevgiyi yaratmaya çalıştı, kendine yuva olmadan başkasına yuva olmaya yol oldu ve de beslenen bir kalbi düşünmeden, kalbini ruhunu ve bedenini adının ne olduğunu bile bilmeden sevgi dediği bir duyguya ve beraberliğe teslim etti ve bir önceki duraktan daha dar bir duraktaki eskimiş, dalında yaprak açmayan bir ağaca kendini astı ve de dönüşülmez yollara girmeye cesaret etti..
Yanılsaması sevgiyi fiziki bir varlıkta ve de başka bir kalpte aramaktı. Kendi iç sesine ve ihtiyaçlarına sahip çıkmamaktı ve de duygusal sorumluluklarından kaçmasıydı. Ruhunun kendine eş ruhunu bulması için sabretmekten kaçınmasıydı. Ne iç ne de dış sesini duyabilecek es leri kalmamıştı ve ruhunun sesini hissetmekte zorlanıyordu artık; kendini başka bir hayatın mimarı yapmıştı ve de kaybolmaya devam ediyordu. Kendi hayatını değil başka hayatları yaşıyordu ve de hizalanıyordu. Ya da hizalandığı yanılgısına inanmaya çalışıyordu. Azaldığını anlamamak için kendine bi sürü bahaneler üretiyor, adına aşk diyordu ; oysa ki aşk dediği yatağında tutku ile sarmasını beklediği aşkına sürgün olacak prensi hayallerinde idi sanki. Periliçe kendi hayatını yaşamayı bırakmıştı.. O ise eve dahi gelmiyordu ve kurban psikoloji içindeydi Periliçe... Kendine verdiği zararın boyutları telafisiz gibi hissettiriyordu içinde olduğu o alan. O kadar güçsüz ve de güvensiz hissediyordu ki o kuyudan bi çıkamadı ve de çıkmaya da cesaret edemedi her nedense ve yıllar akıp geçti; annelik arzusu depreşmişti Periliçenin.... pamuk bir prensesi olsun hayali vardı hep, ona taçlar taksin giysilerle süslesin.. Allasın, pullasın sarmalasın.... içindeki çocuğu, kendi çocuğu ile beslesin, büyütsün isterdi hep ve çocuk sahibi olup yaratmak istedi bu hayalini de işte nu hayalide olmaz oldu. Kendi isteklerinin yaşanamadığı; kendi adına kararlar alınamayan bir hayatın içinde gibi hisseder olmuştu Periliçe ve bataklıkta her an daha dibe çekilir gibi hissediyordu. Kilo almaya ; yaşlılık belirtileri göstermeye, pre-menopoz sendromlarına girmeye başlamıştı. Psikoloijk olarak tüm çöküş hallerini yaşamaya ve de spirütüel olumsuzluk anlatılarının ve ruhun bilinçaltında, ters etkenlerine sarılıp verdiği tepkiler ile hastalıklar yaşamasına ve de Periliçeye ait olmayan tüm enerjisel çarpma etkilerini yaşamaya başlamıştı. Bi şekilde bilgi sisteminde var olduğunu anladığı kayıtların içeriği eror vermeye başlamıştı beyninin içinde ve etrafına bakmaya işaretler görmeyi dilemeye başlamıştı. O günlerde umut veren bir haber içindeki baskıyı gözyaşları ile hafifletti ve hisleri yeniden aktifleşmişti. Kardeşi baba olacaktı Perileçenin.... Hayatının kıymetlisi baba olacaktı ve o minik varlığın annesinin karnında var olmaya başladığı haberi Perileçe'nin içindeki sessizliği dürtelemişti ve haberin etkileşiminin ilk anları onun içimdeki bilgeyi dürtmüştü ve işte ilk gerçek uyanışı minik bebek""" KUM TANESİ """'nin dünyaya gelmek için yola çıktığını öğrendiğinde başlamıştı.
Doğumu ile Periliçeye ilham olan o küçük mucize bebiş Periliçenin yeniden başlangıcıydı… Ve işte hikayesine başlamaya yakındı ….
O minik bebeğin yaşama gelecek olması yepyeni umutlara doğru yelken açtırmıştı yüreğini. Yeniden baharlar gelmişti içine ve yanında olduğu hayatlara ilk kez kim bunlar diye bakmaya başlamıştı. Ben kimim ve neredeyim sorguları başlamıştı. Bu kadar derin bir iç sesi hiç olmamıştı o ana dek. Hayat ona en derininde el uzatmıştı. Başla "" PERİ KIZI "" diyordu… Kendine yeniden başla ve sev kendini ve ilk kez kendin ol. Bu kez kendin için yaşa hayatını, yaşam yoluna gir. Cesur ol ve ayağa kalk ; güçlü olmak zorunda olduğun için değil, sen olduğun için ve yaşamda varım demek için ….. Yola çıkma vaktin geldi, diyordu o minik mucize bebek ve sürece doğru yol alırken, ana rahminde büyüyen o minik varlığa tutundu periliçe ve onla büyümeye başladı ve gün geldi doğdu minik onunla nefes aldı, onunla güldü ve ve onunla emekledi ve onunla yürüdü ve ilk kez yaşam yolculuğunun amacının saf sevgi ile sevmek ve karşılıksız, koşulsuz ve de şartsız sevmek olduğunu farketmeye ve de hissetmeye başladı. Sevdikçe sevdi ve sevgisi büyüdükçe kalbi açıldı ve de sevgi parçacıkları eşşiz bir büyüklüğe uzandıkça kendi içine yolculuğu onu içine çeker hale gelmişti ve işte bir sabah yoluna koyuldu Periliçe be kendine doğru harekete geçti ve ait olmadığı hayatlardam gitmeye karar verdi ve ben gidiyorum deyip gitti. Bir bitiş gibi görünse de yepyeni bir başlangıçtı aslında ve kendine başlamanın en derin sonunda idi. Bu bir ölümdü çünkü...... Ve yaşarken ölmeyi seçiyordu PERİLİÇE ; o ana dek bildiği her şeyi ve öğretileri ve inançlarını ve inandıklarını ve kendine doğru bildiklerini yıkıyordu ve de ıssızlığın ortasında yapayalnız yeniden bir yolculuktu bu başlangıç ….. İlk kez korkmadı ve de cesurca adım attı kendi olma yolculuğuna ….
O günlerde bu iradesine sarılmak için bir sembole ve de bir işarete ihtiyaç duyar olnuştu. Alışkanlıkları ve zihin kalıpları onu alışmış olduğu, bildiği kalabalığa ve de onu o gümlere getiren oyunlara çekiyordu. İtici güç çok kuvvetliydi. İçindeki AŞK da çok güçlüydü ve kendine yön vermek için bir işarete ihtiyaç duyuyordu ve sol bileğinin sol yanına 2 kelebek çizdirdi. Yaşamda kendini kapattığı kalıplarının da bi yıkımı idi bu ve kendine ilk dövmesini yaptırdı. KELEBEKLERİ vardı artık; bir nişane gibiydiler onun için ve onun hayatının start işaretiydiler…. Kendinden kendine dönüşü anlatıyorlardı ona ve onun için anlamları o denli büyüktü ki…….. Kelebek ; yunanca da “ruh “ anlamına geliyordu. Ve Ruhunun yolculuğu, rusal yolculuğunun başlangıç aleviydi bu nişaneler ve onun hayat felsefesinin de yaratıcı resmi idiler ve artık solunda ait oldukları yerde idiler. Her geri dönüş sancısında, bildiği kalıpların zorlu savaşlarında bakıp hatırlatıcı olarak kullanacağı o nişaneler onu şimdide tutuyorlardı ve “KELEBEKLER ile AN “ işte o vakit kıymet kazanmıştı. Her şeyin yaşandığı o anlar vardı artık. Dün bitmiş ve de bu günde yani o anda durabiliyordu ve kendiyle kalabilmeleri , iç sesini duyabilmeleri ve de kalbinin ritmini hissedebilmeleri işte orada başlamıştı.
AŞK kadınıydı PERİ KIZI ; içinde duyguları ile yaşayan, duygularını dolu dolu coşku ile yansıtan ve sevdi mi sarılan ve her şeyiyle, her şeyine sarıldığı bir tutku dolu varlıktı o . Aşkı, aşk ile yaşar, öyle saf ve derin yaşar ki; her anında, her soluğunda, uykularında, uyanışlarında ve her halinde yaşardı duygularını, öyle yoğun olur ve de bağlanırdı ki; hayata dair olur sevdiği ve o , biz olmanın en hakiki halini yaşar ve yaşatırdı ve o eşsiz ve derin sever ve sarılırdı sevdiğine ve kalbine ve kalplerine sahip çıkar.. Güçlü sever, cesur ve her şekilde sever o . Aşk için aşığıma aşk ile tapar, titretir kalbine kalp olanın içini. Sevgi, bu alemin en derin ve en şifalı duygusu ve evreni sevgi iyileştiri, bizleri de iyileştirdiği gibi. Sizleri de iyileştireceği gibi....
DEVAM EDECEK........


