Hatırlamak...

En çokta kendini unutur insan ve kendini bir başkasının hatırlamasında bekler.... Oysa en çok da kendine olan bağlılığın yavaşça çözülmesi değil midir korkutan?

Avukuantum
Avukuantum

Kuantum manyetizma, evrensel enerji,psikolojik astrolojik bakış , human design açılım, psikoterapi. Spirütüel yolculuk…..

19 Mart 2026
0 dakikalık okuma
Hatırlamak...

Varlığını başkalarının dikkatine, başkalarının hafızasına bırakmak kendinin merkezinden çıkmaktır ve de en çok da kendine olan kıymetinden vazgeçmektir. Kendin olmayı unutursun da, bir başkası üzülmesin diye o başkasının her haline yanarsın ya... Sonra da bir mesaja, bir aramaya ve de bir söze bağlarsın kendi varlığının değerini. Ve o mesaj gelmezse değersiz ve unutulmuş hissedersin ve de bu sorun olur. Oysa o mesajın gelmemesinden de daha derin bir kayboluşun içindesindir de farkına varmaya niyet edemiyorsundur ve bu kayboluşunun da kendi varlığından ve kalbinden kaçısının bir sonu olmadığını anlamaya başladığında o gelmeyen mesajın da gelmemesine sevinmeye başlayacağın iyiki ler gelmeye başlar....

Karşına çıkan her benzer olay, anı, düşünce, kişi, her rüya, her his, dışarıdan gelen yeni kişi değil, içinde tamamlanmayı bekleyen bir parçanın çağrısıdır. Duygular ağır geldiğinde , kendini zihninin hapishanelerine kapatır da anca çıkmaz yollara daha geniş çıkmaz sokaklar eklersin de bunun dahi farkına varmadan karanlıkta ilerlemeye devam edersin... İçine çekilmek isterse ruhun izin ver, kendi alanında kendinle yalnız kal ki içinin ihtiyacı olan huzura doğru yol alabilesin... Eski ilişkilerine, gidenlere takılı kalır insan en çok, oysa gidene yol vermişsen bu gün artık onu tutmanın seni sana geciktirdiğini hissetme vaktindir. Biteni göremeyen sen bitirmemeye çalıştığına kendinden vermeye devam ediyorsun artık anla ..Yaşanmışı tekrar yaşamak, bitene ve gidene geri gel bir şans daha demek içinin, kalbinin kırık döküklerine daha fazasını eklemek demektir. ve buna hiç de ihtiyacın yoktur .... Farkındalıklı seçimlerle kendinle kalmayı seçersen çok daha iyi bir dönüşüm seni bekliyor olacaktır.

Şu an zihininde tekrar eden düşünceler gerçekten ne zamana aitler ? Yarım kalan duygularının sana kendilerini tamamlatma çağrısı mı bu yoksa ? zihninde geçenleri yazmayı bir dener misin lütfen !!! Bakalım hayır ben düşünmüyorum artık o günleri derken aslında nelerle yüzleşmekten kaçıyorsun ???

Anlamaya çalıştığını söylerken, aslında neyi kontrol etme çabasındasın ve gerçekten kontrolü bırakırsan hangi gerçek açığa çıkacak ** İzin verir misin !!

Geçmişte sustuğun , ifade etmediğin yada bastırdığın hangi duygu gün içinde farklı bir formda kendini gösteriyor. ??

Birine veya bir duruma bağlı kalmanın asıl sebebi sevgi mi yoksa tanıdık olanı bırakma korkusu mu ?

Kendinle ilgili hangi hikayeyi artık taşımana gerek yok?

Kalbinin söylediklerini neden zihninle sabote etmek istiyorsun?

Seni seçimlerinden alıkoyan o bağ ne?

Bugün şimdi içsel serbestliğe varsan neler değişirdi.?

Okumaktan bile kaçınasın bir dizi soru gibi görünselerde; Hepsinin ortak noktası senin içindekilerini görmeye izin vermen olur. Her biri muhteşemliğin ötesindeki senin mucizevi bütünlüğünü yeniden hatırlamanla ilgili. Yaşam her an ında ve her noktasında güzellikleri barındırır ve de bu güzellikler yol kenarlarına serpiştirilmiş renkli kasımpatıları gibi kokarlar, Her birinin buğulu güzelliği ve de eşsiz halleri vardır. Her şeyi yaşamaya gerek yoktur, bazı şeylerin anlaşılması da yeterlidir. ""İyiki ben yaşamamışım "" dediğiniz başkalarının yaşadıkları deneyimlere şahit olduğunuzda alternatif bir yaşanmışlığı kendinizde yaşamış gibi fark eder ve gerçekliğinize dönüştürürsünüz. Kendi yolundan aldığın bir yüke dönüşür işte o anda bu farkındalık.

Her yaşam deneyimi farklı gibi hissettiren enerjilerle başlıyor ve aynı noktaya geliyorsa burada durup bir daha bakmak gerekir. Hangi hisssin bu aynı merkeze çektiğini iyice anlamak gerekir. Bu duyguyu çözdüğünde artık aynı yaşanmışlıkları farklı gibi algılamayı da , yaşamayı da bırakmış oluruz.

Günümüzün en büyük sorunu, aşırı hızlı hareket ederek her şeyin hızlıca geçmesine seyirici olmaktır. Seyirci olduğunun kendi hayatın olduğunu idrak ettiğinde ,artık seyretmeyi bırakıp, dahil olmaya başlarsın.. Ne zamanki hayatına dahil olursun, yaşam seninle birlikte akmaya başlar ve hayata dair senli bir farkındalık başlar. Her şey senden sana akarken akışa dahil olmaktan daha keyifli ne olabilir ki.....

Varlığını geri plana çekmeyi bırakmak ve hızla öne atılmak vaktidir... Kuşlar gök yüzünde kanat çırpmaktan yorulduklarında kendilerini havanın akışına bırakırlar ve gökyüzünde usulce süzülürler.... Buna direnmekten vazgeçmek denir ve akışa teslim olmaktır bu ... Varlığının biliyor olduğuna yolda rehber olmasına izin ver işte o vakit geri plana çekmek zihninin odalarında dahi olmayacaktır....

Bırak yolun sonu gelsin... işte orada başlamışsındır demektir.

İlgili Yazılar