Peri tozu ile mucizelere uzanan hikayesinde Bölüm 9...
Peri kızı Venera, yıldız bağlantılı yanının mirası peri tozu ile büyülü yolculuğunda elementler dengesini kurar ve yol alır mucizelere...
Kuantum manyetizma, evrensel enerji,psikolojik astrolojik bakış , human design açılım, psikoterapi. Spirütüel yolculuk…..

O sabah çocukluğuna inmişti peri kızı Venera'nın ruh. O derin benliğimin ince tuğlalarını keşfetme zamanının geldiğini tüm hücrelerinde hissediyordu. İlerliyordu ruhunun görünmeyen; de aslında var olan en derin gerçekliğinde ve kendi sırlar aleminin en derinlerine doğru..... O derinler ki; onu kendi öz varlığının merkezindeki kendini, benliğini görmesine çağrıydı.,,
Annesinin sahipsizliğinin en derin yarası içindeki o çocuğu derinden sarsmıştı. Annesinin yalnızlığının en temel sesinde buluyordu kendini ve akan gözyaşları çocukluğunu geride bırakıyordu ve de annesini iyileştirmiyordu o zamanlar da... sonrası annesinin şifası olacağını en içerisinden biliyordu.... . Geçen her gün de artan ruhsal gücündeki şifalı dokunuştaki iyileştirme gücü ile edindiği ruhsal gücüyle bu gününe şunu yazmıştı;, """ ben iyileştikçe annem de iyileşiyodu """ Venera tüm yaralarını şifalandırıyor ve de etrafındaki herkese şifa dağıtıyordu... Ruhundaki Yıldızı bunun için amansız bir istemle yayılıyor,kapsıyor ; peri tozunu saçıyordu her yere ... İçindeki sesin çok daha net etkileşimine izin verme zamanıydı artık. O derin benliğine kendini açma zamanı gelmişti. Kendini açmaya hazırdı.....
Mavinin dalgalarındaki huzura usülce bakarken; kıyısındaki yeşillerle olan tamlaması ve pembesi ile dalını süsleyen akasyaların nazenin salınması o denli nazlı bir gelin gibiydi ki; hayata dahil olmaya evet diyordu gözlerinin önünden akan o büyülü akıntı. İçinden dışa yansıyan bir resimdi bu, mavinin yeşile sevdası, yeşilin maviye özlemi…. Su ve ateşin o karmaşık ve de birbirine doğru akan o eşsiz birleşimi ve uyumu . Ahenk içinde birlikte yürüyor olmaları… Cırcır böceklerinin yaza özgü şarkıları içinde yankılanır olmuştu periçenin. Kulaklarındaki en içerileri, derinlerine mesajlar gönderiyor gibiydi yaz böcüklerinin yüksek voltlu sesleri…. Dalgaların kıyıya vururken yazdığı notaları ise bambaşka bir aşk şarkısı idi .. Havadaki o hindistan cevizi kokusu ve ingilizler gibi kokan soluduğu hava onu ait olduğu saklı cennetindeki hissettiği o sınırlara götürüyordu. İçindeki yıldız tozu İskoçya da sırrı bilinemeyen taşlara çekiliyordu. Büyüsü zamana yayılmış gizemli gezginlerin ruhlarına temas eden ruhu, zamanda gezinti yapmak ve de ruhunun yolculuğuna daha başka anlamlar katma zamanını fısıldıyordu…. Ruhunun ait olduğu topraklarda hüküm sürme vaktine yolculuk başlamıştı. Sessizlik ihtiyacı olan derinleşen bir esası, temeli olmuştu. Sessizliğin içindeki seslerdeki mesajları…. Sessizlik ve de içsel keşfi…. Dış seslerin ondaki fuzuliliği o denli gürültülü idi ki artık....
Kendini özlemeye, kendiyle kaldığı vakitlere bağlanmaya başlamıştı. Evinde, mabedinde mumlarıyla, sessizliğiyle ve de kendiyle yaşadığı aşk dolu saatleri… Tanımaya başladığı kendini sevmeye de başlamıştı… Tanıştığı kendi çok sevilesi, öpülesi, sarılası şefkatli bir kadındı. Kalbinde ateş topu olan, eşsiz bir ateşi yayan aslan kalbi ile ve ruhunun balık sezgisindeki evrimleşmiş hali ile ışıl ışıl parlayan bir mucize. İçi eşsiz bir sevgi ile parlıyordu….. Görülmeye ihtiyaç duymadan, görülmenin doğasındaki varlığını kabülle, kendi sahnesindeki görülürlüğü ile, kendine yeten haliyle parlamaya vardı periye , Kalbini açmaya ve de gerçeklikte parlamaya hazırdı...
Yepyeni bir çevre vardı bana doğru gelen ve. onu heyecanladıran yepyeni keşifler ve görüler sarıyordu çemberini. Aşk doluyordu gönlüne, göğüne ve de yerine ve gök ve yer arasındaki o hizada bağlıydı sezgileriyle şimdiye ve düne ve yarına ve birdi herşeyiyle . Su enerjisinin o yoğun etkisinde muhteşem bir görü, sezi ve yön duygusu belirmişti. Bir zamanlar yönsüzlük hissi veren su yoğunluğu; artık inanılmaz güçlü geliyordu. Güçlü etkisi ve hissedilebilir bir bağı oluşmuştu varlığına …. Göğü, bulutları ve çiçekleri okumaya başlamıştı… Su derinliğine daha da derinleşmek isteği aktifti…….
Çocuksu ruhu parlamak ve de neşe ile dolaşmak istiyordu etrafta… İçinden çıkıp taşmak ve gülücükler dağıtmak ve de kahkahalara boğulmak… Gülerken nefessiz kalmak ve de gözlerinden süzülen yaşta sevgiyi kalbinde hissetmek…. Alemdeki minicik varlığındaki kendinde derin sevgi hissettirmek ….
Çocuksu saflığımızın ne kadar da güçlü olduğunu biliyor olmak ve de hep muhafaza etmemiz çok önem arz eder ve var olan bizle bütün olma halimize saflıkla sarılmamızın derin halinin bir parçasıdır çocuksu masum yanımız... İlk duygumuz neşe ve neşe ile parlamak…. Neşe saf sevgi demek ve neşe muhteşem aşk demek…. Tertemiz duygular ile büyümek ve de büyülemek …. İçindeki saflığı, özünü sereceği yaşam yolculuğuna şimdi başlamaya hazırlanıyordu Venera …..
Toprak elementi ile ilgili deneyimlerine başladığı andan itibaren, birşeylerin gerçek anlamda dönüşüm geçireceğini söylemişti ruhu. Hiç olmadığı kadar yere bastı ayakları ve köklerinin yerin derinliklerine uzandığını hissetti Venera . Yerin o sabit gücü ile iletkenliğini kullanarak istediği her ruha ulaşabileceğini deneyimledi. Ve bu ona güç verdi, güçlü hissettirdi ve geçmişini iyileştirme yönünde elindeki en büyük güç topraktı, toprakla geleceğini şekillendirebileceğini bilmek farklı ve de cesaret veren bir vizyon katmıştı ruhunun sözlerine yorum katan bilişime ve de zihninin o derin girdaplarına. Güneşin yükselen yüzündeki o sessiz bakışlardı Periçe ve sesi ile ses oluyordu artık içsel yolculuğuma ve de yolculuklarına hazır olanlara. Toprak hep var, hep de var olacak; şekli derinliği değişse de hep var olacak, nötr alan için en güvenli yer toprak; ordan güç alıp yollara devam edebilmeyi öğrenmeliyiz ve hava en güçlü element; kendi başına buyruk ve de eşsiz gücü olan bir element, kendi der, kendi bilir, kendi yapar, kendi karar verir ve burdadır, ordadır, şurdadır, her yerdedir hava, rüzgarla kavga etmeye benzer hava elementine ters hareketle uçuşmak, hava karar verir de uygular , her yerde var olabilir ve hep değişkendir. Bin yılda olmayanı bir anda olan kılar. Aynı olamaz hiçbir zaman ve de aynı kalamaz hiçbir yoğunlukta, her yerde her an olabilir ve ufku gezer, arşı gezer, yere çökmeden alır götürür haberi, sesi , duyguyu, güzeli, eskiyi, yeniyi ve de her şeyi Hava en güçlü elementdir. HAVA yoksa yaşam olamaz. SU; esnek olmaktır. Akışkan ve yayılabilir olmaktır ve de akmaktır kendi ahengi ile ve de kendi rengi ile ses ile ve de sessiz , yolunu hep usülce ve de edalı şekilde bulabilmesidir eylemini ve de SU varoluşun temellerimdendir. Su içinde yaşamın izini ve sırlarını taşır. nesilden nesile, evrensel bir aktarım şeklidir . """ SU AKAR, AKAR AKAR YOLU AÇAR AKMAYA DEVAM EDER VE YOLUNU YARATIRKEN BULUR""" Su Özü, mirası, bilgiyi nakş eyleyerek alır götürür usülce ve de ahenkle . ATEŞ, yıkımdır, yakar,yıkar ve de yeniden yaratr. Bitiş ve başlangıçtır aynı zamanda . Var ve yoktur. İlk ve sondur. Ateş yıkar, su harı sakinleştiri, hava isi alır götürü ve toprak da yeniden hayatı demler yatağında.... Ateş her yıkımın yeniden mimarisidir aynı zamanda. Ateş,; Rönesans devridir duygularda, kalplerde ve de hayatlarda, Güneş omaktır ateş, var olmak ve de parlamaktır. Parıl parıl, Işıl Işıl olmaktır. Isı ile genleşmek ve de yayılmak ve de bilgiyi bilgece bitiş ve başlangıçlara verebilmektir. Toprak bütünler ve bu muhteşem harmoniyi de denge getirir ve o eşsiz akışa izin verir. ….
Devam Edecek......


