Çiçeksi HERCAİ lerin DÜŞ YOLCULUĞU....

Orkidenin zarif ve hassas yapısı, Gül'ün ilahi kokusunun derin akışa olan sadakati, Ayva ağacının köklenmiş herhalinin var oluşa bağı ve Bonzai'nin gizemli aksı

Avukuantum
Avukuantum

Kuantum manyetizma, evrensel enerji,psikolojik astrolojik bakış , human design açılım, psikoterapi. Spirütüel yolculuk…..

21 Nisan 2026
0 dakikalık okuma
Çiçeksi HERCAİ lerin DÜŞ YOLCULUĞU....

Her halinde kendinin dahlinde olmak, yaşamının içinde olabilmek, her yerde olabilmenin kesintisiz bağının hissedilir uyanışında durmak ve Hercai akımın içinde hep varlığına sadık kalmanın birleşik keskin gücünün ilahi aşkın büyüsünde düş yolculuğunun tadına varmak ... Bir şarkıdır seni yaşamak, sendeki benin bendeki senle temasındaki büyülü kavuşmanın o vazgeçilmez dalında çiçek açmak ... Hercai uyanışların sürekliliğinde cesur başlangıçlara izin verebilmek ....

Rüzgarın asil uçuşu bir kanat olur her çeşit çiçeğin özüne ve alır götürür o çiçeği bir başka diyarın cennetine ... O uçuş özü değişmeyen çiçeği ,konduğu toraklarda yeniden başlatır düş kurmaya ve o düşler ki hep kurduğu ve kurmaya devam edeceği alacalı güzelliklerin temsili diyarına doğru yola çıkan düşünün yolculuklarının vardığı masal diyarına varır. Düşler rüyalara, rüyalara yaşamın şahanelerine ilham olur ve gerçeklerin dizimini başlatır.. İlk düş, düştüğü ve yeşerdiği toprağı yer değişti diye değişmez ve raylarının yansıdığı derinliklerinin yüzeye şeklinde hayallerinin izindeki yaşamdaki hükmün saltanatı sadakatla devam eder yeniden yeşermeye ve neden demez, sorgulamaz ve kabül eder, yerleşir, yeniden inanır değdiği toprağa , bağlanır ve bağ kurar ve teslimiyetin güçlü bağlılığı ile çiçeklerin ve yaşamının geldiği evresinde nefeslenir yeniden ... Çiçek aynı çiçektir çünkü, uçtuğu yerdeki de aynısı kalacaktır yeterki merkezindeki kaynağına sahip çıksın..... İşte bizlerde bu çiçeğiz, nerede olduğumuzun önemi yok; içimizdeki saflığın titreşen benlik algımız ve ruhumuzun ilahi olana bağlılığı tertemiz bir akışın hizasında durduğu sürece , Hakikatı soluğumuzu nefsimizde hissettiğimiz sürece içimizde akacak olan bizim olandır ve biz olmak yeterlidir.. Her an da her yerde her koşulda yeniden başlarız, yeniden severiz, yeniden kök salarız ve yeniden hayal kurar ,düşlerimize yelken açar, düş krallığımıza sadakatle bağlı kalır aşk ile sarılırız..

Gerçek sen, ;kalbinin huzur bulduğu andaki tüm senin, senin olanla örtüşmesidir. Bir affediştir; uhdesi kalbindeki gömülü yaraları... Bir kabülleniş kaçtığın senle yüzleşmenin korkutucu yanını ve bir sahipleniş; cesaret ile gayret etmenin ürkek bakışındaki sevgiye açılabilmenin ilk sesindeki çığlığını serbest bıraktıran yanını.... Hükmü verilen her ilanın fermanı sunulur ki, Varım demenin vakti, bizden alınan her parçamızın gitmesinin ardında kalan bize dahil olacak daha çoğuna alan açılmış olmasının harikalarına dalmanın vaktidir.

Eline püskülünü sarmış taze mısır dalının tertemiz yeşiline dizilmiş mısır tanelerinin süt kokulu yeni doğmuş danelerinin ağzımızda bıraktığı mayhoş tadın dalından koparıp da yediğimiz yeşil ıslak ve ekşi çağlanın yüzde oluşturduğu buruşma, irkilme ile hissettirdiği sonradan ohhh dedirten ilk heyecanındaki merhabaya yeniden başlamaya ve yani tatların keşfine bırakma zamanı kalbimizi ve ruhumuzu ...

Güneşin sıcacık etkisinin kavurucu sıcağındaki coşan kızgınlığının yakıcı dönüşümündeki köhne maskeleri kaldırmasını izleme vakti...

Yaşamak denen bu diyarın içindeki rollerimizin özümüzün rehberliğinde yola devam edebilmesi hali basit aslında, ; SADELEŞ, YAVAŞLA , DUR ve DİNLEN ve İŞARETLERİ GÖR ve KENDİNİ DİNLE, AĞZINDAN ÇIKAN KELİMLERİ DUY ve KENDİNE EŞLİK ET,; kendine eşlik edecek merhameti de kendine ekleyerek şefkatle sarıl ve izle yaşam sahnenedeki geçenleri.... Anla, hisset ve aç içindeki görülme alanlarını, ne verirsen onun sana geri döneceği bu yolun güzergahlarına senden sana gelecek mesajları bırak ve en önemlisi her adımda sessiz kal... sessizleş ve duygularla izin ver sana seni anlatsın ötekinin bilişi, biliyor oluşu.. sana yansıyanı , senden yansıyanı görebilmeye izin ver ve SESSİZLİĞİN içinden geçerken kendine açık yüreklilikle eşlik et ki oradaki gizemin dilindeki kelimleri olabil... Gerçeklik görülmeyende, bilinmeyende , sessizliğin içindeki seste gizlidir ve tüm bu cevaplar da kalbin sonsuz atışında ve ruhunun bilgeliğindedir...

BAKİ ÖMRÜNDE KULLANACAĞIN BİN KELİMEN KALSA NELER OLURDU?? NOT ALMAYA BAŞLAMA VAKTİMİZ ... KAL KENDİNLE VE BAŞLA YAZMAYA ... RUHUNUN SANA VE SENDEN KALANA MESAJIDIR BU KALAN KELİMELER VE BELKİ DE GERÇEK SENİN FARKINDALIĞINDA YENİDEN DOĞACAĞIN O ANA DOĞRU BİR YENİ YOLCULUĞUN KENDİ HİKAYESİDİR....

ÖĞRENMEYE HAZIRSAN BAŞLAYALIM.....

İlgili Yazılar