Gökte ŞİMAL, Kalpte AŞK-I ALEMİN SEVDASI....

Yönsüz kaldığını hissettin mi hiç? Nereye gideceğini bilemedin kayboluşlarda kaldığında nefessiz kalıp da kendi içinde kayboluşunu izler kaldın mı hiç??

Avukuantum
Avukuantum

Kuantum manyetizma, evrensel enerji,psikolojik astrolojik bakış , human design açılım, psikoterapi. Spirütüel yolculuk…..

19 Nisan 2026
0 dakikalık okuma
Gökte ŞİMAL, Kalpte AŞK-I ALEMİN SEVDASI....

Yanıldığını kabül edebilecek kadar kendine güvenmek isteyip de, tükenen kalbinin hissedişlerinde yolunu kaybettin mi hiç ?? Her adımının cesur yüreğindeki çırpınışlara yol oldu mu hiç? Hissettiğinin peşinden gitmek, duygularını yaşamaktır nefes alışlarındaki yaşama dalmak.. Peki yaşamdaki deneyimlerimize akarken, nasıl bir yol tutuyoruz. Yaradılışımızın bize verdiği her anın farkındalığında hissederek, derinlerdeki sese kulak vererek yol almak kendimize ve kendimiz olmanın başlangıcından ötesine, gerisine olduğun halinle bakabilmektir yörüngede tutan.. Yörüngendeki merkezin olmayı seçtiğinde, dalgalar biter, bulanıklıklar açılır ve seyrelersin en güçlü akıntıların kendi yönündeki sert basıcı.. Direnmeyi bıraktığında tüm kalıplar yıkılır, tüm yıkıntılar düzleşir ve inşaa yeniden başlar daha derinden ve ebediyetin içindekini ana getirmeye Cesaret eden keskin bakışlarla yeni bir elbise giyer ruhumuz... İnandığımız gerçekler kalbimizden gelip oluşmaya başladığında hizalanır tüm bilişler ve bilgiler cevaplara dönüşür ve güçlü bir kendilik aurası dışa yansımaya başlar ... Çocukluğumuzun şimdiye varana dek eklenerek öğretildiği tüm dışsal savlar veya bize öğrettilen kalıpların aktaracağı dersler bitirdiğinde her inanç kalıbının yıkılmasının ve işte hakikata dokunarak kendi öz frekansına dönme vaktin gelmiş olduğunu içinde hissedersin ve derin karanlığında kendinden öte durmana sebep senin karanlığını öldürür ve yola yepyeni bir bilinçlenme ile devam etmeye uyanışlarımızın sesleri yankılanmaya başlamış olur....

Aynı döngüleri defaten yaşayıp sıkıştığımız alanlardan ezil ve tükendikçe her anlamda uzaklaştığımız kendimizi bir yerde bulmaya adım attığımızda , tüm döngüler biter ve tüm aynı anların tekrarı da son bulmuş olur.... Bilinmezliklerin uzak ufuklarında yolculuk, kendimizi keşfetme yolculuğundaki en hassas duvarların yıkılması ile başlayan eşsiz bir seyahata dönüşür ve renkli kişiliklerimizin ve kendimizin başka versiyonlarına davet de bulunmuş oluruz. Başka bakış açıları, değişik kültürler ve de inanç kalıpları bambaşka yanlarımızı ortaya çıkarmak için önümüze dizildiklerinde keşfe diyara çıkmanın sonsuzluğundaki tüm döngüleri bitirmiş ve yollara yeşeren tohumlar ekmiş oluruz...

Uzak durmaya çalıştığımız ve kendimizi sığ sulara adımsız duraklara bağladığımız da konfor alanı dediğimiz gelişime engel alanlar oluşur ve yürümemize de engel olan dipsiz kuyularda asılı kalmaya benzer... Dinlenmenin hakkımız olduğunu benimsediğimizde, direnç çözülmeye başlar, kontrol etme ihtiyacının talepkar bastırılmış duygularına alan açmaya başlarız ve beden sakinleşmeye başladığında anlamaya ve hissetmeye başlar ....

Kendini ifade ederken neden ya çok açılıyor ya da kapanıyorsun? bunu farkedebilmek için durdun mu hiç ve sordun mu kendine? Ateş hattının güçlü etkisi ile kendine güven ve özgür cesaret alanının yarattığı o yüksek adrenalin kendini ifade etme eylemi başlatır fakat sonra ateşin aynı kalmaz ve durursun , azalırsın ve de kapanırsın... Çünkü koşullu yönlendirmenin etkisinde kalır , dış etkilerin yönüne bırakırsın kendini ... Oysa kendin olmak bunlara takılmadan har har yanan alevini ekleyerek ,süsleyerek harlamaya devam etmeye yüz tutmaktır ...

İçindeki çocuğun susturulduğu daralmış yollardan çık, çocuğun içinde büyümesine ve sana şimdi de katılmasına izin ver ki yollar daha neşeli, şen ve canlılıkla artan enerji ile devam edebilsin.... Neşeli ol ki genç kalasın der çocuksu anılarımızdaki şarkılar ve şunu derinden fısıldar; neşe varlığımızın ilk frekansı ve bilinen en güçlü olumlu alandır ve her daim bedenimizi şarj eden ve motivasyonumuzu güçlü kılan bir öz duygudur ve esasında güçlü bir Yöndür.....

Gerçekten mutlu eden şeyleri ciddiye alıp kendimize kattığımızda yönümüz kendi alanındaki gücünü bulur ve şen olmak bize eşlik etmeye başlar ve bu da bir yöndür...

Sevilmek için değil sevmek için sahneye çık ve gerçekten paylaş kendini ve varlığını ve özünü ve paylaştığın sen tüm sadeliğinle ve içtenliğinle sen ol ve aç odalarına görebilsinler seni ki ilham alsınlar varlığının görünürlüğünden ve lendi merkezindeki sen olmak ve kaynağın da sen olması ALEM-İ DERYADAKİ ÖZ SEVGİ FREKANSIYLA bir akıyor olmanın coşkun akarında sevdayı yay ALEM-İ CİHANA. Ki bu yön ŞİMAL in gece ışıldayan karanlığın iz bulmasını sağlayan en kesin yöndür. Gün gelir ŞİMAL DA KAYSA da GERÇEK AŞK, AŞKI ALEMİN ÖZ FREKANSI HEP ORADA DURUYOR OLACAKTIR.... Sevmekten korkma.. Sevilmeye izin ver ve sevginin iyileştirme gücüne izin ver ...

Kriz zamanlarındaki kargaşadan, yanan varlığının her katmanındaki KAOS dan yeniden doğmaya cesaret et.. Bunun yeniden yaratmak için bir fırsat olduğunu gör ... O eski halini bırakmaktam korkma, eski, versiyonun merkezindeki, aşka sarılmış olsaydı yıkıntılara alan vermezdi ve kaos hüküm süremezdi bunu görmeye izin ver ....

Kaybetmekten korkma, korkuların kazanacaklarına engeldirler. Gözlerimizin içindeki fere bakabilmenin aydınlanmış sabahlarına uyanan ruhumuzun yolculuğundan adımlara izin vermeye uyanışlara başlamanın arzuları şelale yaptığı akıntıların da yönüne eklenebilmek dileğiyle ....

Evrendeki her şeyi hak ediyor ve de tüm güzelliklere, bolluğa ve berekete layığız... Tüm her şeyin bizim için olduğunun idrakinde ve kabülünde , evrensel enerjiye teslimiyetin manevi bütünlüğüyle teslimiyetindeki her halindeyiz... Varlığımızın derin hissedişlerindeki tüm halleriyle bir olma halinin derinleşmesine ve varlığımızın yönünün kendi merkezimizdeki kendiliğimiz olması dileğiyle ve AŞK -I İLAHİ ile bütünleşmenin nuru dergahındaki gül kokusuyla meleklerle sarışmanın hissedilen huzurunda Alevlebmek dileğiyle ...

ŞİMAL yönümüz, Kalbimizdeki AŞK-I ALEMİN SEVDASI YOLLARIMIZIN BÜYÜLÜ ÖZ FREKANSI OLSUN....

İlgili Yazılar