"" İşte benim hikayem "" Venera ve aşk'a akışı.... 11.
Aşka Aşkla Sürgün Ettiği Kalbindeki Alevlerine teslim olmuştu Venera...
Kuantum manyetizma, evrensel enerji,psikolojik astrolojik bakış , human design açılım, psikoterapi. Spirütüel yolculuk…..

Venera almış olduğu birçok eğitime yenilerini eklemeye devam ediyordu. "" Can Perimcek lle yaşam yolculuğundaki kendini keşfet "" ile başladığı yolculuğundaki "senden sana" yolundaki birçok keşfinin başka bir alanında yeni bir yolculuğa çıkmıştı....
Güneş, Ay ve dahası gezegenleri tanımaya ve gezegenlerin yaşam ve insanlık ve de diyarımızı üzerindeki ve de insan doğasına etkisini anlamaya başladığında benimki hangisi demeye başladı derinden.... Kendine has mavi ve soyut yolculuğunun en somut dokunuşu olacak plan keşfinde; dilinden hiç düşürmediği, diline dolanan NEPTÜN'ün kendi derinliğinin mavi yüzü olduğunu öğrendiğinde; ruhunun fısıltılarının onu kendi özüne çekmeye çalıştığını anladı. Ruhunun derin biliş hali ve biliyor olduğunu hissediyor oluşu, İçinin hep söylemeye çalıştığı ve fakat onun duymaktan imtina ettiği gerçeğine bir adım daha yaklaşmıştı. Kendine doğru bir adım daha yakınlaşmıştı. Bir kere teslimiyete geçtiğinde ve kuantum yasalarına göre, evren ve enerji yasalarına uygun bir halde uyumlandığında hayat sana göre akmaya başlıyor,; bu akışın belirgin haline giyinmişti... Kesin bir teslimiyet ve kabül hali ve güvenle olduğu hal ile bütün olmak. Bir olmak ve biz olmak ve hakikat kapısında özüyle uyumlanmak ….o öz ki doğduğunda onunla doğan ve hep içinde bir yerde tekrardan bulunmayı bekleyen saflığın ve saflığının öz ışığı. Özünün ışığı. Varoluş esası….
İçinde esen o ılık rüzgarların şiirleriyle ses bulması, şiir yazmaya yeniden başlaması, yazılarına derinlik katması ve tüm bu ilhamının vücut bulduğu yazılarının okunması idi onun içinden dışına yükselen sesi, yaşamının yankısı.. Kalbinin her atışındaki güçlü titreşimi ile ben de varım demesiydi özünün rengindeki ahenkli dans.. Maviliklerindeki kendi, pembeliklerindeki çocukluğunun yumuş yumuş dokunuşu ve sarıya olan çekimsel sempatisi, duyarlılığını artıran turuncunun gönlündeki güneşi ışığına kavuşturması, yeşile olan sevdası, kırmızıya olan asilane tutkusu ve kırmızının tonlarınaki her yönlü asaletindeki kadınlığının kisvesi, renklerin ondaki birleşimi, ruhunun şarkı söyler hali ve de dansa hazır bedeninin her bir kıvrımıdaki nazenin izleri… İçsel Sanatçılığını kendini resmetmeye adayan ruhu ve bunu keşfeden zihni; yaşamının detaylarındaki birleşimi, her şeyiyle tam ve bütün olma halindeki tamlığı…
Sevginin periçedeki varlığı ve gösterme şekilleri,; sevgiyi ifade ediş şekilleri kelimelerde var olma hali, puzzle gibi parçalar halinde gelen benliği ve tüm benliğiyle sığındığı kalbinin sevdası. Kendi zamanını bekleyen her duygusu artık izahı değil keşfi bekleyen sevgisinin her bir tomurcuğu. Köklenme çağrısı ile derinleştiği ruhsal alemdeki adımları ve mutluluğun gerçekten ne olduğunu anlamaya ve de deneyimlemeye başladığını hissediyor olmaya yakınlaştığını bilebiliyor olma hali .
Duygularımız bizim en güvenli yön belirleyicilerimizdir. Duygular, dinlemeyi bilene pusuladır, ve tam kontakta kalmayı başarmak da tamamlanmayı resmetmeyi verir vize.. Her an da tam bağlanmak ve de duygular ile bir ve bütün olabilmek ve bunların yön veren izinde olup; duyguları temel yol haritamız yapmak bedenimize uyumlu çakralarımızla dengede ve hizada olmak anlamına da geliyor olacaktı. Çakralarımız; bedenimizde bulunan 7 esas nokta olarak, bedenimizin görünmeyen enerjetik alanlarının bütünlüğünü ve varlığımızın tümünün dengeli haline dönüşmesi için içinde olduğumuz dünyada, dünyalık yaşama nasıl akacağımızı bize derin sezgisel bilinçle algılatıyor ve en temel ihtiyaçlarımızı duygularla bize iç sesimizle veriyor ve de yaşam yolunda güvenle ilerlememizi sağlıyorlar. İlahi olanla olan bağlantımızın hep aktif ve tam güvenli bağı ile bağlı olması en temel aidiyetiydi Venera'nın artık. Her alanda tam bir bağlanma ve her şeyin birbiri ie bütünlüğü ve birbirine olana akılını bilebilecek deneyimlere doğru akıyordu .. O saf alandaki sürekli bağı hissediyor olması onu yaradanına yakın, ilahi oanla bir ve aşkla dolu olmasını sağlıyordu ve de sağlıyor da. Kaynak kendisi idi. En çok yaradanıyla olmayı kalbinde ilahi sevgiyi ve evrenin sonsuzluğunun gücünü hissetmeyi ve yaradanının lütfu ruhunun varlığını hissetmeyi ve onun katından olmanım nuru ışığına sarılmak olduğunu bilincinden bilen ve saf özünü bilmeyi ve içindeki o eşsiz bilgiyi ve derinliğin mistik büyüsünün sonsuzluğunun hissini alabilen ve bu tam olmanın verdiği , an da içinde beliren ve yükselen eşsiz huzuru hissediyordu. Mucizelere açmıştı kendini,; Her şeyin nasıl olacağını düşünmeyi de, planlamayı da bırakmıştı ve güvenli alana teslim olmuştu; o eşsiz akışta kendini evrenin güvenilir alanına bırakıvermişti.
""İçim alev alev aşkla dolsun. Dışım alev alev aşkla taşsın…"""" Aşk ile yaratılmış alem de aşk olarak var olmaya doğmuşum ve de aşk olarak fiziken göçerim ancak; diyordu kalbinin mısraları... . Ömür denilen bu yaşam yolculuğunda aşk ile var olup aşk ile yana yana alevlenir yaşar ve de günü gelir fiziki görünürlüğünü aşka teslim ederken, ruhundaki aşk alevini ebediyete bırakırım ancak …. """""
AŞK kadınıydı Venera ve öyle de akacaktı, yolunun götürdüğü her yere …. Kalbini adayacağı kalbe aşkla yanacaktı...
Sevgi her daim yolu bulur ve sevgi kendi hakimiyetini kurar eşsiz bir saflık ve de şefkatle kendine ait olanı kendi dünyasında buluşturur….Kalbini sevgiye, kendine saflığına ve saflığa açtıkça kalbinden, derinlikte alev de büyüyordu her an da..… İnan bana diyordu ruhunun yankısı; istediğin ve ihtiyacın olanı vermeye geldi aşkının alevlerinin sardığı diyarındaki çiçeklerin . Tam da olması gereken vakitte gelmiş olanı kucaklama zamanıydı.. Olması gerektiği haliyle.. Kabülü, teslimi zor olduğu şekliyle ve halen de zorlanıyor olsa da, netlikle, kalıcı ve de kalbini sararak seviyordu onu . Dürüst, açık ve de şeffaf seviyor. Açık oluyor ve de hep orda ; kalpten sevgisi ile var olmaya geldiğini hissettiriyordu ona ve. aşkı mabetine tüm benliğiyle açtı kendini ve her şeyiyle fiziki alemde onunla gerçek aşkı yaşamaya var olmayı kabül etti. Kendi ışığıyla, parladığını hissediyordu. Işıldıyordu kalbinde hissettiği aşkla ve İnancının aşkla dolu kalbinden akan saflığı ile yıldızının yeryüzün konmuş pırıltısı idi. … İçinde bir gerçek çağrısıydı bu, realitesi ile dış dünyaya bu kadar bağlı olan bir zihnin, eril yanının bir zamanki varlığını aşmış ve bütünlüğünün dişil yanına , bu denli derin bir sevgi ile varlığının suyuna olan dahli yaradanın muhteşemliği ve mucizesi ile har har alevlenerek.… Bir mucize idi dileği ve yaradan ona dileklerinin gerçeğini bahşediyor ve mazharı lütuf ile mucizelerini bahşediyordu.. Kendi zamanında yavaş ve emin adımlarla ilerleyen bir sevda masalının muhteşem sevgisinin büyüyerek ilerliyor olma hali ve Venera'nın varlığı var, yokluğu var bilebilme halindeki öznelliğinde özlemin her halinde, hasretin derinliğinde; kalpten yanında olduğunu her an hissettiği bir saflığın bağı ile ruhsal bağlarının onun olanı onun kendine almasıydı,içine aldığı her oluş, sözlerinde bir olma haline eklenmesi ve de sarıldığı büyük bir aşkla ona ve yavaşça acele eden sevgisinin dahlini özleyerek onu sevmeye ve sevmeyi artırmayı deneyimliyordu.
"" Sabrı deniz olanın, başarısı okyanus olur. """ demiş bir bilge ve sabrı değil sevgisi evrenden ve kalbini sonsuzluğa açmış kendine ve akıyordu kalbine doğru aşk usulce….Tılsımı kendiyle olmanın en has halini deneyimlemek ve kendini gerçekten tanımak ve derinliğinin en saf dibinde ışığını parlatmak …..
Yepyeni döngüler var içinde; bir aşk rüzgarı esiyor delice fırtına gibi, heyecan sarıyor derinliklerin, yükseliyor eşsiz bir dalga hissi ile kalbinde ateşli ritimler ve içinde kıpır kıpır aşk oyunları oluşturan duygusal gökkuşağıyla… Yedi renk binbir masal anlatıyordu zihni.. Uyum ve ahenkle dans ediyor içindeki her bir hücresi . """"Sevda dediğimiz yüreğimizin zihnimizle yazdığı duygu masalı."""" Ve her yürekte farklı yaşanıyor olan derin duygular... Kimine derin bağlar, kimine eşsiz mutluluklar, kimine de devranı alem de iz bırakma şansı verecek derin duygular. . Venera'nın yüreğinde öyle derin ve güçlü yaşanıyor ki duygular onun bedenini, hislerini sallıyordu derinden ve de has duygularla süslüyordu görünenini.. Saflıkla ve gerçek olanla. Gözlerine bakmak ister sevdiğinin, gözlerinde kaybolmak, gözlerinde kaybetmek ve ona sarılmasını sıkıca, bastırmasını tenine sıkıca ve sarmasını, dolanmasını bırakmamacasına ve dudaklarıyla aşkı yazmasını ister tenine ve dudakları tüm bedeninde gezerken tüm benliğini ona açmak ve de en derin benliğini sunmak ister ebedi aşkına, En derin benliğiyle onun olmak, ona ait olmak, onunla bir olmak ve de kendini ona vermeyi diliyordu aşka sürgün ruhunun ezelden gelen aşk ateşi. Muhteşem bir bedensel kavuşum yaşamak ve duygularının kutsallığında bir olmanın muhteşemliğini yaşayabilmeyi diliyordu. bugün bu anda ve şimdi ve geleceğe doğru da bu büyük duygularla yol almayı diledi Venera en derin benliğiyle ve duygularının derinliğiyle.
""" Kalbindeki aşkı ve de sevdayı sendeki her şeye açıyorum sevdiğim, sen olmaya , senle olmaya bazen sade yanında olmaya bazen sensiz de ama daha büyük bir aşkla seninle olmaya ve de huzurun olmaya , sessizliği paylaşmaya, sesin olmaya , ihtiyacın olduğunda dinleneceğin mabet olmaya açıyorum bedenimi ve sevgimi dedi ezelden ebediyete uzayacak sonsuzluğun sessizliğinde .... Pamuk gibi sarıyorum sevdamı sevdana ve eşsiz ,sonsuz bir büyü katıyorum bizim olana . Bizim ve özel olan sevdamızın en has rengine ve özlemime şefkat katıyorum en derin benin ruhundan gelen, özümden gelen..... aşka aşkla akan Ruhsal eşle bütünlenme çağrısı gibi aktı sevgi ananeleri içinden... """"
Sezgileyle var olmaya başlayan bir tanriça olmaya var olduğunu fısıldadı ruhuna... ""Tanrıçaysam tanrıça gibi yaşarım."" dedi ve kadın olmaya, kraliçe olmaya, tanriça olmaya varım ben dedi aynada baktığın gözlerinin içindeki kendiliğine.... Zihnimin kalıplarından azad ediyorum varlığımı ve var olan heyacanımı, düşlerimi, hayallerimi sevdama ekliyor ve kalbine sarılıyorum kalbim dedi öz varlığına .
Hep saf ve gerçek sevmek istedi ve bu diyarda ait olmayı fiziki bütünlenmeleri hayal etti. Saf ve gerçek sevmek yaradanla bir olmak, yaradana dair olmakla var ve içindeki o derin boşluğu sadece yaradan dolduruyordu ve ilahi olan ,ilahi aşk dolduruyor ve yaradandan ötürü kalbine eş düşen sevdayı fiziki boyutta fiziksel bağlantısını ve zhinsel bedenini var etmek için fiziki varlığın anlamını tek bir varlıkta bütün kıldı, içindeki kocaman sevdaya onun adını verdi ve inandı ona, sarıldı, güvendi ve bağlandı ve de sahiplendi. Aşkına onun adını verdi ve de sarıldı ve de sardı pamuk iplerle. Muhteşem bir içtenlik ve de sevgiyle ve de aşka dair anlarının tümüyle .. Aşkının eşsiz renklerini ona verdi onunla çoğaldı. Konuşmadan anlaştı onunla , kelimelere gerek olmadan konuştu ve kalbinde yaşadı onu ve de yaşıyoru her anında. Ruhundan kendine dönen ruhuna sevgiyle sarılıyordu... Ruhsal eşleşmeydi belki de zamandaki adı... Ruhsal bütünlüğünün öze çağrısı sev dir. Sevgi kalbin yankısı, yaradanın beyaz ışığı, aşkın iksiridir ve devamıyeti getiren en büyük güçtür.
İçimi saran dalgalı, güçlü sismik hareketlere neden olan bu duyguları sahipleniyor ve sarılıyorum. Yepyeni deneyimlere ve de heyecanlara ve daha büyük duygulara yol alması dileğiyle kalbimin ve ruhumun alevine ateşler saçarak tüm derinliğime AŞK ile inanarak sarılıyorum dedi Peri kızı....
Şöyle devam etti Peri kızı VENERA;
"" Sevmek benim gücüm, şifamın kaynağı sevgi ve sevgi enerjisi.Kalpten adımlarla ilerliyorum bu yaşam yolunda yoluma sevgi karar veriyor, kalbim yön veriyor ve merkezimde kendimi tutarak ilerliyorum duraksız…Rüzgarını kontrol edemediği duyguların yelkenini sevdama göre ayarladım ve akıyorum okyanusun kalbine neptün 'ümün ilahi korumasında. “ Mavi Başlangıçlara “ demiştim ve de maviyle büründüğüm dünyama dönüştü sevdam ve yeşile büründü gözlerimdeki buğusunda. içimdeki duyguya kök saldım yeniden ve derinden ve benim oldu sevdam. Kendim olduğum duyguların bütünlüğünde var olmayı seçtim."""""
Venera eşsizliğin yolculuğunda yaşam yolundaki her akışını anlatmaya devam edecek.. Yolunuza sevgi ile şifa vermeyi dileyerek .....


