Kendini tanımak yaşamının renklerini görebilmektir....
Geçmiş olduğu yerde güzel... Tutunmaya devam ettiğin şey seni tüketir ... Farket ve bırak ve yola devam et..
Kuantum manyetizma, evrensel enerji,psikolojik astrolojik bakış , human design açılım, psikoterapi yöntemleri,. Spirütüel yolculuk…..

Yaşam öyle bir büyü ki; kendinle barıştığında yollar açılır, yol çiçeklenir ve de yürür.... Kendine zul ettiğinde, yaşamın içindeki karşılaşmalar yeniden başlar...
Yola devam edene, görüşü farklı olana, yaşam denen yolda duygularını özgürce yaşayana gizemli denmeye başlanır... Çünkü kendi keşif yolunda ilerleyen benlik değişimine ve varlığının gelişimine devam ederken, dünü dünde, dündeki versiyonu da orada bırakırsın ve bırakabilen olmak ve ileri adımda geridekinin , eski versiyonunun oradakini tekrar etmek diye bir kavram kalmaz. Tutunmak o eskiye , toksik olanla oyalanmak , ve seni tüketen iletişim ve de ilişki şekillerinde oyalanmak ancak fiziksel bedende karşılık buluncaya dek kalır ve ne zamanki sıkışıklık hissi yorucu olmaya başlar, nefes aldığın hayatı tüketmemeye başlamaya karar veririsin.... Bir ömrü boşa harcadım demek de var .... İyi ki yaşamışım bu hayatı demek de ....
Her yeni pozitif his bir silkelenmedir ve kendi üzerinde çalışmaya devam ettiğin benliğin, temizlik ve yenilik ve arınma ile yeniye hazırdır ve arınan duygular hizalanır ve evrensel enerjinin uyumunu akışında hisseder ve yansıyan evrenin ışığındaki iyileşmeyi içinde bulursun..
Yaralarının görünür olduğundaki iyileşme yepyeni bir başlangıca ilk kavuşma çağrısıdır ve bir ömrü iyiki yaşadıma evirmek işte burada başlar... Kendini bilmek, kendine şefkat göstermek ve sevgi adındaki o bağımlılık içeren duygulardan ötedeki derinsel bütünlüğün öz kaynağındaki okşayan pürüzsüz detaylarına sarılan çocuksu duygularında büyüyen öz sevgiyi bulursun özünde ve yansıttığın renksel dönüşümün geri yansımasında sevgiyi deneyimlemeye vakit geldiğini hissettiğin hüznün veda seremonisinde anlarsın artık SONUNDA olduğunu... Bir çağın ve senin artık aynı yerde duramayacağının o son akışındaki , son huzmesinde olduğunu .... Aniden gelen ağlama hissi, ne olduğunu anlayamadığın ama içinde hissettiğin kopuş ve ilerleyiş hissi bambaşka hızdaki gelen bir senin apansız yerleşimini hizalayıp yerleştirir ve kaçtığın şey kendinden öte ise ; artık kaçınılmaz dönüşümü hızlıca giyersin ve bu kıyafet artık yeni bir döngünün son tasarımı olur ...
Sana uymayan ayakkabının ayağını sıkıyor olması, yürümeye engeldir ve ayakları ağrıtır, bedeni yorar ve yolu yürüyemez olursun ve illa ki uygun olanı alırsın.. Mecbur kalırsın bir yerde.. İşte hayat değişimi reddeden zihinlerdeki bir noktada o dönüşüme zorunlu kılar ve sonun başladığı yerde kendi devrimini yaşar zihinler ve dünün kıyametindeki yeni şafak da doğan güneşin bu kez ŞİMAL YILDIZINA olan bağı ile yepyeni bir gün doğar, uyanır yavru ceylanın masum bakışındaki menekşeler ve sümbüller nazenin edası ile yol olur ayaklarına gelinciklerin ve leylaklar açar yeni sürünen gelinin ayağına ve duvaklar açılır yepyeni nasiplere.. Öyle bir süregelim ki bu yeni ağın başlangıcında ruhsal uyanışımızdaki hissedişlerin öncesi yok, ezeli yok, ebedisi ise baki bir hatırlayışı özler .. Esaretler biter ve çocuğun o içsel canlanışı ile ÖZ COŞAR ve aidiyet varlığın içinde, SAFİYATTA SARFEDER en derininden sudaki balığın susuzluğunun giderilmesindeki salınan süslü desenleri evrenin ruhunun göreseli nakşedilmiş kuyruğunun sarısındaki şahanelikle saçılan büyüyü izler gibi. hissedersin..
Bir kuğunun yavaşça büyüyen boynunun çok daha farklı bir bakış açısındaki sudaki yüzen yaşamın kontrolüne bıraktığı akıntının sihrindenki o başlangıca dönen sonun dengesindeki asaletin kutsal gösterisi gibi..
Mozart yükselir öteden ; sonsuza varacak ilahi bir şarkıdır o sesteki buğu ve yeniden başlar tüm ALEM-İ CİHANdaki her yaşam ve işte Biz bire, Bir bize doğru ilerler ve Kutsal evlilik bağı denen bir olmanın aslında sevgiyi frekanslarda köprülerle nesilden nesile aktaracak sonsuz ve ruhsal ve mistik akımın birbirine dokunuşla salındığı yerdeki tütsüsüsü açtığı alana yerleştirildiği hissinin toprağa kök salmasına izin verilişi takip eder...
Her şey bir bütün ve Her şey başlangıcın devamındaki yadigarların paha biçilmez birliğinin dizildiği yer. TAHTTAKİ yerini alan KRALİÇENİN TAÇ giyme vakti.. Ne isen onu yaşama vaktin.... Yol da biz, İz de bizim...


