Peri kızı Venera'nın Kalbinden Tuvale akımı.... Bölüm 4...

Yaratıcılık kendini akışa teslim etmek ile sahip olduklarınla birleşmenin yansıması olarak hayat bulur.....

Avukuantum
Avukuantum

Kuantum manyetizma, evrensel enerji,psikolojik astrolojik bakış , human design açılım, psikoterapi. Spirütüel yolculuk…..

1 Mart 2026
0 dakikalık okuma
Peri kızı Venera'nın Kalbinden  Tuvale akımı.... Bölüm 4...

PERİ KIZI VENERA; yaşamı deneyimlerken farkındalıklarla doluydu. Bakış açıları, ideolojileri ve hayata bakışı tamamen değişmeye başlamıştı... İçten içe, kendi zamanında, yavaşça acele eden ruhunun temposunda yoluna devam ediyordu.

""""Birey olarak tam ve bütün olmanın içselleştirilmemesi birey olmayı zorlaştırıyordu ve de sevmeyi öğrenmeye bile zaman ayırmadan ilişkilerde buluyorduk kendimizi… Önceliğin kendini sevmeki kendinle yüzleşmek ve de olduğun her halde demlenmek gerektiğinin farkına varmak ise esas büyük rönesans harekatı idi.""""" Evrimleşmek ve de dönüşmek """

 Venera'nın resme olan akımı ve de yaklaşımı, duygularını ve yalnızlığını ve büyük arayışlarını fiziki olarak somutlaştırdığı yer.""" Ressam olma yolundaki dışa vurumu """ Ve özetle resim hayatı... . bi diğer deyişle Ressam olması veya kalbinden tuvale akan renklerin yolunda adımlarını dizayn etmesi … Sanat camiasındaki sanatçı-ressam karı-koca bir çiften ilham alarak eğitimler aldığı ve de sanat alemindeki varoluşunu tetikleyen bir sürece dahil olmak bambaşka bir deneyim olmuştu peri kızı için ( ki; onlarla geçirdiği sürecin devamında bu ressam çifti reel mesleğinin verdiği tecrübe ile boşadı ve onların ilişkisel deneyimlerinin edinimlerinden de bilgisel ve de edimsel öğrenimler kazandı ve bugün halen RESSAM AMCA dediği, resim öğretmenine de sonsuz şükranlarını burada da yineleyerek, bu satırlara onun peri kızına vermiş olduğu eğitim ve öğreti ve destek için ve bilgi ve tecrübesi ile kattıklarından ötürü ve ayrıca peri kızı Venera 'ya ebediyete varacak bir iz bırakma yolu verdiği için yerinin kıymetini de vurgulayarak şükranlarını sunar ) ve de resim yapmak iç sesiyle ve de kendiyle kalmanın en güzel ve de en özel yolu, ruhunu hissedebildiği gizli bahçesi ve de yağlı boyanın gizemine bürünerek görünmeyen benliğini keşfe dalmaktı. Renkler arasında içindeki gökkuşağını görselleyebiliyordu. Renkler peri kızının özgün ruhunun, ruhunun kanatlarının çırpınışlarındaki sessiz sestiler ve onun derinliklerinin hisleriyle bezenmiş duygularını ifade ediyorlardı. Maviye olan tutkusu, mavinin tonlarındaki kendisine has türlü hissiyatların görünür olması hali, yeşil olan sevdası, sevebilmedeki eşsiz ve sonsuz yüce gönüllülüğü kırmızının görünürlüğüne verdiği asaleti, köklenmeye olan özlemi, pembenin şekerleme tadındaki özgürlük hissi ile sevilmeye olan özlemi, sarının içindeki çocuğa olan dışına varan çocuksu yankısı ve güvenebilme ihtiyacı, güveni her alamda hissetme arzusu, ve beyazın o saf, doğal ve masumane huzuru, turuncunun hissettiği bağlanma isteğinin bağlılıklardan gördüğü zararlarla aldığı ayaraları şifalandırma isteği ve hassas sınırlarının görünürlük kazanması ve de morun mistik, ilahi ve derinliğin içindeki büyülü, sihirli dönüştürücü etkisi, mor ve tonlarının mistik havası ve de büyülü dünyası onu adeta içlerine çekiyordu.. Resim yapmak ona kendini anlatmaya yardım ediyordu ve Periler, kelebekler ve dalgaların ince çizgilerindeki yansımalar ve de resme konu ettiği sihirli varlıkların içindeki mucizevi dönüşümünün birer sembolü olması onun en büyük dışa vurumuydu . Periler ve kelebekler ile kendini ifade edebiliyor olmak büyük bir ilham ve sindi. Uyum ve ahenk ile renkler ve büyülü varlıkların dansı onunlaydı.

"""Bir delimavi""" isimli resim sergi’ si onun için bambaşka bir hakikatın kapısını aralamıştı. Hakikat neydi Peri kızı Venera için ? kimdi aslında? Ya da kim değildi ? Neye inanıyordu? Yaşamı neyle şekilleniyordu? Yaşam amacı neydi ? Ruhsal görevleri nelerdi ? Arayışlarının sonunda vuracağı yer ve de bulacağı kendi neydi? nasıldı ? Yolculuk nereye giderse gitsin bir sonu var mıydı? .... Tüm bu sorular içinde büyüyen daha çok bir banlık algısına ve arayışının daha da derinleşmesine sebep olsa da; Peri kızının kendine varacak her yolculuğundaki kendine ait bir parçası ile tanışmasının bir lütuf olacağına inancı ve de bu lütfun mazharına nail olmaya olan kalpten bağlılığı ve olanları bütünüyle kabülüne olan farkındalığı çok daha derin bir algısallıkta ve de giderek büyüyen bir ideolojik benimsemeye dönüşüyordu. Venera'nın kalbi ie zihni neden aynı anda aynı şeyi isteyemiyorlardı ve Venera neden hep mantıksal doğrulara tutunma eğilimindeydi. Kalbinin eşsiz ve de sonsuz sevgisine neden teslim olamıyordu? Şefkatli olmak, şefkati hissedebilmek, kendine karşı şefkatli olmak neden bu denli zordu? Esas yüzleşmeleri derinleşmeye başladıkça oluşuyordu ve dışsal yalnızlığını özenle seçimlemeye başlamıştı.  Okuduğu kitaptan, ... 5 dk durduğu parka kadar her yer her şey değişmişti. Gittiği yollar ve de baktığı aynadaki yüzü başkalaşmıştı. Aynada gördüğü kişi kendi miydi? Kimdi bu yüzünü gördüğü kişi ? Gerçektem aynaya bakmak, aynada gördüğünün gözlerinin içine bakmak, bunlar bambaşka deneyimlerdi..; hiç gerçekten kendine bakmamış mıydı? Sorular da yenileniyordu.. Aslında her şey içinin yansıması idi ve de Venera kendini gerçeklikle, gerçekten yeni görmeye başlamıştı. Gözlerinin rengindeki detayları, yeşilinin sevdasının derinliklerini hissetmeye başlamıştı.

İfade gücü, sözcüklerle arasındaki uyum, dışa yansıyan kendilliğinin ilk tınıları ve de sevgiyle akan her kelimenin muhteşem bütünlüğünün İçinden  taşarcasına çağlayan su misali sevgi topu oluşturan yoğunlaşan duygularının hissedilirliliği coşmuştu içinde.

Sanatçı yanı, yaratıcılığı ve de var olma halinin farkındalıklarında kalbini mest eden bir yolculuğa dönüşmüştü resme dalışı… “ Bir Delimavi “ Resim sergisi muhteşem başarılı olmuştu. Özgün ve renkli ruh halinin yağlı boya ve tuvalle buluşması ve ateşle bütünleşen bedeninin var olma süreci…

       ""Ruhtan tuvale"" akan mavinin en deli tonları; kelebekler, melekler, kadının estetik yapısı ve kapılar ve de en temelde var olan yaz çiçekleri ve de deniz teması ruhunda dans eden o etnik uyum ve harmoni ve de muhteşem kalp esintisi….. kendine dair en güzel benlik algısı tuvale yansımıştı.. Yapabileceklerinin sınırı yoktu aslında; yeterki içinde o eşsiz hevesi, şevki ve de mutluluğu buluşunu hissetsin... Kelebek oldu ve de kozadan çıktı ve kanatlanıp özgürlüğe uçmaya karar verdiğinde ve en zorunun başlaması olduğunu biliyordu ve de zordu başı ama sonrası iyiye doğru bir dönüşüm yolculuğu idi. Zorlar hep daha kolaydır değil mi? Zor olunca değer sanırız! Oysa bunun da bir kök inanç olduğunu ve çocukluktan öğretilen birçok ana-babaya ait bilinç akışı kökü olduğunu öğrenmek bambaşka bir farkındalık olacaktı Venera için.. Tabii yolun devamındaki birçok uyanış ve edineceği farkındalıklarla birlikte .... Kendini aşmaktır yola devam edebilmek cesareti göstermek ve var olma savaşı vermek , varoluş süreci de bir olma halidir, OL halinde olabilmek, kalabilmek . Ne olduğunu ne içerdiğini, kendi gücünü bilmektir ve de bulmaktır. Hayata ve yaşamaya hoşgelmektir. Önce kendine, sonra kalbine ve de daha derindeki ruhuna merhaba diyebilmektir ve de ve benliğinin sınırlarında kaybolmadan her haldeki bütünlüğünün üst titreşimlerinde var olma haline sarılmaktır, dönüşmektir belki de .. yeniden doğmak ve yeniden varolmaktır her koşulda .. Bıkmadan usanmadan ve yine yeniden sevmektir. Önce kendini sonra da sana iyi geleni ve resimlerinde başladı sevmeye kendini ve de bedenini ve her şeyi yeniden tanımlayarak her halini sevmeye açtı kendini ve sarıldı kendine her zamankinden daha sıkı, sımsıkı ve de derinden ve sıcacık bir kalple ….Ol halinin esintileri, hayatında ilk kez kadın olmayı deneyimlemeyi hissettirmişti. Kadın bedeninin estetiği, zerafeti, detayları ve detaylarındaki parıltısı ve sevginin  kadındaki, kadının süsü ve takısı gibi durması muhteşem bir tamamlayıcı etkendi. Yağlı boya ona dokunsal hazların, temas etmenin, sarılmanın nasıl özgün birer deneyim olduğunu hatırlatmıştı ve dokunarak şifa vermek çocukluğunun anılarında kalmış enerji aktarımları şekliydi.; çocukluğun saflığı ile geleni geldiği gibi aktarıyordu; dokunuyordu, sarılıyordu, masaj yapıyordu, çocuksu öznellik, içtenlikle .... nereye gitmişti tüm bu saflık?? Geldiği noktada Venera, tüm bunları yeniden deneyimlemeye başlama arzusu ile yanmaya başlamıştı . Resim içte yanan alevinin görünen tutkusuna yol olmuştu ve içindeki dişi enerjiyi, dişil enerjisinin evrensel enerji ile dokunarak şifalandırma hissinin aktifleşmesi böyle etkinleşti ve de derinleşti.

Tüm bunlarla aynı anda demlenirken "" Kuantum Manyetizma "" Venera'yı kendine çekti.  Kuantum manyetizma evrensel enerji, biyoenerji, bilinçaltı dönüştürme ve de çakralara doğru çekilip bu alanda eğitim almaya karar verdi ve eğitimlere katıldı. Evrensel enerji yasalarının çalışma biçimi ve döngüselliğine giriverdi . İçinde yaşadığımız evrenin içindeki her halimizi, bedenimizi kaplayan enerjinin şifasını ve nasıl çalıştığını öğrenmişti artık ve de şifalandırmak için kullanabileceğini bilmek heyecan yaratır olmuştu.. Uluslararası düzeyde yararlandıracağı düzeydeki Sertifikalarını aldı ve kuantum ailesinin bir üyesi idi artık . Pandül kullanmaya ve de değerli taş ile oluşan bu pandülü çakra dengelemek için kullanabilmeyi öğrendi. Her şeyin enerji olduğu bu alemde enerji ile sorulara cevap alabileceğimizi deneyimledi ve de pandül ile sorulara cevaplar almaya ve de cevaplar  vermeye başladı.  Her yeni bilgi içindeki gizlenen büyük bilgi açlığının inanılmaz derinlerdeki mahzenlerinin aydınlanması gibiydi. Bilgi, bilgi isteğini artırıyordu.Bilgi açlığı ile yanarken,; Bilgilenmek bilgi açlığının gidericisi olurken , diğer yandan da daha çok bilgilenmeye ihtiyaç duyuyor ve bu da susuzluk çekmek gibi hissedilir olup, susuzluğunu artırıyordu sanki . öyle güzeldi ki her şey ….Yeni bilgiler ve keşifler için hazırdı....

 

Devam Edecek......

İlgili Yazılar