Savaşçının yüreği...
Eski çağlardaki gibi masallara konu aşkları yad etmekle geçmesin ömrümüz, Bizim de gönlümüzün aşk masalını yaratalım....
Kuantum manyetizma, evrensel enerji,psikolojik astrolojik bakış , human design açılım, psikoterapi. Spirütüel yolculuk…..

Tüm yaşamı mücadele içerisinde geçirmek midir başarılı hissettirecek olan, yaşamı sıcacık sevgilerde başına taç etmek midir ?? Hayat denen bu yolu yürümek hak ettiğinin gelmesini beklemeye almış olmak mıdır ?, hep bir erteleme modunda hareket ederek, sonra, yarın , bir arar , yavaş yavaş işte bir ara demek midir ve kendinin ve seninle olan her şeyin güzelliğini ve sevgisini tatmayı kaçırarak akıttığın bedenine ait yılların geçip gitmesini izlemek midir * ? Otomatik bir beyaz seri prenses modeli bir alışılmış yaşam olursa, bu aşkın ve savaşçının aşkı açılmış yüreğinin masal hep rüyalara konu olur, tadacağımız bir gerçeklik olamayacak kadar güzel kalır rüyalarımız Ve dokunursam bozarım demek dahi zorlu bir resim olur yaşamın sürecinde...
Hayat hep bir mücadele diyen sen??? yorgun yüreğini sevgiye açmaya ne zaman izin vereceksin??? Kurallar, alışkanlıklar ve de yaşama dizdiğin o kocaman dikteler, kendine verdiğin komutların listesi ; adına, bak bunlar başardığım mücadelelerim dediğin sonu olmayan savaşların, ne için savaştığını bilemediğin hikayelerinin tekrarlarını verir, aynı döngüleri farklı yaşatır ve seri dizi gibi aynı senaryoyu tekrar tekrar yaşarsın da farkına varmazsın ve her seferinde aynı oyunun farklı gibi görünen ve sonu aynı hikayeyi kendine anlatmaya başlarsın.. Herkesin bir hikayesi vardır ve her olayı her kişi, herkes için bir hikayesi vardır.. Yalnız kaldığınızda veya duşta iken veya araba sürerken bi es verip odağını kendine verir misin lütfen** ve kendine anlattığın, durmadan tekrar ettiğin kalıplarına bir bakar mısın?? bir göz gezdirir misin zihninden bilincinden sürekli akan kelimeleri ve de sana aynı döngüleri yaşatan inanç kalıplarını fark etmeye çalışır mısın* Anlamlandırmaya gerek olmadan sadece hikayelerini duymaya niyet etmeni rica ediyorum.. Evliler evliliğin uzatmasını başarı sanarlar, sevgililik oyunundakiler birbirlerine ne kadar daha rol yapabileceklerini ölçerler, Karşı cinsler yalnız kalamayacak kadar korkak yaşarlar hayatı ve boşluk altında ortaya çıkan, açığa çıkan duysal boşluklarını ve de savunmasızlıklarını ve her haldeki hislerini hep birileri ile doldurmaya çalışıp iyi gelen her şeyden kaçarlar..Hem de koşarak kaçarlar ... Yeni mezun işsizlik derdine girer , Okula giden bir an önce hayata atılma derdine sarılır. Daha iyi araba, daha iyi kıyafetlet derken hayatın bir şeyleri elde etme derdinde geçtiğinin farkına bile varmazsınız .... Nerde kalbin sevdasını farketmek. Oysa her an da bir nefestir kendini koklamak, kendini duymak, kendini tatmak ve de sevgiyle atan kalbinin titrettirdiği bedenine verdiği enerjinin kattığı tatlılığı, ruhun biliş halinin güzelliklerini fark etmek bir an da her şeyi değiştirebilirliliği anlamak o denli güzel hissettirir ki... İşte bu anlarda mücadelenin zaferleri başlamıştır diyebiliriz...
Yalnızlığın asil bir duruş olduğu gerçeğini yüreğinde hisseden genç kadın ve de genç adam ve de aslında kendini bilir olmak her isteyen her yaştaki insan; bilir ki; gelenler de gidenler de yaşamı bize bahşetmek için geçerler hayatımızdan ve de bize sonunda yine biz kalırız. Kadim gelenekler ve öğretiler ve de toprak ananın dili der ki; her şey geldiği yere, her şey kaynağına geri dönecek şekilde hazırlanır ve bu diyara can bulmak için iner ve er ya da geç geri geldiği yere ve de kaynağa geri dönerler ... Şimdi söyler misin herşeyini kendi vaktine esir olduğu anlarımıza bağlı akan bir yaşamın içinde bize bahşedilen güzelliklerin tadını almak varken, kontrol etmeye çabasında yüreğimizi zorlamanın vize nasıl bir faydası olacaktır ...... kontrol etmeye çalıştığın şeyin imkansızlığına bakın da bir adım geri çekilir misin lütfen.. Kontrol edebileceğin tek kişi kendinsin bunu iyi anlamanı ve kontrol edeceğinin sadece kendi düşüncelerinin ve inançların ve inandıkların olduğunu da iyice anlamanı rica ederim. Kendinden başlayarak değişimi önce kalbine sonra etrafına yayarak sevgiyi yüreğinden yay yüreklere ve değişen dünyanı ı dünyaya ekle .. HEP DAHA ÇOK SEVGİ OLSUN MENÜNDE , DAHA ÇOK SEV ÖNCE KENDİNİ VE DE SENDEN YAYILAN ATEŞLE ÇEVRENİ SEV SONRA VE DE SEVGİNİN SANA GERİ DÖNÜŞ YOLUNU HEP BULACAK OLDUĞUNA DERİNDEN İNAN, BUNA SONSUZ BİR İÇ HUZURLA TESLİMİYETTE KALARAK GÜVEN .....Kaynağın sen olduğunu hatırla . Hersey senden sana ve senden ona ve senden sanadır aslında bunu idrak et ve savaşçı yüreğinin nefeslenmeye hakkı olduğunu hissederek derinden, görünen ötesindeki ve ışığın içindeki nura dönüşmüş mucizeleri kabül et kalbine ...
Sevgi yolu bulur, Sevgi her şeyi dönüştürür ve de iyileştirir ... Gök kubbeden ruhumuza sevgi yağmurları yağdırmasını ve uyanacağımız sabahda gönlümüze huzur değmesini dilerim...


