Sevgiyi anlamak....
Kalbin sesine kendini açtığında ve zihninden özgürleştiğinde ılık ılık akan masumiyetin kucağına bırakırsın kendini ve işte orası anlamın ötesindekindedir.
Kuantum manyetizma, evrensel enerji,psikolojik astrolojik bakış , human design açılım, psikoterapi. Spirütüel yolculuk…..

Sevmek, sevilmek, sevgide ilerlemek, sevgide yol almak her hali muazzam bir mucizevi dönüşümdür.. Sevgiye yer aç.... İçindeki sevgiyi serbest bırak .....
Tüm yaşam boyunca, kendimize veya etrafımıza anlattığımız her hikayedeki nihai son hep sevgi hissetmeye olan ihtiyacımız ve de sevgi hissidir... Çok şey bilmeye adanırız ve öğreniriz,; çok şey biliriz sonunda .... Anlamak isteriz ve belki de kendimizden çok herkesi anlamaya çalışır ve de anlarız bi noktaya kadar. Anlamaya öğreniriz... Zamanı anlarız, Zaman denen öğretiyi deneyimlemeyi anlarız veya anlamaya çalışır da akarız sonsuza, ölümün vukuu bulduğu ana ulaşırız... Zamansızlığı anlarız, zamana takılmadan yaşamanın derinliğinde her şeyle hem hal oluruz ve zamasızlık veya derinsel bütünlüğün maneviyatında yaşamı soluklarız .... Sessizliği anlarız ve de sesin içnidekini anlamı öğreniriz yaşama akarken... Yollar ürer, izler yürür ve biz büyür, yaş alır ve hep ilerleriz de bir sevgiyi anlamakta zorlanırız. - Sevgi nedir? - Sevgi ne ifade ediyor senin için? - Sevgi hissini ve hissetmeyi tarif edebilir misin ? - Sevgi, kendine ait bir sevgi dilin var mıdır? ve Seviyorum demenin özgür hissini hiç tattın mı? Sevmek ne kadar zor senin için ? - Bu güne dek birisine ve de kendini ""Seni seviyorum"" diyebildin mi hiç? - Sevgiyi paylaşmak korkutucu mu geliyor yoksa ? ve dahası deli sorulara sahne olur bu sayfada ... Zaten biliyorsun bir çok soruyu , ve kendine de sorduğun o deli soruları burada tüm çıplaklığı ile dile getirmeye ne dersin ? bi yüzleşme başlatalım kendimizle vede sadece kendimize olan sevgi yükümlülüğümüzü bir bir anlatalım kalbimize ....Kalbimiz bizi dinlesin, biz de kalbimizi.. Unuttuğumuz has sevgiden yapılmış olduğumuz gerçeğini hatırlayalım. HEPİMİZİN YARADANIN NURUNDAN BİRER PARÇA OLDUĞUMUZU ve YARADININ BİZİ SEVGİDEN YARATTIĞINI YENİDEN HATITLAYALIM. """ HATIRLA "" sevgi de sensin, yaradının nuru da....
Sevgi sadece bir duygu değildir; ve de en çok da burada yanılırız ve sevgiyi hissetmeyi eylemlerimizle ve her şeyimizle karıştırırız... Ve hep anlamları değişken edilgenlerle açıklamaya çalışırız sevgiyi ve biliyor musun ?* bu sınavdan hep de kalırız.. Sevgi kalpten gelen ruhun derinliğinden gelen eşsiz ve kocaman saran mucizevi bir ilaçtır, şifadır; tüm hastalıkların tedavisidir ve çoğu zaman kalbi eğiten de bir öğretmendir. Sevgi ruhu büyüten görünmez bir eldir ... Sevgi, kendimize ve hayata ve sahip olduklarımıza yaklaşım şeklimizdir... Sevgi, insanın kendine ve yaşam yolculuğundaki kendine ve yaşamdakilere verdiği değeri n yansımasıdır.. Işığın izlediği yoldur.... Ve de Işığın kendisidir ..... Sevgi ile beslenen bizler, hayata da beslendiğimiz kadar besin veririz.. Sevmek her alanda sevgiyi paylaşarak beslemektir alanımızı.. Sevgiyle emek vermektir... . Alan açamaktır hep daha çok saflığın içinde olabilmeye..... Çünkü sevgi saf olanda olmaktır.
Büyük aşklar, büyük duygular ve bilinen tüm aşklar, aşk hissettiğin her anda kendine ne kadar değer verdiğini ortaya çıkarır. Aşk, insanın kendine kalbine nasıl davrandığının aynasıdır . Kendine değer veren aşık sevgide küçülmez , kendi olmaktan vazgeçmez ve de her daim eksilmeden var olarak ben burdayım duruşunu sarsılmadan eyleme geçirir ve de sevgide görülmek için eksilmez. Ne kadar değerli hissediyorsak, sevgide de o kadarını kabül ederiz ve de kabül ettiğimiz de yaşarız. Yaşamak sayar da yaşamadıklarımızda savruluruz aslında... Bir ilişkiyi anlamak içim söylenen sözlere değil, bizde bıraktığı duygulara bakmaktır esas anlayışı sağlayacak olan. Gerçek sevgi sakinleştirir, büyütür ve gelişime destek olur ve huzurlu bir sabah meltemi gibi hissettirir. Gözlerini kapatıp yüzünü okşayan alizenin yanağını oklaması hissi gibi telaşsız kendi halinde tatlı ve yavaş ahenkli süzülüşü ile sızar ruhundan kalbine ve bedenine ve yumuşacık hissettirir. Oysa duyguların varlığını anlamak ve anlatmak için verilen beyhude çabalar sadece kırık, yorgun, sancılı ve rüzgarı kovalayan don Kişotun amansız mücadelesi gibi hissettirir. Sazlıklar havalanır da tutunacak bir toprağa hasret oradan oraya uçuşurlar, ta ki yağmur onları toprağa geri düşürsün ve yere yapıştırsın ve yere değdiği o kısacık zamanda toprağa sevgisini sunsun da köklensin ve böyle yapmaya cesaret edemez ve toprakla harmanlanmaya gönül veremezse sazlık ilk rüzgarda yine başka uçuşlara yolcu olacaktır bilir ... Amaçsızca sürüklenerek kuruyup tekrardan geldiği yere dönene dek...... Bizlerde böyle değil miyiz çoğu zaman ,; içte sürekli çığlıklar atarken ve uğraşı bitmez çileli heyecanlardan geçerken buna AŞK der ve anlaşılmak için sürekli bir ısrarlı hallerde hareket eder. ve devamiyetle seviyorum demeye devam ederiz... İçimizde amansız fırtına sevgi gibi gelir de bir huzur vermez. Oysa sevgi tüm fırtınaları alıp söker atar ve minik bir bebeğin tatliş gülüşündeki masumiyetin zihnimizdekini alıp götürmesi gibi pamuksu bir yumuşaklık hissettir. Sevgi güneşin tenimizi okşaması hisidir. Durulan tüm çatışmaların içte yarattığı ferahlığın verdiği derinlikteki dikey dalıştır...
Sürekli kendini anlatmaya , karşındakini de anlamaya çalıştığın bir ilişki içindeysen, sadece bir boşluğunu doldurmaya ihtiyaç duyduğun için sevgi dediğin bir duygunun içindeysen bu paylaşmak olamaz ve de kibrin zehirli kimyasında yok olmaya başlayan bir tükenmişlik etkileşimine çekilirsin. Sevgi deyip de eziliyorsan, orada başka başka huzursuzluklar oluşuyorsa buradaki sevgi değil de bir ihtiyaca açılmış adına da sevgi denmiş bir tünelde tutmaktır kendimizi .
Sevgi özgürlüktür. Sözle, eylemle, fiille hak ettiğinin her açıda gelmesine izin vermek ve kendine de öyle davranmaktır bir diğer deyişle. Sevgi sıcacık yatağında peluş battaniyene sarılmaktır.. Zihninin odalarında saklanmadan yaşama reel bakışa cesaret edebilmektir. Sevmek kendine verdiğin değeri hissedebilmek ve kelimlerle de aşka gelebilmektir ... Bir yudum şampanya, kemanın ince tellerinden yükselen romantik ve duygusal melodisiyle dansa kalkmaktır. Mum ışığında hayaller kurarken uygulamaya geçebilmenin esenliğinde coşmaktır. Heyecanla amaçsız kalp ritimlerine değil, özgür çarpıntılara doğru yelken açmaktır.
Sevmek en çok kendinle kurduğun o öznel ilişkiyi özlemektir. Duşta sıcacık akan suyun atında tüm masumiyetene sarılmaktır. Gölerinin içine utanmadan bakabilmektir. Sevgiyle çarpan tüm sirenlerinin özgürce çalmasına izin vermektir. Sevgi hisseden kalbin tene verdiği pembeliği , gözlere verdiği ışıltıyı , tene verdiği pürüzsüzlüğü bilir misin ? Ne kadar oldu sevgiden bahsetmeyeli.... Sor kalbine, Sor zihinine , zor ruhuna, sor bütünlüğünün derinliğine ......
Ve bu gece bırak evrenin tüm kapıları sana açılsın ve de SEVGİ lere yol al.. Bu kez geri dönmemecesine ....


