Yaşamak bir SANAT icra etmektir....

Gün gelir hazır olduğunu yaşarsın da bak şu tesadüfe dersin.... Oysa bilir misin ki; tesadüf zannettiğin bilinç dışının hazır olduğunu sana çekimleme yöntemidir

Avukuantum
Avukuantum

Kuantum manyetizma, evrensel enerji,psikolojik astrolojik bakış , human design açılım, psikoterapi. Spirütüel yolculuk…..

24 Nisan 2026
0 dakikalık okuma
Yaşamak bir SANAT icra etmektir....

Yaşam bir yolculuk ve her yaşanan ve yaşanması hayal edilen her şey bilinç dışının hatırla davetidir... Tüm yaşamının detaylarındaki yaşamında deneyimlemeye niyet ettiğin ve dilediğin ve de gün gelip de ertelediğin her hayalini bir gün yaşarsın, bilinç dışımız o kadar derin bir boşluktur ki; doldurmakla bitmez ve bu alan genişler, genişler ve birgün artık geri bildirimler vermeye başlar. Doğduğumuz andan itibaren kayıt tutmaya başlar bilin altımız ve öz hakikatımızla doğduğumuz tüm gerçeklerimiz öğretilerle ve doğduğumuz ailenin bilinci ile unutulurken ve unutturulurken, yaşama doğru evrilen yanımız ilerlerken her bir adımında , her halinde tohumlar eker yaşama dair alanlara ve kendimizle barıştığımız bilinçli seçimlere başladığımız anlarda ektiğimiz tohumlar yeşermeye ve filizlenmeye başlar... Yaşam yolundaki her ilerleyişimiz ve akışına bıraktığımız yaşamımızın içindeki her an'da da bir benlik bilinci ekeriz ve sonra bunu da unuturuz, hayaller, düşler, dilekler, niyetler, düşünceler ve sayısız ihtimalden oluşan bir çok olasılık olan bizin tüm her adımı birer tohum olan varlığımızın kademelerini toprağımıza ektiğimizi unuturuz ve devam eden her karşılaşmaya bir bir önümüze gelen her bir deneyime ne güzel tesadüf der ve de heyecan yaşar, mutluluk duyarız... Her tesadüfün bilinç dışının hatırlatma şekli olduğunu anlamak ve idrak etmek bir yön meselesini, ; binlerce ihtimalin içinde seçmeyi deilediğin her bir damlanın ve senin olanı ve senin olana doğru akan şelaleyi görebilme ve duyumsayabilmektir. .. Yönünü kalbine bıraktığında sahne ışıkları gibi renklerle yönünü bulursun... Yönün kalbinin ŞİMAL'i, Alemlerin göğsündeki senin yıldızının hissedişleri, ruhunun derininden biliyor olduğunun rehberliğindeki adımlarındandır.. Ve bir adım attığın kendini keşfetmeye doğru olan macerandaki yepyeni keşfedişlerindir...

Ne zamanki yaşamında hissettiğin gibi yaşamaya başlardın, kalbin seni yeşile, cıvıltılı sabahlara, yeşeren çamların göğündeki havaya taşır ve her çekildiğin yerdeki sen yeniden bakışan kumruların saf aşkıyla salınırsın kendi sahanlığındaki meydanında ve ilahi aşkla ihsan eylediğin gönül fıtratınla yaşam sanatını icra etmeye gönüllerin kalbin.. Aşk ile inan kalbinin attığı adımlar ile yaşamını dizayn eden dokunuşlarının verdiği ilham ile sanatın yaşamına el attığı sahnedeki rolleri sen belirlersin.. Dramasız, sahtelikten uzak, aşkın safiliğindeki netlik, derin bakışların durağan asaletini öğrenirisin... Toprak gibi sabit duran bir alana esneklik katarak ilahi dansın süzülen semavi hareketleriyle havayla birleşirsin ve gönül taktındaki her anında yaşama sanat döşersin...

Hayallerin, kumun içindeki ilksel kayıtların sıcağın asil ve derinsel işleyen harareti ile mayhoşlaştıran etkisinin uyuşturulmuş gibi hissettiren sıcak çöl kumlarındaki deneyimlerle bilinç dışını özgür bırakırsın ve sana içinin göstereceklerine açarsın kendini... Bilinçli bir seçinle bilincinde olmayanı dalış yapan dalgıç gibi tam da ortasından keşfedersin.... Vurgun yersin ve basınca dayanarak yaşamak denilene alemin alışılmadık tepkilerine yüz olmayı seçer ve öğrenirsin ... Çölün kumun rengarenk birbirine can olmuş birken ruhsal katmanların yaşayan enerjilerinde yaşanmamış hayatıların güne olan özlemini , henüz gelememiş olan yarının izlerini , dünün karmaşık kas yüklü hüznünü anında harmoni edersin de yaşadığın sarhoşluğun hatırladıklarınla tanışmanı ve canlılığı hissettiğin kumdaki enerjinin sana gelmesine vesile olur...

Dağların zirvesine tırmanmak yaşam amacım dersin, her yükselişte bir katman senle ,5 doz derinlikteki senle tanışır ve yeniden kendinle olmanın farkındalıkla tanışmasına eşlik ederek ilerlesin... Zirvedeki yüzleşme yorsa da sonuç alacalı bir kimliksiz , yeni doğan hattına yani öz frekansın varlığınına , hakikatın kutsal enerjisiine tam erişim sağlayan kalbinin yaşamla bir olmasına merhaba dersin....

Şefkatin içerdeki karşılığındaki sevgi açılığının dışsal arayışında yapılan hızlı eş seçimleri zamanla alışkanlığa dönüşen birliktelik anlayışına dönüşür ve yolların seçilmiş ruhlarını arayış biter.. O yüzden dışsal arayışı bırakarak içine dönme vaktin geldiyse,durup kendine dönmek ve yavaşlamanın tadını çıkarmak en doğru kendini tanıma anlayışını kendine göstermek olacaktır.. Yaşamak demek kendinle kurduğun bağların hayat yoluna yansıttığın puantiyeli süslemesidir..Yakılan renkli mumlar üslediğin her doğum dünündeki birçok dileğinin yaşam yolculuğuna eklendiği anların birimidir... Çikolata şelalesindeki akışkan sıvı çikolata ile ıslanan parmak uçlarınla dudaklarına değen kakao tadının ağzına bıraktığı tatlı şımarık düşlerin usülce bedenine giren sevecen dokunuşudur...

Tüm bunların sen olma hali ruhunun bedenin ve zihninle tam ve bütün olmasından evrilir ve kalbin atışındaki yaşama dair bu diyar akışındaki hizalanmada denkleşir ve denge gelir ve "" Sen bir yöne gitmek istedin mi, önce gönlün gider olur...gider orasını görür ,anlar ve gönül anladığını alır ve geriye gelir ve bedeni çeker götürür.."" Mevlana tassavufun kalbindekini aynen böyle tanımlar... Gönül eylenir de ahlanmaz... Gideceği yere önce gider de bedeni de yormaz.... Ruh-beden -zihin bir olduğunda yaşam sahnesi rengarenk bir oyun sahnesi olur ve işte o vakit seninle doğan, yaşamayı deneyimlemeye doğduğun hayata başlamış olursun ve tüm sanatları bu yaşam yoluna serer... En şahaneli olan yaşamını bir SANAT eylersin...

KENDİNE ve YAŞAMINA DAHİL OLMAYA DAHA FAZLA GECİKME....

İlgili Yazılar